Kemalistler bozulsa da…

BUNDAN on, on beş sene kadar önce Tunus’u içerden gözlemleme imkânım olmuştu. Sonra da ne zaman Tunus’la ilgili bir şey görsem dikkatimi çekmişti. Bu yüzden Tunus’taki ayaklanma beni şaşırttı. Olaylar geliştikçe ve yeni hükümetin karakteri ortaya çıktıkça şaşkınlığım bir parça azaldı.

Kemalistler Türkiye-Tunus karşılaştırmasına pek bozuluyor. “Nasıl olur da Burgiba Atatürk ile kıyaslanabilir!” Oysa tam tersine, Tunus neredeyse bir Kemalist cennet tasviriydi: İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitle. Batı’ya açık ama milli değerlerine de son derece saygılı. Özel sektörün devlet gözetimi altında serpildiği, devlet denetiminde bir ekonomi. Hem anayasal ilke olarak, hem de toplumsal hayatta, bizim buradaki laiklerin gıpta ile bakacakları bir laiklik. Yani, bizim altı okumuz Tunus rejiminin altı sütunu şeklinde dimdik ayaktaydı.
Bir de bunun üzerine nerede bir masa varsa mutlaka arkasında bulunan, çerçevelenmiş çok sayıda Bin Ali fotoğraflarını ekleyin. Üstelik sadece resmî binalarda değil, lokantalardaki masaların bile üzerinden size gülümseyen halkın babasının fotoğrafları…

Şimdi sokağa dökülen öfkeli kalabalıklar için değilse bile, olayları endişeyle izleyen Tunus’un seçkinleri için mükemmel bir rejim vardı kısacası.

Acaba sorun ekonomide miydi? Tunus’taki bu halk hareketine ilişkin duyduğum yorumlardaki ekonomik gerekçeler beni özellikle şaşırtıyor. Çünkü Tunus’un ekonomik performansı hiç de fena değildi.

Üstelik öyle acımasız bir talan filan sözkonusu değildi. Tabii ki rüşvet ve yolsuzluk yaygındı. Ama “halk aç ve perişan” değildi. Kentlerde orta sınıfın yaygınlığı dikkat çekiyordu. Ne aşırı lüks, ne de aşırı sefalet göze çarpıyordu. Kentlerde yoksul mahalleler vardı ama gecekondular, teneke mahalleler neredeyse hiç yoktu. İç bölgelerinde, çölün kenarında bile yoksulluk Türkiye’nin kendi çölüyle kıyaslandığında içacıtıcı değildi.

Tunus’un son yıllardaki ekonomik performansı da hiç fena değildi. 2002-2008 döneminde Türkiye yüzde 6, Tunus da yüzde 4,8 büyüdü. Satın alma gücü paritesi üzerinden ölçüldüğünde Türkiye’de kişi başına gelir Tunus’tan 1,6 kat daha fazla. Bu makas 2000’li yıllarda biraz daha açıldı ama 2009’da yeniden kapandı. Çünkü küresel krizin Tunus üzerindeki tahribatı Türkiye kadar olmadı. Türkiye’de ekonomi yüzde 4,7 gerilerken Tunus’ta yüzde 3 büyüdü.
İnsani gelişme endeksinde Tunus Türkiye’nin iki sıra üstünde. Bu endeksin alt bileşenlerinde kâh biri yukarı çıkıyor kâh diğeri. Mesela kadın-erkek eşitliğinde Tunus, Türkiye’nin hemen altında yer alıyor. Eşitsizlikte ise Tunus iki sıra daha iyi. Tunus’taki ayaklanmanın yüksek işsizlikten, ekonomik zorluluklardan, rüşvet ve yolsuzluğun yaygınlığından çıktığı söyleniyor. Ama bunları ölçen bireysel ve toplumsal hayattan memnuniyete ilişkin göstergelerde de Tunus, Türkiye’den bir iki sıra yukarıda. Kaldı ki Tunus’ta insani gelişme endeksindeki gelişme de daha hızlı.

Yani ekonomik performans olarak baktığımızda, Tunus’ta öyle vahim bir tablo yok. Tabii göstergelerin ötesinde dikkati çeken bazı olumsuzluklar var. Gençler arasında işsizlik oranı yüzde 30’lara çıkıyor. Üstelik bu gençler eğitimli. Kendini yakarak isyanın fitilini ateşleyen üniversite mezunu seyyar satıcı gibi.

Bu ciddi bir sorun. Çünkü ekonomi ucuz emeğe dayalı düşük teknolojili sektörler üzerinde duruyor. Turizm, hazır giyim ve tekstil gibi. Bu sektörler, yükselen eğitim seviyesiyle birlikte artan eğitimli iş gücünü masedemiyor.

Tunus’taki isyanın elbette bir ekonomik arka planı var. Bu arka plan, parlak ekonomik performansa rağmen yapısal dönüşümü gerçekleştirememek olarak özetlenebilir. Ekonomik yapı, başlangıçtaki düşük ücret, geri toplumsal ve siyasi hayat çerçevesine sıkışıp kaldı. Ekonomi, genişleyen orta sınıfa uygun bir biçimde dönüşemedi. Ekonomideki liberalizasyonun siyasi özgürlüklerle pekiştirilmesi ise hepten gözardı edildi.

Ekonomideki gelişmeyi eğer siyasi düzeye taşıyamazsanız, ortaya ne zaman patlayacağını bilmediğiniz bir saatli bomba çıkıyor. Halk güdülmekten hoşlanmıyor. Ne Türkiye’de, ne de Türkiye’yi model almış olan Tunus’ta.

Amerikan liberalizminin mottosu “it’s the economy, stupid” geçerli değil Tunus’ta. “Mesele siyaset, ey şaşkın!”
Dört yıldır Hrant yok: Bugün saat 15:00’te Agos’un önünde.

Ümit İzmen

Taraf, 19.1.2011

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*