Risale-i Nur nedir?

“Hz. Mevlâna benim zamanımda gelseydi, Risâle-i Nur’u; ben o­nun zamanında gelseydim, Mesnevî’yi yazardım. o­nun hizmeti Mesnevî tarzındaydı, şimdi ise Risâle-i Nur tarzındadır.”

Bediüzzaman Said Nursî’ye ait olan bu söz, o­nun hayatının en büyük meyvesi olan Risâle-i Nur Külliyatı’nın niçin telif edildiğini ve hangi ihtiyaçlara cevap verdiğini özlü bir şekilde ifade etmektedir. Çağımızın özelliklerini tahlil ve mânevî hastalıklarını teşhis eden Bediüzzaman, “Zaman imânı kurtarmak zamanıdır” formülü çerçevesinde kaleme aldığı Risâle-i Nur’la, bu zamanın mânevî ihtiyaçlarına tatminkâr cevaplar veren bir imân hazinesini ortaya koymuştur.

Neden zaman imânı kurtarmak zamanıdır?

Çünkü çağımızda imân, eski devirlerde görülmemiş hücum ve taarruzlarla karşı karşıyadır. Eskiden topluma büyük ölçüde teslimiyete dayalı Modern zamanların anlayışı, bilgi edinmeyi insanın nefsinden bağımsız bir hale getirmiştir. Öyle ki, modern bilime göre, bilginin kaynağı eşyanın bizzat kendisidir ve aklını kullanan ve yeterli inceleme cihazları olan herkese kâinatın kapıları açıktır. Gözle görünür ve elle dokunulur herşey hakkında nefsî hâletimiz ne olursa olsun bilgi edinebiliriz. Buna göre, meselâ bir bilim adamının ahlâkı ve kendisine bakışı en fazla kendi özel hayatını ilgilendirir. Bu adam bilgi edinme işini kurallarına göre yapıyorsa, bize sunduğu bilgilerin sıhhatinden şüphe etmemize gerek yoktur. Yani insanın kâinata ve kendisine bakışı ne olursa olsun dışarıdan alacağı bilgilerde bir değişiklik beklememememiz gerekiyor. hâkimdi. O itibarla, büyük zâtların sözleri delilsiz olsa bile kabul ediliyordu. Bugün ise materyalist görüşlerin yaygın hale gelmesi sebebiyle, imânı tehdit eden şüpheler birçok zihni meşgul edecek seviyeye ulaşmıştır.Asırlardır Kur’ân aleyhine yığılagelen şüphe, itiraz ve evhamlar, bu asrın çalkantıları içinde yol bulup, çağın modern imkanları da kullanılarak birçok insana mal edilebilmiştir.

İşte Bediüzzaman Said Nursî, bu gelişmelerin, Müslümanların dahi imânını tehlikeye sokacağını görerek, bir sel gibi gelen inançsızlık telkinleri karşısında, doğrudan doğruya Kur’ân’dan ilhâm alarak telif ettiği Risâle-i Nur gibi sağlam bir engeli vücuda getirmekte başarılı olmuştur.

Bu eserlerde,

  • her insanın zihnini meşgul eden ve modern çağ insanlarının da ilgisiz kalamayacağı, “Ben kimim? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu dünyadaki vazifem nedir?” sorularına doyurucu açıklamalar getirilmekte;

  • başta Allah’a imân olmak üzere bütün imân esasları izah ve ispat edilmekte;

  • bu konularda fen ve felsefe adına ortaya konulan şüphe ve sorular ikna edici bir üslûpla cevaplandırılmakta;

  • ilimle dinin uzlaşmazlığı yolundaki iddialar püskürtülerek, ilme din nâmına sahip çıkılmakta;

  • İslam’ı dejenere maksadıyla girişilen tahrifatçı tahrip teşebbüsleri boşa çıkarılmakta;

  • maddeci anlayışa bina edilen medeniyetin insanlığı sürüklediği manevi buhranlar, Kur’ân’ın tevhid ve haşir gibi geniş hakikatlarına dair aklı doyuran, ruhu okşayan, kalbi tatmin eden tatlı izahlarla tedavi edilmekte;

  • ruhun ve kalbin çalışmamasından doğan sıkıntıların sürüklediği zevk, eğlence ve yasak şeylere düşkünlük ve başıboşluk hâli, Kur’ân mesajıyla ortadan kaldırılmaktadır.

Modern çağ insanının aradığı Kur’ân yorumunu, en mükemmel şekliyle Risâle-i Nur’da bulmak mümkündür. Bu yorum, “ruh-u aslî” yi rencide etmeden, asrın idrakine uygun izahları içeren bir özelliğe sahiptir. Risâle-i Nur, Kur’ân’ın bu asra bakan mesajını anlayıp yorumlama konusunda “tecdid” vazifesini yerine getirmiştir.

Benzer konuda makaleler:

1 Yorum

  1. Risale-i Nur kendi kendini izah eden ..Bir kolaylık bir merhamet ve rahmetin hikmetle ihsan ettiği bir eserdir…Risale-i nur İman hakikatlarını hayattar ve çözümlemeli ve yaşanılır şekliyle talim eden bir şahaser,bir inayet ve veraset-i nubuvvet nurundan insibağ ve talim ettirilmiş bir nurani mecmuadır…

    Kur’anada bulunan İrşadi hassaya haiz..Her tabakanın istifadesine müsait..delilli ve ikna edeci özelliğiyle saadeti dareyne vesile olacak hasiyete malik bir mihmandarı hakaiktir…

    İstikametli teklifleriyle ..hisse ve sair kuvve ve latifelere aksettirdiği fıtrat bürhanlarının en müzlim ve karanlık noktalara nufuzu temin eden bir harıka makes bir muhteşem mirat bir şefkatli tabib bir muin keremin tezahür ettiği arı ve sehil bir kitab-ı marifettir…

    Tanınma bilinme ve iman ile sevilme üzerine marziyat-ı ulviye ile inşa edilmiş bu alemin Banisini o emir ve davet üzere eserden müessire sanattan sani’e güzellikten güzele,muhabbetten mahbuba intikal edecek bir rahim ve vedud taarrüfün aksi cezbine vabeste bir incizap merkezidir…

    Beşerin en müşkül suallerini..Tevhidden kadere en ince imani hassa ve ameli nedenlerin muarrifi ve muallimi noktalarından talim-i Habibullah..Makbul-u evliyaullah,Ruhaniyat, ins ve can’nın ve zamanı ademden kıyamete kadar olan şahs-ı manevi-i islamiyetin ahir zaman hasiyeti gibi özellikleriyle kalbi hükmünde bir dersi ruhu,şuur ve vicdandır…

    Risale-i nur ;Yaratan ve yaratılan arasındaki bütün nisbeti gerekçeleri ve nitelikleriyle izah ve isbat eden..en muannid duruşun dahi mukavemetini kıran ..insafı varsa onu ikna yoksa ilzam eden..mantık yüklü ilmi bir silsilenin aklıdan kalbe bütün intikallerini tamamlama özelliği olan bir ikram-ı Rahmanidir…

    Risale-i Nur ..dersini verdiği ve ihtiva ettiği hakikatlerele kıymet bulmuş..Ve cenahlarını kainatın var edilme nedenleri üzerine müesses..Allemlerin Rabbi CC ve kullarıyla olan münasebetini..akrebiyet ve kurbiyet ile isbat edip..o yakınlığı ..alemde ve duada gösterip..Yıldızların ve galaksilerin deveranı içinde ..mahlukatın sevk ve idaresindeki o azim faaliyet içinde..”Bir kalbin en gizli sesini işitir”diye..Allahın CC yakınlığını Kalp telefonu mesabesinde duada..ve vucuddaki Ehadiyet nuruyla en gizli en sır mananın dahi ondan gizli olmadığına getirdiği bürhanlarla..aklı delilleriyle şahit ettiği birlik ile dehşetten…kalbi kurbiyet nurlarıyla haşyetten kurtaran bir muazzam hizmeti cihetiyle ve mazhariyetiyle kudsi bir ayine ve kabiliyetince asıl ve cami bir içtima-i nur-u marifettir muhabbettir…

    Risale-i Nur..Alemin muaammasının müfessiridir…Risale-i nur bu asra bakan..Ve Asr-ı saadetten sonra gelişen hadisat ile İslamiyeti bir manada gizleyen o hikayat ve israiliyat perdesinin altındaki yüzünü parlatma hizmeti ile vazifeli bur tefsirdir…

    Risale-i Nur Kur’anın hayata yaptığı teklifi..Ve Ahirete olan daveti..Ve Şu kainat denilen büyük kitab-ı kebiri keyfiyet kemmiyet gibi gerekçe ve özellikleriyle fıtratı beşere açan izah eden bir hayat ve içindekilerinin tefsiridir..Rızanın ve razıların..hükümler altındaki şaşkınlığını;Ayat-ı Kur’aniyenin ;Külli akıl mahiyetiyle hikmeti hidayetin ışığında gösteren nur siracı bir tefsirdir…

    Mutlak maslahatı işleyen..Mevhum marazata hiç bir faydayı feda etmeyen…Asrın süratine ve asr insanın fıtratına ve etkilendiği alanların vucudi ve ademi mahiyetlerini iman ve küfür müvazeneleyle tefsir ederek en istenilen yanıyla bir ubudiyeti rıza dairesine taşıyan..his ve envaını hak ve hakikate isale ettiren bir cadde-i kübranın müfessiridir…

    Risale-i Nur başakalarının okuması için, belki üstadımızın duası İle”İnsanların kalplerini Risale-i Nur’a musahhar yap”niyazına himmeti ve hizmeti iştirakla amin amin…

    Fakat Bu gün Risale-i Nur nimetine mazhar ve içeriğine aşina bir derslikte olsa bir muhatabiyet ,vicdani bir sada ile davet ettiği o azim netice için okunması gerektiği her karinin ruhunda hissedeceği bir mahiyettir bir manadır…

    Risale-i Nur verdiği dersin Özelliği açısından okunması kaçınılmaz ve mecbur; bir Samadani Nur’un Külliyatıdır…

    selam ve dua

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*