O ne güzel bir muallim

-İyi ki doğdun Efendim (asm), ey Hoca-i Kâinat-

Koyu cehalet karanlığının hüküm sürdüğü, olumsuz hal ve hareketlerin cereyan ettiği cahiliye devri olarak  bilinen İslâm öncesi çağdı. Akıl ve mantık dışı vaziyetlerin yanında öylesine zulüm ve haksızlıklar mevcuttu ki, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeye kadar varan vahşilikler yaşanıyordu.

Küfrün devam edeceği, fakat zulmün ilânihaye devam edemeyeceği hakikatının tecellisi, şu dâr-ı dünyada dahi vuku bulacağından, kâinatın Hâlıkı elbette vaad ettiği hakikatleri tecessüs ettirecekti ve ettirdi.

Kâinatın Efendisi (asm) olarak senasına mazhar ettiği Efendimizin (asm), şahs-ı âlilerinde İslâm güneşini nuruyla her tarafı kaplatırdı. Kalplerde iman baharlarını, ruhlarda ise hürriyeti ihsan buyurdu.

Kâinatın alkışladığı Efendimizin (asm) varlığını âlemlere muallim eyledi. O ne güzel bir muallimdi..

Hâlıkımızın arş-ı azamı olan ism-i azama ve makam-ı Mahmud’a mazhar eyledi, o en büyük muallimimizi…

Zerreden şemse kadar bütün âlemlerin yaratıcısı olan Hâlıkımız’, O’nu (asm) bize en büyük muallim ve mükemmel üstad, şaşırmaz ve şaşırtmaz en doğru rehber olarak Muhammedi Arabi’yi (aleyhisselâtü vesselâm) tayin etmiş ve en son elçi olarak göndermiştir. (Asâ-yı Musa, 36)

Biz dahi, “hoş geldiniz, hoş geldiniz Efendimiz (asm)!” diyoruz.

Ve sonra her tarafı kapladı onun nuru, kalp ve akıllar doğru istikameti buldu. Ahlâk, ilim, iman, irfan doldu her yer en büyük muallim sayesinde.

Ne idi o devirler?

Akılların muallimi, kalplerin ıslâhatçısı, gönüllerin sevgilisi bir muallim-i ekmel olan Efendimizle (asm) birlikte âlemleri nurlandıran o yüce İslâm gelmezden evvel ne idi o devirlerde hal vaziyet?

O acı devirde eğitimsizlikten dolayı vahşice cereyan eden hadiselerden örnek olarak sadece birisini birlikte okuyalım isterseniz.

Cahiliye Devrinde kız çocukları

“Efendimiz, kız çocuklarına büyük değer verdi. O peygamber olmadan önce kız çocukları hiç sevilmezdi. Cahiliye döneminde birinin kız çocuğu dünyaya gelse utancından günlerce toplum içine çıkamazdı. “Kızın doğdu” diye müjdeli bir haber alsa sevineceği yerde sinirlenir, öfkesinden patlar ve yüzü simsiyah kesilirdi.

Bu konuyu Kur’ân çok güzel anlatır:

“Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü simsiyah kesilir. Kendisine verilen müjdenin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Onu aşağılık duygusu içinde yanında mı tutsun yoksa toprağa mı gömsün. Bakın ki verdikleri hüküm ne kadar kötüdür.”

Bütün dünya tarihinde kız çocuklarına en az değer verilen cahiliye dönemidir. Dünya en kötü dönemini yaşadığı bu devirde çocukların sevgilisi, Hz. Muhammed (asm) imdada yetişti. O peygamber olunca kız çocukları bekledikleri kurtarıcısına kavuştu.

Çocukların kurtarıcısı kız çocuklarına değer verenlere müjdeler yağdırdı:

‘Kimin iki kızı olurda bunları öldürmez alçaltmaz oğlan çocuklarını bunlara tercih etmezse Allah onu cennete koyar. (Ebu Davud)”

Kız çocuklarını öldürenleri ikaz ederdi.

‘Çocukları diri diri olarak toprağa gömen ateştedir. (Ebu Davud)’

O öyle güzel bir dinle geldi ki artık aynı insanlar kız çocukları ile gurur duymaya başladılar. Kız çocukları başlara taç edildi. Anne babalar bir gül gibi kendi kız çocuklarını öpüp kokluyorlar ve deli gibi seviyorlardı.

Bu büyük ve inanılmaz değişimi çok kısa bir sürede çocukların sevgilisi Hz. Muhammed (asm) gerçekleştirdi.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*