EURONUR ÖZEL

Miraç

Özel Makale / miraç

Şu kâinat sahibi yaptığı her şeyi bilerek yapıyor. Bütün kâinatı bilerek tedbir ve tedvir ediyor. Görerek terbiye ediyor. Her şeyde maslahatları, hikmetleri görerek irade ediyor. Bir sanatın ustası, o sanatı ilgilendiren konular hakkında en güzel ve en doğru bilgiyi o verir. Mademki yapan bilir, olması gereken en iyi yol bilenin konuşmasıdır. Mademki yapan bilir ve o da konuşacaktır, peki kiminle konuşacaktır? Elbette akıl sahibi, şuur sahibi, fikir sahibi, idrak sahibi, konuşmasını bilen biri ile konuşacaktır.

İlahî Hitabın Muhatabı: İnsan ve Hz. Muhammed (a.s.m.)

Şuur sahiplerinin içerisinde en geniş ve külli şuuru olan insanla konuşacaktır. Onların içerisinden kabil-i hitap ve mükemmel olanla konuşacaktır. “Madem en mükemmel ve istidadı en yüksek ve ahlâkı ulvî ve nev-i beşere muktedâ olacak olanlarla konuşacaktır. Elbette, dost ve düşmanın ittifakıyla, en yüksek istidatta ve en âli ahlâkta ve nev-i beşerin humsu (beşte biri) ona iktidâ etmiş ve nısf-ı arz (dünyanın yarısı) onun hükm-ü mânevîsi altına girmiş ve istikbal onun getirdiği nurun ziyasıyla bin üç yüz sene ışıklanmış ve beşerin nuranî kısmı ve ehl-i imanı mütemadiyen günde beş defa onunla tecdid-i biat edip ona dua-yı rahmet ve saadet edip ona medih ve muhabbet etmiş olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm ile konuşacak ve konuşmuş; ve resul yapacak ve yapmış; ve sair nev-i beşere rehber yapacak ve yapmıştır.” (Mektubat, Sayfa 91)

Peygamber Efendimizin (a.s.m.) en büyük mucizelerinden biri de miraçtır. Miraçta zaman ve mekândan münezzeh olarak Allah’ı görmüş ve onunla konuşmuştur. Vahiy ve ilhamlar, Allah’ın kullarından bir kısmı ile bir çeşit konuşmasıdır. Miraçta bu farklı bir tarzda gerçekleşmiştir. Doğrudan peygamberi ile konuşmuştur.

“O ancak kendisine vahyolunanı söyler. Onu muazzam kuvvetlere, üstün bir akıl ve dirâyete sahip Cebrâil öğretti ki, kendisine gerçek sûretiyle görünmüştür. O, ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hattâ daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi onun gördüğü hakkında onunla mücâdele mi edeceksiniz? And olsun ki onu bir kere daha hakiki sûretinde gördü. Sidre-i Müntehâ’da gördü. Ki, onun yanında Me’vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre’yi Allah’ın nuru kaplamıştı. Göz ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Sûresi: 4-18.)

Peygamber Efendimizin peygamberliğini yeryüzündekilere tasdik ettirmek için binlerle ifade edilen mucizeler vuku bulmuştur. Miraç ise, onun nübüvvetinin göktekilere gösterilmesidir. Bütün melek ve ruhanilere gösterilen bir mucizedir. “Muhammed (a.s.m.) Allah’ın resulüdür.” Hakikatinin, tevhidin ikinci cümlesindeki hakikatin, dünyanın dışındaki bütün varlıklara ilan edilmesidir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) gerçi bir tek kuldur. Ancak onun elinde bütün kâinatı, hatta ahireti ilgilendiren bir emanet vardır. Bütün kâinata şamil, bütün varlıkları içine alan ve kuşatan bir emanet bu. Bu emanetin hikmetlerinin bütün kâinata gösterilmesi gerekiyordu. Miraçta bu gerçekleşmiştir.

Miraç’tan İki Dünya Dersi ve Namaz Hediyesi

Hem de dünya ve ahireti görüp bunu insanlığa ders vermesi gerekiyordu. “And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm Sûresi: 18.) ayetinin de açıkladığı gibi, miraçla bunu gerçekleştirmiştir. Bunun için Allah ona ahiret âlemlerini de gösterdi ve o da gelip bizlere oraların ahvalini anlattı. Ne söylediyse görerek söyledi. Yani ahireti gören var mı sorusuna, evet var, Peygamber Efendimiz oraları görmüştür diyoruz ve bize de gördüklerini bizim anlayacağımız biçimde aktarmıştır.

Beş vakit namaz, miracın hediyesidir. Namaz, mü’minin miracıdır. Namazda, özellikle secde hali kulun Allah’a en yakın olduğu zamandır.

Miraç kandilinizi tebrik ediyoruz. Bu gecenin kutsiyeti hürmetine bizleri bağışlamasını, zulme uğrayan Müslümanlara bir çıkış yolu ihsan etmesini diliyoruz.

Ali Sarıkaya

Adana'nın Saimbeyli İlçesi Çeralan Köyünde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve Liseyi Konya İHL de okudu. 1976 da İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Milli Eğitimin çeşitli okullarında öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Osmaniye'de yaşamaktadır. Osmaniye'de yerel… Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu