Ramazan’da neler yapmalı?

Ramazan ayında neler yapmalı, nasıl ibadet etmeli, hangi davranışlarda bulunmalı şeklinde suâllere cevap ararken, diğer zamanlarda yaptıklarımızdan veya yapmamız gerekenlerden pek de farklı bir şeyler yapmaya gerek olmadığını anlıyoruz.

Bir Müslüman, sâir zamanlarda neler yapıyorsa, Ramazanda da aşağı yukarı aynı ibadet ve davranışları yapar veya da yapmalıdır. Tersinden söylersek, Ramazan ayında neler yapıyorsak, diğer zamanlar da onları yapmalıyız.

Ramazan deyince, önce akla oruç gelir. Bir ay boyunca meşrû (mazeretler dışında) kesintisiz oruç tutmak, Ramazan’ın en başta gelen ibadetidir. Halbuki bir Müslüman, Ramazan ayı haricinde de belli zamanlarda oruç tutmalı, kendisine sunulan nimetlerin asıl sahibini hatırdan uzak tutmamalıdır. Oruç insanı kötülüklere karşı koruyan bir kalkan olduğu için her zaman bu kalkana ihtiyacımız vardır. Onun için Ramazan ayı dışında da, bazı aylarda, ayın belli günlerinde oruç tutmak Peygamber Efendimizin (asm) sünnetlerindendir. Biz de yılın belli aylarında veya ayların belli günlerinde oruç tutarak Rabbimiz ile olan rabıtamızı kuvvetlendirmeye çalışmalıyız.

Ramazan’da başka ne yapıyoruz? Yine bir sünnet ibadeti olan teravih namazı kılıyoruz. Yani yatsı namazının sonunda kıldığımız sünnet namazına biraz daha ilâve yapıyoruz. Zaten farzlar dışında ne kadar çok namaz kılarsak, o kadar çok sevap kazanırız. Namaz ibadetlerin şahı, mü’minin mi’racı olduğuna göre sair zamanlarda da çokça yapılması gereken bir ibadettir. Ramazanda kılınan teravih namazı yılda bir defa ve tercihen cemaat halinde kılındığı için, daha coşkulu bir şekilde ifa ediliyor.

Ramazan ayının en belirgin ibadetlerinden birisi de, çokça Kur’ân okumaktır. Kur’ân-ı Kerim bu ayda indirildiğinden, Ramazan Ayı’na Kur’ân Ayı da denilmektedir. Ama Kur’ân okumak, her ayda, her günde hatta her anda insana büyük bir huzur verir. Bir Müslüman Kur’ân okurken Rabbi ile konuşuyor demektir. Nasıl ki bir sıkıntımız olsa, bir dostumuzla dertleşmek, bir sevinç yaşasak onu sevdiklerimizle paylaşmak isteriz. Cenâb-ı Hakk’tan daha yakın bir dost, O’ndan daha çok sevilmeye lâyık bir sevgili olmadığına göre, Kur’ân okuyan kişi en yakın dostuyla sohbet ediyor, her derdine devâ olacak bir Kadir-i Mutlak’a derdini açıyor demektir. Onun için Ramazan ayı dışında da Kur’ân okumak her Müslümanın en büyük istek ve ihtiyaçlarındandır.

Başka neler yapıyoruz Ramazan’da? Günahlardan kaçınmak noktasında daha dikkatli oluruz. Bu ayda yapılan ibadet ve iyiliklere binlerce kat fazla sevap verildiğinden, daha çok ibadet etmeye, daha fazla iyilik ve infakta bulunmaya gayret ederiz. Söz ve davranışlarımızda daha edepli, hâl ve hareketlerimizde daha dikkatli olmaya çalışırız. Eş, dost ve hısım akraba ile olan bağlarımızı kuvvetlendirmeye çalışırız. Muhtaçlara yardım etmek, hastaları ziyaret etmek, kabirleri ziyaret ederek ahirete intikal etmiş olan yakınlarımıza ve ehl-i iman mevtalara manevî hediyeler sunmak gibi davranışları da Ramazan ayında daha fazla yapmaya gayret ederiz. Yani yaptığımız ibadet ve davranışlar sâir zamanlarda yaptıklarımızdan pek farklı değildir.

Bir Müslüman, her zaman Müslümanca yaşamalıdır. İbadetlerini zamanında ve elinden geldiği kadar eksiksiz yapmalı, kalbini her zaman temiz tutmalı, sevgi, saygı, nezaket, nezafet kurallarına her zaman uygun hareket etmelidir. Ama insan nisyan ile malûl olduğundan, zamanla gaflet ve atalet atıkları ile kalbi kararıyor. İbadetlerindeki şevki ve zevki azalıyor. Davranışlarındaki incelik ve titizlik kayboluyor.

İşte Ramazan, insanı yüreğinden tutup şöyle bir sarsıyor. Kendine gelmesini sağlıyor. Kim olduğunu, nerden geldiğini, nereye gittiğini, bu dünyada vazifesinin ne olduğunu hatırlatıyor. Kalplere saykal vuruyor. Kalubeladan vermiş olduğumuz sözümüzü hatırlatarak, ruhların hafızasını tazeliyor.

“Ramazan’da neler yapmalıyız?” sorusunun cevabı da bu şekilde ortaya çıkmış oluyor. Ramazanın getirdiği sevgi, hoşgörü, şefkat ve merhamet ikliminden istifade ederek, ibadetlerimizde ve âdetlerimizde unutmaya başladığımız güzellikleri yeniden hatırlamalıyız.

Kısacası, Ramazan’da imanımızı tazelemeli, Rabbimize verdiğimiz sözleri hatırlamalı, işlemiş olduğumuz günahlardan pişmanlık duyarak tövbe etmeli, hayatımızda yeni bir sayfa açmalıyız.

Ramazan, insanın kendisini sigaya çekip hayatına çeki düzen vermesine de bir vesiledir.

Bu vesile ile Ramazan’da yeniden biat etmeliyiz.

DUYUYOR MUSUN?

Gençlik gitti, yaş kemâle dayandı,
Kaç mevsim eskittin, sayıyor musun?
Bedeninde türlü dertler uyandı,
Gafil gönül, hâlâ uyuyor musun?

Erkenden kalkıp da sessiz seherde,
Ruhuna bir ışık yayıyor musun?
Huzura dâvet var minarelerde,
Ezan seslerini duyuyor musun?

Misafir olduğun fani dünyada,
Rabbinin emrine uyuyor musun?
Hani söz vermiştin Kâlû belâ’da,
Şimdi o sözünden cayıyor musun?

Hem ahiret, hem de dünya işinde,
Sırtını Rabbine dayıyor musun?
Ecel adım adım gezer peşinde,
Ayak seslerini duyuyor musun?
(A. Y.)

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*