EURONUR ÖZEL

Müslümanı Müslümana Kırdırmak

12 Eylül sonrası bir istihbarat elemanı Kutlular Ağabeye geliyor.

Diyor ki:

Şu, şu, şu şartları kabul edin. Sizinle birlikte çalışalım.

Devlet imkanlarını önünüze serelim.

O şartlardan birisi de bazı dini grup ve cemaatlere karşı devlet ile beraber çalışıp onlara karşı mücadele etmek.

Kutlular Ağabey de cevaben:

Bu şartlarınızı kabul edemeyiz.

Sizin dediğiniz o gruplarla bazı ihtilaflarımız olabilir.

Ancak;

Onlar bizim Müslüman kardeşlerimiz.

Bu nedenle onlara karşı sizinle birlikte olmayız.

Bu konuşamadan 45 küsur sene geçmiş.

Aynı taktik hala devam ediyor.

Çünkü;

Bu bir derin devlet projesi.

12 Eylül ile devreye konan ve aleni bir şekilde uygulanan bir proje.

1980 ihtilali sonrası olaylara bakarsak bunu açık ve net bir şekilde görebilirsiniz.

O kadar uzağa gitmeye de gerek yok.

Son yıllarda yaşananlara bile baksak yeterli.

Öncelikle 2002 sonrası yeni bir siyasi yapıyı iktidara getirdiler.

Bu iktidar dini terimleri olabildiğince kullandı.

Bir çok cemaat ve tarikat ehlini de bu iktidarın arkasına taktılar.

Sıra çatışma zeminini hazırlamaya gelmişti.

Çünkü;

Her iki tarafta da çatışmayı kızıştıracak yeterli eleman vardı.

İlk kıvılcım 17-25 Aralık sürecinde ateşlendi.

Bir tarafta kendini dev aynasında gören cemaat.

Diğer tarafta arkasına bir çok dini grubu almış olan siyaset.

Bu çatışma öyle bir şekilde şiddetlendi ki…

15 Temmuz ile bir anda patladı.

Derin güçler sadist bir zevkle ellerini ovuşturuyorlardı.

Zira;

15 Temmuz Müslümanı Müslümana kırdırmanın belki de en başarılı projesi idi.

Bir taraf hırsız, rüşvetçi ve soyguncu damgasını yemiş…

Diğer taraf ise hain ve terörist damgası ile mühürlenmişti.

Bu dehşetli bir haldi.

Ve ülke bu dehşetli halden on yıldır kurtulmuş değil.

Günümüzde de devam ediyor.

İşte son olarak yaşadığımız olaylara bir de bu açıdan bakmak lazım.

Bazı vakıf ve gruplara yapılan operasyonlar gibi.

Zahiri sebepler farklı olabilir.

Ancak;

İşin özü bu.

Yani inanan insanları birbirine düşürmek.

Onların etkisini ve itibarını kırmak.

Öyle de oluyor ne yazık ki…

Bakın bu gün dini hizmet etmek isteyen gruplara.

Hepsi bu cenderenin içine sıkışmış durumda.

Elbette ki bu noktada en büyük sorumluluk siyaset cephesinde.

Zira siyasetin ipleri tamamen derin güçlerin elinde.

İstedikleri gibi oyun oynuyorlar.

İnanan insanları birbirine düşürüp menhus emellerini icra ediyorlar.

İşin sonu nereye varır bilinmez.

Ancak;

Şu an için durum pek parlak gözükmüyor.

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu