EURONUR ÖZEL

Kuran niçin ekseriyetle Ortadoğu’da zuhur eden peygamberlerden bahseder?

İnsanlığın çıkış merkezi Ortadoğu’dur. Tufan öncesi dünyada nasıl bir yaşam şekli vardı, çok da bilinmiyor. Tarihlerde bu konuda çok net kayıtlar yok. Ancak tufan sonrası Hz. Nuh’un neslinin bu bölgeden dünyaya yayıldığı hakkında pek çok bilgi var.

Yani insan oğlu ilk olarak bu bölgede çoğalmış, sonrasında kademe kademe dünyaya yayılmıştır. Bu nedenle insanlığın ilk yaşadığı bölgeler Arabistan yarımadası ve Mezopotamya bölgesi olmuş. Çin ve Hindistan’daki insanların ve Aztekler ve Kızılderili kabilesinin de ataları ve kökleri yine bu topraklardır.

İşte bu nedenle Kuran ekseriyet itibari ile bu bölgelerde zuhur eden peygamberlerden daha çok söz eder. Yoksa peygamberler sadece bu bölgedeki insanlara gelmiş değildir. Zira her bölgede yaşayan insan topluluklarına peygamber ve uyarıcı gelmiştir.

Ancak Kuran sadece belli sayıda, takriben yirmi sekiz peygamberin isminden ve kavminden haber verir. Halbuki yüz yirmi dört bin peygamber geldiğine dair bilgiler mevcuttur. Bu da gösteriyor ki ekseriyetle tüm topluluklara bir şekilde bir uyarıcı gönderilmiş. Zaten Nahl Suresi 36. Ayette bu husus açıkça ifade edilmekte.

Demek ki Kuran sadece bölgemizdeki topluluklara değil, diğer tüm ümmetlere de uyarıcı gönderildiğini beyan etmekte. Bölgemizde zuhur eden ümmetlerden ise daha tafsilatlı bir şekilde haber vermekte.

Kuran geçmiş ümmetlerden haber verirken onların hal ve davranışlarından ibret almayı tavsiye etmiştir. Bu da geleceği ilgilendiren bir husus ve durumdur. Çünkü Kuran nüzul tarihinden itibaren kıyamete kadar geçerli hükümlere sahip bir kitaptır. Yani ilerideki tüm insan topluluklarını ilgilendiren hükümleri ve tavsiyeleri ihtiva eder.

Bu nedenle Kuran’da üç mühim ümmet çok daha bahis konusu olmuştur. Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler. Bunun nedeni de kıyamete kadar bu üç ümmetin devam edeceği ve bir ölçüde dünya üzerinde söz sahibi olacaklarıdır.

Bu gün için bakıldığında bu üç ümmetin zaten dünya yüzünde ne kadar etkili olduğu görülür. Müslüman ümmet çok geniş bir alana yayılmış oldukça kalabalık bir yekun teşkil etmektedirler. Doğuda Endonezya ve Malezya’dan tutun da batıda Fas ve Cezayir, güneyde Somali ve kuzeyde Kazakistan’a kadar çok geniş bir coğrafyada iki milyara yaklaşan bir nüfus Müslüman topluluğudur.

İkinci hakim din ise Hristiyanlıktır. Tüm batı alemi Rusya ve Amerika ise Hristiyan inancına sahip büyük bir topluluktur. Yahudiler ise nüfus ve mekan açısından son derece küçük bir topluluk olmasına rağmen etki açısından farklı yeteneklere sahip bir inanç topluluğudur.

İşte Kuran bu üç ümmetten daha çok bahsetmiştir. Müslümanları sürekli irşat ederken Hristiyanları ise İslam’a davet etmiş, Yahudilerin ise daha çok fesat ve desiselerinden haber vererek inananları uyarmıştır.

Yahudilerin yapacağı fitne ve fesatlara karşı inanları sürekli uyaran Kuran’ın ne kadar hikmetli ve ibretli olduğunu bu gün için çok daha iyi anlıyoruz. Küçücük bir alana sıkışmış olan Yahudi topluluğu nasıl da dünyayı ateşe vermeye çalışıyor, daha net görüyoruz.

Demek ki Kuran nüzulünden itibaren kıyamete kadar gelecek insanları irşat eden hikmet sahibi bir kitaptır. Bin beş yüzyıllık insanları ilgilendiren tüm toplulukların ihtiyacı olan bilgileri tafsilatlı bir şekilde haber vermiştir. Tarihe mal olmuş ve günümüz insanını çok da fazla alakadar etmeyen bir çok bilgiyi de terk etmiştir. Bu nedenle tüm insanlığın tarihi hafızasında yer etmiş olan sınırlı sayıda peygamberden bahis konusu yapmıştır. Bahis konusu yapılan kıssalar ise son derece hikmetli ve ibretli konuları ihtiva etmektedir.

Demek ki insanlık tarihi için bu kadar bilgi yeterli bir bilgidir. Daha fazlasına ihtiyaç yoktur ki Kuran onlardan söz etmemiştir. Zaten Kuran da bir tarih kitabı değildir. İnsanları imana, İslam’a davet eden bir tevhit kitabıdır. Evet Kuran bir çok müspet ilimden bahseder, ama öz ve kısa olarak. Zira Kuran’ın dört ana hedefi vardır: Tevhit, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet. Asıl olan bu konulardır. Bu nedenle bu ana konuları nazar-ı dikkate almadan Kuran’dan çok farklı beklentilere girenler bazen aradıklarını bulamıyorlar.

Evet, Kuran her konuda yeteri derece bilgiyi insanlığa vermiştir. Her satırında bize iman ve İslam’ı anlatır. Ahiretteki hal ve durumlardan bahseder. Tüm insanlığa lazım olan en temel bilgiler de zaten bunlardır.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu