EURONUR ÖZEL

Kıyamete Az Kala…

Malum, geçtiğimiz Cuma günü 21 Aralık 2012 idi. Bazıları için sıradan bir gün oldu ama bazıları için oldukça önemli bir gündü. Önemi için farklı gerekçeler olabilir. Ancak son günlerdeki arz ettiği önem şuradan kaynaklanıyor: Maya takvimine göre dünya önemli bir değişime girecek. Hatta kapsamı genişletip kâinat diyebiliriz. Bazıları olayı abartıp kıyameti koparacak gibi görünüyor. Peki, nedir meselenin aslı? Cevap, farklı kesimlerden farklı yorumlarla verilebilir elbette. Çünkü hiçbir bilgi moda mod kesin değil. İşte biz de kendi kafamızdaki yorumları paylaşmak isteriz. Kabul ve tasdik zihinlere havale…

Mayalar çok eski bir kavim. İlkel çağlarda yaşamışlar ve bugünkü bilim ve tekniğe meydan okuyacak kadar da ilmî bulgu ve beceriye sahip bir milletmiş. Zira bugün NASA’nın verdiği son teknolojik bulguların bazılarını onlar daha yüzyıllar önce bulmuşlar. Mesela Venüs yılı kavramı var. Mayaların 534 yıl dediği bu rakamı, NASA 533.98 olarak tespit etmiştir. Konuyla ilgili çeşitli sitelerde resmî ve gayrı resmî beyanlar mevcut. Ve bize bu hadise akıldan uzak görünmüyor. Ancak ifrat edenler gibi tefritte etmemek gerektiği bir gerçek. Mayaların takvimi 21 Aralık’ta bitti. Ancak bu bitiş kıyametle sonuçlanacak bir bitiş değildi. Sadece evrende ciddi bir değişimi tetikleyen bir değişim. Bunu yine Mayaların bulgusuna uygunluk arz eden NASA’nın yaptığı açıklamalarda görmek mümkün. NASA’ya göre dünya, “foton çağı” denilen bir kuşağa giriyor. Ve zaten geçtiğimiz zamanlarda bunun belirtilerini ve etkilerini yaşadık, meraklıları bilirler.

Foton kuşağı, güneşin daha yoğun bir enerji alanını içeriyor. Yani artık güneşten daha tesirli bir surette istifade edeceğiz. Bu, bilimsel anlamda da katkı sağlayacak. Ancak bununla birlikte bazı tehlikeler de yok değil. Bu riskler biraz abartıldığında ise kıyamet gibi senaryolar maceraperestleri bekliyor oluyor tabii… Bu enerji kuşağının anti tesiri ise elektrik, iletişim, internet kesintileri gibi etkilerle kendini gösterebilecek. Ancak benim anladığım, bu yeni kuşak beraberinde pek çok fayda sağlayacak etkileri de getirecek. Bekleyip, kısmetimizde varsa göreceğiz…

Maya takvimi bitti. Bu bitişin anlamı dediğimiz gibi kıyametvari bir bitiş değil. Sadece yeni bir çağın başlangıcını doğuracak bir bitişi içeriyor. Ve buna “altın çağ” da deniliyor ki zaten bu konuda ilim de bilim de bu varsayımları konuşuyor ve bekliyor. Bu altın çağla birlikte birçok yenilik, bilimsel buluşlar ve teknik anlamda gelişmeler yaşanacağını biliyoruz.

Peki, tüm bu sair malumatların yanında bu zamanda en fazla söz sahibi olan ve tek isabetli görüş sunan Risale-i Nur ne diyor ona bakalım. Zira bir Nur Talebesi’nin mihenk ve ölçü taşı Risale-i Nur’ların düstur ve hakikatleridir. Bu noktada sağlamayı, ondaki benzer konuları tetkik ederek yapmak sağlam olması açısından önemli.

Mesela Risale-i Nur, daha astronominin çok gelişmediği, ilimle bilimin çatıştığı, medreselerle mekteplerin kavgalı olduğu yıllarda bu tür teorileri delillendirerek vermiş zaten. Mesela daha o yıllarda dünyanın aynı yörünge üzerinde döngüsünden bahsedilirken Üstad, güneş ve diğer yıldızların belirlenen bir yörüngeye doğru akıp gittiğini ve aynı yerde durmadığını söylüyor. Bu akış haliyle yer değiştirdiği anlamına geliyor ve bu da foton kuşağı ile bağlantı kurulduğunda oldukça manidar geliyor.

Bu kuşağın bilimsel anlamdaki gelişmelere katkı sağlaması ise 20. Söz’de anlatılan peygamber mucizeleriyle örtüşüyor. Yani insanlık son devrinde, Hz. Muhammed’inki hariç diğer mucizelere ulaşacak ve bu dönemin insanları da inkârı bu yolla devam ettireceklerdir. Dolayısıyla şimdiki anlamdaki mekanik gelişmelerden ziyade, belki enerji boyutunda bazı gelişmelerden söz etmek mümkün tabii ki. Misalen ışınlanma, yanmayan gömlek, ölüme başka bir hayat rengi vermek gibi buluşlardan söz etmek mümkün ve biz zaten bunları insanlığın çalışıp bulacağına inanıyoruz… Allah-u âlem.

Bunlardan yola çıkarak konuyu zenginleştirmek mümkün. Ancak bütün bu olasılıkları burada anlatmak mümkün olmadığı için, bundan sonrasını zeki muhataplara havale edip bitiriyoruz.

Vermek istediğimiz mesajı özetlersek: Dünya, kâinat ve insanlık bambaşka bir döneme giriyor. Belki de beşinci devre yani “malikiyet ve serbestiyet” devrine resmen giriyoruz. Bu noktada “güzel bakan güzel düşünür” kaidesince bizce Mayaların bulguları, Risale-i Nur’la örtüşüyor ve çok güzel gelişmelere zemin hazırlıyor. Asıl kıyamet, kişinin kendi ölümü olması ve bunun da her an mümkün olması itibarıyla 21 Aralık bizi ürkütmüyor. Biz yine hayatımıza Risale-i Nur hizmetleriyle devam edeceğiz. Tavsiyemiz, herkesin bu anlamda hayatına Risale-i Nur’larla bir denge sağlayıp yön vermesidir. Zira altın çağ olan Risale-i Nur asrı, tüm güzellikleriyle bizi beklerken bunu tersine çevirmeyelim inşallah…

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu