Kur’ân’da aile ve çocuk

Peygamberimiz (asm) Ahkaf bn. Veda’nın malî durumu ve sıhhati yerinde olduğu halde bekâr kaldığını görünce Beni İsrail’den Kürsüf adındaki bir abidin 300 yıl gece namaz, gündüz oruçlu ibadet ettiği halde âşık olduğu bir kadın yüzünden küfre düşerek ibadeti terk ettiğini anlatarak şöyle buyurdu:
“Evlenmezsen şeytanla kardeş olursun. Hıristiyan papazlarından sayılırsın. Bizden isen bizim yaptığımız gibi evlen. Evlenmek benim sünnetimdir. En şerirleriniz bekârlarınızdır. Ölülerinizin en şerirleri ise, bekârların ölüleridir. Şeytan bekâr adamın dini ile oynar. Salihlere karşı da şeytanın en müessir silâhı kadındır. Bunu evlilere karşı kullanamaz. Evliler kötü sözden berîdir ve dinen temizdirler. Ey Ahkaf evlen, aksi takdirde ateşe düşersin.” (Kenzu’l-Ummal 16:492-493.)

Evlenmenin amacı kişinin ahiretine yardım etmesi ve kendisini Cehennemden kurtaracak salih evlâda sahip olmaktır. Önce ahiret sonra dünyada yardım görmektir. Çocukların çok olması da kişinin dünyada şerefini, ahirette ise makamını ve sevabını arttırır. Zira salih evlât dünyanın gücü ve kuvveti, ahiretin şerefi ve izzetidir. Bu sebeple yüce Peygamberimiz (asm) “Çocuklarınıza hayır duâ edin!” ferman eder.

Evet, evlât ve mal imtihan vesilesidir. Bize ecr-i azim kazandıracak vasıtalarımızdır. Bunu da Allah’ın kitabını okumak ve Resulüne (asm) uymakla kazanabiliriz. Peygamberimiz (asm) “Çocuklarınızı Kur’ân öğreterek, Resulünün (asm) ve Ehl-i Beyt’in sevgisini onlara kazandırarak eğitin” ferman buyurmuşlardır. Dünya ve ahiretin saadeti böyle kazanılır.

Yüce Allah, “Sarfedeceğimiz malların ana-baba, yakınlar, yetimler, düşkünler ve yolcular içindir. Ayrıca, ana-babaya, yakınlara, uygun bir tarzda vasiyet etmesi Allah’tan sakınanlar için farz kılınmıştır.” (Bakara Sûresi, 2:180, 215.) buyurur.

Çocuğun güzel terbiyesi ve eğitimi anne-babanın görevidir. Bunu ya bizzat kendisi veya gönderdiği hocası ile yapacaktır. Ayrıca anne-baba çocuklarına güzel örnek olmalıdır. Nasıl yaşıyorlar ise onlar da öyle yaşayacaklardır.

Peygamberimiz (asm) “Bir babanın evlâdına en iyi mirası iyi bir terbiye ve ahlâktır” buyurur. Babanın vazifesini de evlâdına güzel bir isim vermek, eğitimini güzelce yaptırmak, ona geçimini sağlayacağı san’at öğretmek ve iyi bir hayat arkadaşı bulup evlendirmek” olarak belirlemiştir.

Ailelerimiz bu ölçülere uyarsa iyi bir aile olur. Böyle aileler çoğalırsa ülkemiz güzel bir ülke olur. Uzağa gitmeye ve dünyayı kurtarma sevdasına düşerek ailesini ve çocuklarını ihmal edenler ailelerinden de olurlar.

Görevimiz önce kendimizi, sonra ailemizi kurtarmaktır. Bu konuda Peygamberlerin (as) hayatı ve Peygamberimiz (asm) bizim için en güzel örneklerdir.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*