EURONUR ÖZEL

Sahili Olmayan Bir Tefekkür Ummanı: Mesnevî-i Nuriye (2)

Özel Makale / Mesnevi

Mesnevî-i Nuriye‘nin en dikkat çekici yönlerinden biri de, okuyucusunu yalnızca bilgilendirmemesi; aynı zamanda düşündürmesi, muhasebeye sevk etmesi ve imanını kuvvetlendirmesidir. Her sayfasında insan, kâinata yeniden bakmayı öğreniyor.

İman Hakikatlerine Açılan Pencereler

Bir çiçekte, bir yağmur damlasında, bir zerrede, hatta kendi nefsinde Allah’ın isimlerinin tecellilerini fark etmeye başlıyor. Bu eser, yalnız akla değil; kalbe, ruha ve vicdana da hitap ediyor. Okudukça insanın Allah’a yakınlığı artıyor; dünya hadiselerine bakışı değişiyor. İnsanın yaratılışındaki kıymeti, kulluğun şerefi ve iman nimetinin büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor.

Her Okuyuşta Yeni Bir Keşif

Mesnevî-i Nuriye’nin en güzel taraflarından biri de şudur: Her okuyuşta yeni bir pencere açılıyor. Birinci okuyuşta fark edilmeyen nice incelikler, ikinci veya üçüncü okuyuşta kendisini gösteriyor. Eserin müellifi Hazreti Bediüzzaman, “her okuduğum kitabı sanki yeni okuyorum gibi” ifade buyurmuşlardır. Bu sebeple bu eser, bir defa okunup rafa kaldırılacak bir kitap değil; ömür boyu tekrar tekrar okunacak, her yaşta yeniden keşfedilecek bir tefekkür hazinesidir.

Bediüzzaman Hazretleri, bu eseri gençlik yıllarında kaleme almış olmasına rağmen, ihtiva ettiği hakikatler bakımından Risale-i Nur’un adeta çekirdeği hükmündedir. Külliyatın birçok yerinde genişçe açıklanan iman meselelerinin özünü burada görmek mümkündür. Bu yönüyle Mesnevî-i Nuriye, Risale-i Nur’un anahtar eserlerinden biridir.

Bir İrfan Mektebi Mesnevî-i Nuriye

Benim kanaatim odur ki; bu eseri hızlı okumak yerine, her gün birkaç sayfa okuyup üzerinde tefekkür etmek çok daha faydalıdır. Zira Mesnevî-i Nuriye, süratle tüketilecek bir metin değil; sindirilerek okunacak bir irfan mektebidir. Her cümlesi üzerinde durulmayı, her teşbihi yeniden düşünmeyi ve her delili zihinde tartmayı hak ediyor. Hülâsa, Mesnevî-i Nuriye; okudukça okuma iştiyakını artıran, okuma iştiyakı arttıkça insanı yeniden okumaya sevk eden müstesna bir eserdir. Ruhun susuzluğunu gideren bir kevser pınarı, aklı aydınlatan bir nur, kalbi kuvvetlendiren bir iman mektebidir. Nasıl ki nisan yağmuru kurumuş toprağa hayat verirse, bu eser de ihlâsla ve tefekkürle okuyan gönüllere manevî bir bahar yaşatır.

Bu sebeple, Risale-i Nur Külliyatı’nı okumak isteyen herkese, özellikle de iman hakikatlerini daha derin kavramayı arzu edenlere Mesnevî-i Nuriye’yi acele etmeden, anlayarak ve tefekkür ederek okumalarını gönülden tavsiye ediyorum. İnanıyorum ki her okuyucu, bu ummandan kabı nispetinde nasibini alacak; fakat hiçbir zaman “Artık tamamını anladım.” diyemeyecektir. Çünkü bu eser, her okuyuşta yeni hakikatler sunan ve insanı Rabbine biraz daha yaklaştıran tükenmez bir maneviyat hazinesidir.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu