EURONUR ÖZEL

Milletin üzerindeki ağır vergi yükü

“Bir vakit ihtiyar bir kadının sekiz oğlu varmış. Her birisine mevcut sekiz ekmekten birer ekmek verdi, kendine kalmadı. Sonra, her birisi ekmeğinin yarısını ona verdi. Onun ekmeği dört oldu; ötekiler yarıya indi.”

Bu hikaye Risalelerde geçer.

Bu hikaye bir devletin ekonomik yapısı için de güzel bir örnek.

Burada ihtiyar kadını devlet oğulları da millet olarak kabul edersek.

Devlet topladığı vergileri millete dağıtacak.

Millet de bu dağıtılanları vergi yolu ile geri devlete ödeyecek.

Böylece iç bünyede hem devlet hem de millet kazanacak.

İçeride olan içeride kalacak.

Zaten servet dışarı kaçmaz ise her halükarda kazanırsınız.

Ama bu gün öyle mi?

Tabi ki değil.

Ülkenin birikimleri hep dışarıya gidiyor.

Ülke adeta, sömürülüyor.

Bu sömürünün bir küçük bölümünü basit bir örnekle açıklayalım.

Şimdi bir dış yatırımcının elinde 1 milyon doları olsun.

Getirdi Türkiye’de bozdurdu ve faize yatırdı.

Yıllık faiz %52.

Bu günkü kurdan 1 milyon dolar eder 40 milyon.

Bu para bir yıl sonra 60.80 milyona karşılık gelir.

Hadi diyelim dolar bir yıl sonra 50 tl olsun.

O zaman 1 milyon dolar 1.216 milyon dolar oluyor.

Dolar bazında %21 kazanç.

Dünyanın hiçbir yerinde yok böyle bir kazanç sekli.

Hani rezervlerimiz şu kadar bu kadar oldu deniyor ya…

İşte o gelen paranın çoğu sıcak para.

Yani en küçük bir krizde kaçacak para.

Öyle de olmadı mı?

İstanbul belediye başkanı tutuklanınca bir anda altmış milyar dolar kaçtı gitti.

Sonradan biraz toparlandı ama yine de durum pek iç açıcı değil.

Aslında ülkemizde çok iyi vergi toplanıyor.

Maliye bakanımız sinekten yağ çıkarıyor.

Milletin elinde avucunda ne varsa vergi diye el koyuyor.

Peki nereye gidiyor bu vergiler?

Kahir ekseriyeti yol, hava alanı, köprü, şehir hastanelerine…

Bir de devletlülerin zevki sefasına.

Devlette israf o kadar çok ki, ölçmek bile mümkün değil.

Peki siz maliye bakanının hiç bunlardan şikayetini duydunuz mu?

Yok.

Varsa yoksa vatandaşın üç beş kuruş kirasında, pazarda satış yapan köylülerin o küçücük kesesinde.

Gerçekten bu Mehmet Şimşek garip birisi.

Devasa harcamalara hiç ses çıkarmıyor.

Onlara milyarlarca lira ödüyor.

Öte yandan garip vatandaşın üç beş kuruşuna göz dikiyor.

Son günlerde bir ÖTV güncellemesi yapıldı.

Diyelim ki bir araba alacaksınız.

Bir milyonluk maliyetli bir arabaya tam üç milyon ödüyorsunuz.

Yani bir milyon arabayı üretene, iki milyon da hiçbir şey yapmayan devlete veriyorsunuz.

Böyle bir vergi dünyanın hiçbir ülkesinde yok.

Sanayici de aynı durumda.

Bir üretimden belki yüzde on kazanmıyor üreten kurum.

Devlet ise daha mal fabrikadan çıkmadan yüzde yirmi-otuz kdv vergisi alıyor.

Hakikaten böyle bir düzen dünyanın hiçbir ülkesinde yok.

Hikayeye geri dönersek:

“Bir vakit ihtiyar bir kadının sekiz oğlu varmış. Her birisine mevcut sekiz ekmekten birer ekmek verdi, kendine kalmadı. Sonra, her birisi ekmeğinin yarısını ona verdi. Onun ekmeği dört oldu; ötekiler yarıya indi.”

Bizim bakanımız ise sekiz ekmeği ona buna yedirdiği gibi, vatandaşın elinde bir kırıntı varsa onu da almaya çalışıyor.

Ne diyelim ki…

Umudumuz, Cenab-ı Hakkın bizlere millet hesabına çalışacak idareciler göndermesinde.

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu