Kur’ân’ı anlamak

Image

Günler büyük bir hızla geçip gidiyor. Her gün biraz daha yaşlanıyoruz. Her an ölüme bir adım daha yaklaşıyoruz. Bu dünyada en fazla kaç yaşına kadar yaşıyoruz ki? Git gide bu yaş ortalaması da düşüyor…

Biz yaşlanıyoruz; ama dünyamız artık zor ilerliyor. Yaşadığımız bu yerküre o kadar yaşlandı ki artık yavaş yavaş dökülüyor.

Ama yaşadığımız yer ve bizler ne kadar yaşlansak da; her geçen günde daha fazla gençleşen bir hazineye sahibiz. Bu bazılarına göre kurtarıcı, bazılarına göre her soruya cevap veren bir hazine… Üzerinden bin, iki bin, üç bin yıllar geçse bile her zaman taze kalacak ve bizi aydınlatmak için yanımızda olacak “Kur’ân-ı Kerim”…

Bilhassa Kutlu Doğum ile yeniden doğduğumuz, silkinip taze bir bahara girdiğimiz günlerden itibaren her yerde Kur’ân tilâvetlerini duyuyoruz, hem kalbimiz, hem de ruhumuz yeniden ayağa kalkıyor. Okuması sünnet, dinlemesi farz olan bu güzel tilâveti her an dinliyor ve anlamaya çalışıyoruz…

Okumak kadar Kur’ân’ı anlamak ve yaşamak da önemli. Duhâ Sûresi’nde: “1- Andolsun kuşluk vaktine. 2- Ve sakinleştiği zaman geceye, 3- Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı. 4- Elbette senin için ahiret dünyadan hayırlıdır. 5- Ve elbette Rabbin sana razı olacağın ihsanlarda bulunacaktır. 6- Sen yetim iken O seni barındırmadı mı? 7- Sen yolunu şaşırmış bir kavmin içinde iken O sana yol göstermedi mi? 8- Sen yoksul iken, O seni zengin kılmadı mı? 9- Öyleyse sakın yetimi ezme. 10- Bir şey isteyeni azarlama. 11 – Rabbinin nimetini de yâd et” derken, Rabbimizin her an yanımızda olduğunu anlayabilmek, bunun farkına varabilmek…

Her kelimesi tefsirlere sığdırılamıyor. Bazılarının sırrına varılamıyor. Onların sırrı ancak Rabbimizde ve bize de bunları tefekkürle anlayabilmek kalıyor…

Anlayamadığımız yerlerde Risâle-i Nurlar yardımımıza koşuyor. Her âyeti en güzel biçimde bize anlatıyor. Bunu ise sadece okumak kalıyor… Risâlenin bir yerinde; “Zaman ihtiyarlandıkça Kur’ân gençleşiyor. Rumuzu tavazzuh ediyor” deniyor…

Bizler için bu iki güzel nimeti veren Yaratanımız bizden bunları anlayıp, ona göre yaşamamızı istiyor. Efendimizin (asm) sünnetleri de örnek olarak önümüze sunuluyor. Hz. Aişe’ye, Efendimizin (asm) ahlâkı sorulduğunda; “Kur’ân’ı açıp okuyunuz. O Kur’ân-ı Kerim’in ahlâkı ile ahlâklanmıştır” diye cevap veriyor…

Her gün yaşlanan bir benlikle, çok daha yaşlı bir dünyada yaşıyoruz ve ölüme her gün bir basamak daha yaklaşıyoruz… Rabbim herkesi Kur’ân’ı anlayanlardan ve yaşayıp o ışık ile ahlâklananlardan olmayı nasip eylesin…

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*