Okuma programımızda cemaat şuurumuz gelişti

26 Haziran’da Eskişehir’deki ‘Anneler ve kızları risale okuyor!’ okuma programına katılmak üzere, Şanlıurfa’dan 14 kişi ile yola çıktık.

Perşembe günü sabah saatlerinde Eskişehir’e vardığımızda bizi Eskişehir cemaatinden Ayşegül Ablamız ve babası Mehmet Timur Ağabey karşıladı.

Okuma programı için hazırlanan dershaneye ulaştık. Dershane öğrencilerinin hazırladıkları leziz kahvaltıdan sonra kamp programımıza başladık.

Eskişehir bayan cemaatindeki ablalar ve özellikle de Serpil ve Emine ablalarımızın fedakârlıkları ve samimiyetleri biz liseli öğrenciler için ciddî bir ders niteliğinde idi. Bu gözlemlerimiz cemaat şuuru kazanmamıza ve hiçbir karşılık beklemeden fedakârlık yapmamıza yardımcı olan unsurlardı. Hepsinden Allah razı olsun.

Cemaat ablalarımızın organize etmiş olduğu gezi programımızda ilk olarak Bediüzzaman Said Nursî’nin talebesi olan Çalışkan Ağabeylerin mezarlarını ziyaret ettik.

Kabristanda türbesi olan Şeyh Edebali Hazretlerine Fatihalar gönderdik. Sonra Kurşunlu Külliyesi’ndeki sıcak cam üfleme sanatının yapıldığı yere girdik. Orada farklı şekillerdeki camların nasıl yapıldığını uygulamalı gördük. Kurşunlu Camii’ne geçerek orada ikindi namazımızı eda ettik. Buradaki külliyede külliyenin ruhuna uygun san’atlar icra edilirken, orada dinletilen müzik bu ruha pek de uygun değildi.

Daha sonra el san’atlarının sergilendiği kurşunlu el san’atları müzesine gittik. Burada lüle taşının çoğunlukta olduğu farklı takı setleri, pipolar, tespihler vardı.

Bir süre dolaştıktan sonra Üstadımızın evini ziyaret ettik. Bize rehberlik eden ablalarımız Üstadımızın evinin yeni açıldığını ifade ettiler. İçeriye girdiğimizde eski ve yeninin karıştığı bir görüntü vardı. Üstadımızdan sonra o evde Üstadın talebelerinden birkaç ağabey daha kaldıktan sonra satılmış ve şu anda orası bir tür lokanta haline getirilmiş. Burayı Eskişehir cemaatindeki ağabeyler almaya çalışsa da o eve sahip olan kişi, satmamış.

Oradan, Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin kerametvârî bir şekilde bizzat namaz kıldığı Ak Cami’ye gittik.

Orada yaşanan olay şöyleymiş: Eskişehir hapishanesinde Üstad, müdüre seslenmiş ve Ak Cami’ye gitmek istediğini söylemiş. Müdür içinden “Bu hoca herhalde hapishanede olduğunu bilmiyor” demiş. Sonra da alaya alarak, “Olur” demiş ve gitmiş. Daha sonra savcı, Ak Camii’nin önünden geçerken Üstadın içeride sağ tarafta namaz kıldığını görmüş ve hemen müdürün yanına giderek, “Onu nasıl camiye bırakırsın?” demiş. Hemen müdür ile birlikte koğuşa bakmışlar ve Üstadı koğuşta secdeye varırken görmüşler.

Biz de bu olayın yaşandığı yerde bu atmosferi hissettik. Mescid namazlarımızı kılarak oradan ayrıldık. Bu olayı bize Mehmet Ağabeyimiz anlattı. Bu büyük zatlara yaptıkları zulüm ve hürmetsizlik, İslâmiyet’e yapılan bir zulümdür.

İnşaallah geleceğin Nur Talebesi olmaya aday kardeşlerle birlikte Bilim Kültür Parkı’na vardık. Ortamdaki bu güzellikler karşısında Allah’a olan şükrümüz ve kudretine olan hayranlığımız daha da arttı. Girişte her yer yemyeşildi. Bir süre dolaştık ve sonra Şelâle Park’a doğru yol aldık. Orada cemaatteki ablalarımızla birlikte Eskişehir’in meşhur yemeklerinden biri olan Çiğböreklerin tadına baktık. Günün en güzel saati olan gün batımında çayımızı yudumlarken Eskişehir’e daha farklı bir yerden bakıyorduk.

Daha sonra dershanemize geri döndük. Akşam namazımızı eda ettikten sonra kamp programını yapmaya devam ettik.

Kampımızın gün içerisinde genellikle en eğlenceli saatleri talebe derslerinin olduğu zamanlardı. Çünkü risalelerle yeni tanışmış kardeşlerimizin derslerini anlatırkenki heyecanları, günlük hayattan verdikleri örnekler, aldıkları notlar çok güzeldi.

Hele de Risale-i Nur’la yeni tanışmış belki ileride çok önceden tanışanları bile geçecek kapasitesiyle Saadet Ablamızın dersi hepimizi hem bilgilendirdi, eğlendirdi, hem duygulandırdı. İnşaallah böyle insanların sayısı daha da artar ve dünyada daha çok insan bu kamplar vesilesiyle Risale-i Nur’u tanır, anlar, anlatır.

Evet biz kamp programımızı uygularken Eskişehir cemaatindeki ablalarımızın yaptığı leziz yemekler ve derse katılımları bizi çok mutlu etti. Son günlere yaklaştıkça hüzünleniyorduk. Hem bu feyizli ve verimli programın bitmesi, hem Eskişehirli ablalarımızdan ayrılmak bizi üzüyordu.

İnşaallah hepsiyle Cennetü’l-Firdevs’te beraber olmak dileğiyle bütün Nur kardeşlerimize selâmlar saygılar iletiyoruz.

Bu program vesilesiyle emeği geçen bütün ağabey, abla ve kardeşlerimize teşekkürler ediyoruz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*