![]()
Allah’a hamdolsun ki bizi Ramazan ayına ve Kadir gecesine ulaştırdı. Allah’a hamdolsun ki bizi rahmet ayına, merhamet ayına ulaştırdı ve bu günlerde dua edebilme nimetini lütfetti. Öyleyse duayla başlayalım.
Allah’ım! Senden dünya ve âhirette afiyet dilerim. Allah’ım! Senden dinim, dünyam, aile fertlerim ve malım hakkında af ve afiyet dilerim. Allah’ım! Ayıplarımı ört, korkularımdan emin kıl.
Elhamdülillah, binler elhamdülillah. Cennetin kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapatıldığı ve şeytanların zincire vurulduğu bir zamana ulaşmak Allah’ın ne büyük bir nimeti.
Ramazan’da şeytanların bağlanmasının güzelliği şudur: Allah, kalplerimizin gerçek durumunu görmemizi ister. Kalplerimizin sesini yükseltmek ister. Kendi sesimizle şeytanın sesini ayırt edebilmemizi ister. Gerçek hâlimizi duymamızı ister. Böylece hatalarımızı sürekli şeytana yüklemeyelim diye… “Beni şeytan kandırdı” demek yerine şöyle diyebilelim diye:
“Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur.” Lem’alar / On Üçüncü Lem’a
İşte Ramazan ayı bunun ayıdır. Bu ay, kalbinin hâline kulak verenlerin ayıdır. “Dikkatimi dağıtmayacağım” diyenlerin ayıdır. “Telefonumun beni oyalamasına izin vermeyeceğim. Dizilerin, eğlencelerin beni oyalamasına izin vermeyeceğim.” diyenlerin ayıdır. İnsan dikkatini dağıtan her şeyden uzak durur ve kalbine döner ve Latife-i Rabbaniyenin saf ve berrak sesini dinler.
Kendi kalbimizin durumuna bakıp şöyle diyebileceğimiz günler tam da bu günler:
“Ya Rahman, ya kalbimi elinde tutan! Sana tövbe ediyorum. Bu günlerde, bu gecelerde merhametinle içimi dışımı güzelleştir. Ben hastayım, beni iyileştir. Kalbî ve ruhî hastalıklarıma şifa ver. Önemsiz şeylerle meşgul oluyorum. Vaktimi malayani boş şeylerle geçiriyorum. Bana merhametinle yardım et.”
Hatayı kabul etmekle başlar arınma. Bu çoğu zaman en zor olanıdır:
“Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiâze eder. İstiâze eden, şeytanın şerrinden kurtulur.” Lem’alar / On Üçüncü Lem’a
Bu bazen kibir ve ego şeklinde olur; bazen de aşırı özgüvensizlik ve kendini küçümseme şeklinde. Ama her iki durumda da merkezde yine nefis vardır.
Sonra kişi şunu kabul eder:
“Ya Rabbi, hayatımın merkezine Seni koymadım. Kur’an’ı rehber yapamadım. Hayata onunla bakamadım. Estağfirullah.
Rasulunu (SAV) yeterince tanıyamadım ki onun Sünnet-i Seniyyesini gerçekten takip edeyim. Estağfirullah.
Elimdeki Risale-i Nur gibi muhteşem bir tefsir var, onun kıymetini bilemedim. Estağfurullah.”
Tövbenin ilk adımı budur: kabul ve farkında olmak.
“kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstehak olur.”
Lem’alar / On Üçüncü Lem’a
Sonra aktif tövbe gelir: Allah’a yönelmek. Secdede ağlamak. Gece kalkıp kalbini sorgulamak. Kendi hâlini düşünmek.
“Allah’ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Sen’in kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim sözde durmaktayım. İşlediğim günahların şerrinden Sana sığınırım. Bana lütfettiğin nîmetleri yüce huzurunda itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Beni affet! Çünkü günahları Senden başka affedecek kimse yoktur.”
Gece karanlığında kendi durumunu düşünüp ağlayanlar hakkında Rasulullah (SAV) şöyle buyurur:
“Sağılan süt memeye girmediği gibi Allah korkusundan ağlayan kimsede cehenneme girmez.” 266 Tirmizî, “Cihad”, 8
Çünkü onlar Allah ile gizli konuşmalar yapanlardır. Kendilerini tartarlar:
Onların Allah’tan korkuları edepleridir. Kendilerini bu kadar seven birine karşı hata etmekten utanır, haya eder ve ağlarlar.
Ve sonra niyet ederler:
“Niyet ettim Allah rızası için güzel işler yapmaya ve onun verdiklerinden memnun olmaya, şükrü artırmaya.”
Kötü alışkanlıklarını iyileriyle değiştirmeye başlarlar. Kötü arkadaş çevresini bırakıp iyi insanlarla beraber olurlar. Çünkü insanın çevresi düşüncesini de etkiler.
Doğru Bakış Açısı
“Ramazan rahmet ayıysa, neden dünyada hâlâ bombalar düşüyor? Neden insanlar acı çekiyor?”
Allah ise bizim göremediğimiz bir perspektiften bakar. Bu ayda cehennem kapılarının kapalı olduğunu düşünmüyor muyuz?
Bu ayda ahirete giden insanlar, cennetin kapılarının açık olduğu bir zamanda Rabbine kavuşur.
Şeytanlar ve onların yolundan giden insanlar ise bizi Allah’ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmek isterler. Kendilerini güçlü göstermek isterler. Tıpkı Firavun’un “Hayat ve ölüm benim elimde” demesi gibi.
Ama Allah bize daha yüksek bir hakikati hatırlatır:
Bu dünya geçicidir. Asıl hayat ahirettir.
Uhud Savaşı’nda sahabelerin bedenleri yerde yatarken müşrikler alay ediyordu. Ama müminler gülümsüyordu.
Onlara şöyle dediler:
“Siz bizim dünyamızı mahvettiğinizi sanıyorsunuz ama aslında bizi yükselttiniz. Sizin ölüleriniz cehennemde, bizimkiler ise cennette.”
Bu yüzden şehitler Allah’a şöyle der:
“Beni tekrar dünyaya gönder ki Senin yolunda tekrar öleyim.”
Çünkü onlar dünyanın parıltısına aldanmayanlardır.
Ramazan aynı zamanda bir fırsatlar kampanyasıdır. Kadir Gecesi de bunun zirvesidir.
“Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a’mâl, bire bindir. Kur’ân-ı Hakîmin, nass-ı hadisle, her bir harfinin on sevabı var; on hasene sayılır, on meyve-i Cennet getirir. Ramazan-ı Şerifte her bir harfin on değil, bin; ve Âyetü’l-Kürsî gibi âyetlerin her bir harfi binler; ve Ramazan-ı Şerifin Cumalarında daha ziyadedir. Ve Leyle-i Kadirde otuz bin hasene sayılır.” Ramazan Risalesi
Hatırla: Müminin Silahı Duadır
Bazı insanlar şöyle diyor:
“Dua dışında ne yapabiliriz?”
Ama şunu unutmayın: zalimlere seslenmekten daha güçlü olan şey, onları yaratan Allah’a seslenmektir.
Dua küçümsenecek bir şey değildir. Özellikle secdede yapılan dua çok güçlüdür.
Ramazan bize şunu öğretir: dikkatimizi toparlamayı. Enerjimizi Allah için kullanmayı.
Kur’an nurdur. İçimizdeki endişeleri, kaygıları ve karanlığı dağıtan ışıktır.
“Fikrin sönük ise, Kur’ân’ın güneşi altına gir, imanın nuruyla bak ki, yıldız böceği olan fikrin yerine her bir âyet-i Kur’ân birer yıldız misillü sana ışık verir.” (Sözler, Otuz İkinci Söz, Üçüncü Mevkıf)
Bu ay aynı zamanda kalpteki yükleri bırakma zamanıdır. Travmaları, kötü hatıraları, faydası olmayan düşünceleri bırakma zamanıdır.
Çünkü ağır yüklerle koşulmaz.
Allah bize çözümü gösterir: problemi sürekli düşünmek yerine çözüme sarılmak.
Dua Neler Yapar
“Dua ve tevekkül meyelân-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelân-ı şerri keser, tecavüzâtını kırar.” (Sözler, Yirmi Altıncı Söz, İkinci Mebhas, Yedinci Vecih)
Bazen insan üzüldüğünde sürekli insanları arayıp dert anlatır. Ama çözüm budur: önce Allah’a yönelmek.
Allah ile konuşmayı öğrenmek.
Konuşun Allah’la. Vallahi kimse sizi O’ndan fazla sevemez ve ilgilenemez.
“Dua eden adam bilir ki, birisi var ki onun sesini dinler, derdine derman yetiştirir, ona merhamet eder. Onun kudret eli her şeye yetişir.” (Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektup, Birinci Zeyl, Dördüncü Nükte)
Dünyanın Haline Bakıp Durma
“Hak neşvünema bulacaktır, eğer çendan toprakta gizlense… Ve taraftar ve mültezimleri muzaffer olacaklardır, eğer çendan zaman ve zeminin merhametsizliğinden az ve zayıf olsalar…” Muhakemat
Şimdi tam bir eminlikle dua zamanı.
“Yâ Rabbî! Benim kalbime nur, dilime nur, kulağıma nur, gözüme nur, üstüme nur, altıma nur, sağıma nur, soluma nur, önüme nur, arkama nur, nefsime nur ver! Bana büyük bir nûr ihsân eyle!”
Bizi salih kullarından eyle. Günahlarımızı bağışla. Kalplerimizi iyileştir. Bizi korkularımızın ve nefsimizin zindanından kurtar.
Kur’an ehli olan kullarından eyle. Bu Ramazan’da ve Kadir Gecesinde bizim, çocuklarımızın, anne babalarımızın, kardeşlerimizin ve sevdiklerimizin isimlerini cennet ehli arasına yaz.
Bizi kabir azabından ve cehennem azabından koru.
Bize faydalı ilim ver ve o ilme uymayı nasip et. Bize hakkı hak olarak göster ve ona uymayı nasip et. Batılı batıl olarak göster ve ondan kaçınmayı nasip et.
Bize merhametinle muamele et. Ölüm anında bize merhamet et. Kabre konulduğumuzda bize merhamet et.
Bizi Peygamber Efendimizin ümmetinden, onunla gurur duyacağı kullardan eyle.
Bize Kevser havuzundan içmeyi nasip et. Hesapsız cennete girenlerden eyle.
Bizi Sırat’tan yıldırım hızıyla geçenlerden eyle.
Âmin.
Aziz, sıddık kardeşlerim, hem mübarek Ramazanınızı, hem inşaallah hakkınızda bin ay kadar meyvedar Leyle-i Kadrinizi, hem saadetli bayramınızı, hem çok kıymettar hizmetinizi bütün ruhumla tebrik ve tes’id ederim.
Aziz, sıddık kardeşlerim, ruh u canımızla mübarek bayramınızı tebrik ediyoruz. İnşaallah, âlem-i İslâmın da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i müttefika-i İslâmiyenin kudsî kanun-u esasiyelerinin menbaı olan Kur’ân-ı Hakîm, istikbale tam hâkim olup beşeriyete tam bir bayramı getireceğine çok emareler var.
Said Nursi
Aziz Üstadımın duasına binler Amin.