![]()
Kelamın kibarı, kibarın kelamıdır derler. Sözün güzeli, büyüklerin sözüdür. Mahlukatın en büyüğü Peygamber Efendimizdir. Dolayısıyla her konuda onun söylediklerine kulak vermek, her bir meselesi bir edep, bir ahlak ölçüsü olan sözlerini can kulağı ile dinleyip gönülden kopup gelerek yaşamaya gayret etmek ona ümmet olmanın özelliğidir.
Ramazan ve Oruç
Kur’an’ın ifadesi ile kendisinde “üsve-i hasene” güzel örneklerin bulunduğu Peygamber Efendimiz (a.s.m.) oruçla ilgili bizlere neler tavsiye etmiş, neleri emretmiş, onlardan bir bölüm aktaralım.
Ebu Davut Süneninde şöyle ifade etmektedir:
-
…Selmân b. Amir’den; demiştir ki; “Rasûlullah (s.a.); “-Sizden biriniz oruçlu olduğu zaman hurma ile, hurma bulamazsa su ile iftar etsin. Çünkü su temizleyicidir.” buyurdu.
-
…Ebu Hureyre (r.a.)’dan Rasûlullah (s.a.)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Oruç koruyucudur. Biriniz oruçlu olduğu zaman çirkin söz söylemesin, cahillik yapmasın. Eğer birisi ona çatar veya küfrederse, “ben oruçluyum, ben oruçluyum” desin.” -
…Ebû Hureyre (r.a.) “Rasûlullah (s.a.) şöyle buyurdu.” demiştir:
“Bir kimse, Allah’ın tanıdığı bir ruhsat olmadan, ramazanda bir gün orucunu bozarsa, bütün ömrün (yılın) orucu o günün yerini tutmaz.” buyurdu. -
…Ebu Bekir (r.a.)’den naklen: Rasûlullah (s.a.) “Sizden biri; “Ramazanın tamamında oruç tuttum ve tamamında namaz kıldım”, demesin.” (Râvî der ki:) “Rasûlullah (s.a.) kişinin nefsini tezkiye etmesini hoş görmedi de ondan mı, yoksa uykudan ve istirahattan kaçış olmayacağı için mi (böyle) söyledi bilmiyorum.”
Bu hadisle ilgili olarak şu açıklama yapılmıştır. Hz. Peygamber Efendimiz (a.s.m.), bir kimsenin ramazanın tümünü oruçla ve namazla geçirdiğini söylemesini menetmiştir. Râvi bu yasaklamanın sebebini beyan ederken iki ihtimalden bahsetmiştir.
-
Kişinin nefsini tezkiye etmesini, Efendimizin hoş görmemesi. Çünkü bu riya ve kendini beğenmeye sebep olur.
Bu durum ihlasın kaybolmasına sebep olur. Hâlbuki amelin kıymeti ihlas ile yapılmasındadır. Üstad Bediüzzaman ihlasın ehemmiyetini şu şekilde beyan etmektedir. “Bu dünyada, hususan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-i hakikat, en makbul bir dua-yı mânevî, en kerametli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en sâfi bir ubudiyet, ihlâstır.” (Lem’alar, erisale, s. 267) -
Bir ay boyunca hiç ara vermeden namaz kılınamayacağı için ramazanın tümünü namaz kılarak geçirdim demesi doğru bir söz olmayacaktır. Uyku ve gafletten kaçınmanın mümkün olmayacağını dikkate almak gerekmektedir.