Risale-i Nur’dan gaybi kavramlar

Yeni Asya gazetemizin yazarlarından Abdurrahman Aydın ağabeyin beklenen ilk kitabı neşriyatımız tarafından istifademize sunuldu.

18 bölümden oluşan eser çoğu insanın anlamakta zorlandığı gaybî kavramlardan oluşuyor.

Önsöz kısmını özellikle okumanızı tavsiye ediyoruz. Benzetme ve temsil kullanılarak Risale-i Nur’un daha önce fark etmediğimiz tanımlarına ve hususiyetlerine dikkat çekiliyor. Ayrıca, Risale-i Nur’un neden diğer kitaplara göre zor anlaşıldığı, kolay idrak için neler yapılması gerektiği de nazara veriliyor.

“Demek” ve “Hülâsa” kelimeleri başlayan cümleler, hem sebep-sonuç rabıtasını kurduruyor hem de veciz bir özet mahiyeti taşıyor.

219 sayfadan oluşan kitapta 411 dipnot ve 32 hâşiye bulunuyor. Bu rakamlar, eserin de ne kadar zengin bir kaynak taraması yapıldığına da işaret ediyor. Müşahede ettiğimiz kadarıyla yüzyıllardır kafa karıştıran noktalarda özellikle Risale-i Nur’un bu meseleleri nasıl çözdüğü adım adım gösteriliyor. Yani, önce tıkanılan yerler nazara verilerek durum tespiti yapılıyor ve ardından ilgili Risale-i Nur pasajına atıf yapılarak mevzu vuzuha kavuşuyor.

Çoğu konuda ezberimiz de bozuluyor. Yıllardır doğru zannıyla yanlış bildiğimiz kalp (biyolojik ve manevi ayrımı), ruhun mahiyeti, latîfelerin hususiyetleri, mi’rac, kader, vahdet-i vücud, on sekiz bin âlem’in izahatları bu konulardaki eksik ve yanlış bilgilerimizi fark etmemize vesile olacaktır.

Her bir konuyla ilgili yapılan tespit ve analiz okuyucunun “büyük resmi” görmesini sağlıyor. Bu tespit ve analiz, atıf yapılan pasajlarla sonraki paragraflarda karşılaşılacak yeni bilgi ve neticelere zihnen hazırlık yaptırıyor. Terim ve kavramların yeni tanımları ve daha önce pek duymadığımız vecihleri de başka bir anlama mertebesine geçiş sağlıyor.

Bu bilgi aktarımı da aynı Risale-i Nur’da yapıldığı gibi çeşitli anekdot, kıssa, temsil, benzetme, bilhassa bilgisayar, işletim sistemi gibi genç kardeşlerimizin de ilgisini çekebilecek misaller üzerinden yapılması da son derece tesirli olduğunu ifade edelim. Risale-i Nur’un “Vahyin İşletim Sistemine” benzetilmesi ve “Üç boyutlu resim” olarak adlandırılması, Ruh-Vücut rabıtası izah edilirken evin duvarlarının nazara verilmesi akılda kalıcı ve ilgi çekici bir metot olduğu aşikârdır.

Kitap boyunca çok sayıda soru sorulduğuna şahit olduk. Bu soruların analizi yapıldığında Kur’ân ve Risale-i Nur’da da yüzlerce soru yer aldığı aklımıza geldi. Bu soru metodunda vicdanı harekete geçiren vecihlerin çokluğu dikkat çekiyor. Düşünmediğimiz bir detayın hakikati anlamada ne kadar büyük bir engel teşkil ettiğini idrak ediyoruz. Ayrıca soru sorulduğunda cevabını da merak etmemiz sebebiyle daha dikkatli olmamız sağlanıyor.

Her şeye rağmen bir defa okunup kenara konulacak bir kitap olmadığının altını çizelim. Sabır, dikkat, sebat ve ciddiyetle tekrar tekrar istifadeye çalışmak gerekiyor. Akademik çalışmalara da referans olabilecek özellikte olan bu eserden Rabbimiz hakkıyla istifadeyi ihsan eylesin. Amin.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*