Said Nursi’yi doğru anlamak

Hayatın bütün olaylarını ilâhi hüküm ve fıtratla bütünleştirip yorumlayan, Kur’an ve sünnet çizgisini hayatına kılavuz yapan Said Nursî’nin bu toprak, millet, ümmet ve tarihte çok ayrı bir yeri vardır.

Makam, mevki, enaniyet, şöhret, şan, dünyevilik ve siyasetten kaçan bir ruh, asalet, ihlâs ve samimiyet hali! Asra yaklaşan hayatı da belli olmayan mezarı da buna en güzel örnektir.

Hakperestlerin, değer bilenlerin, ilmi anlayıp hazmedenlerin ona verdikleri isim ve unvanlar vardır. Takdiri vicdanlara bırakarak hakkındaki yazılan bazılarını unvan ve tarifleri şöyle sıralayabiliriz:

1. Asırlara ve insanlığa yazdığı Kur’ân reçetesi Risale-i Nurun müellifi bir Müceddit.

2. Ebu Lâşey. Çoluk-çocuk gibi hiçbirşeyi olmayan.

3. Ehu’l-acayip. Acayip şeylerin kardeşi.

4. En büyük bir müceddid, ve müçtehid,

5. Eşsiz, Garîb ve Bedîi bir insan!

6. Fahrü’ddeverân. Zamanın övünç kaynağı olan bir karakter!

7. Fatînü’l-asr. Asrın en dâhisi, en akıllısı.

8. Hak bildiği dâvâsında tavizsiz bir kahraman!

9. Hukuksuzluk ve adaletsizliğe meydan okuyarak, tarihe geçen ender bir şahsiyet.

10. Hitabât-ı Nebeviyeyi (asm) mazhar bir varis.

11. İbn-i Ammi’l-Garaib. Garip şeylerin amcaoğlu olan bir faklı duruş!

12. İbnü’z-zamân. Zamanın çocuğu.

13. İlmi umman bir âlim.

14. İstibdadın Garîbü’zzamânı,

15. Kutb-u a’zam, bir zât-ı nuranî.

16. Hatemü’l Enbiyayı (asm) hakkıyla parlatan, O’nun dilinin hakîkat ağzı olan bir hatip!

17. Medrese-i Zehra’nın manevi banisi.

18.Meşrûtiyetin Bediüzzaman’ı, Şimdikinin Bid’atüzzâmanı.

19. Molla Saîd,

20. Muhammed Saîd.

21. Mürşidi Kâmil.

22. Nur hizmetinin, mânevî bir ismi, tercümanı, milyonların imanını kurtaran bir fedakâr kahramanı.

23. Sâhibü’z-zamân. Zamanın sahibi.

24. Saîdü’l-Meşhur,

25. Savaş meydanlarında korkusuz bir cengâver, şecaât sahibi bir komutan!

26. Siyâset, diyânet, saltanat, cihad âlemlerinde icraat yapan Mehdi-i Âhirzaman.

27. Şâh-ı Merdân. Mertlerin şahı olan manevî bir gönül eri!

28. Şecere-i Risaletin son nurlu meyvesi.

29. Tam ve dâimi bir Üstâd.

30. Medreseyle, mektebi birleştiren orijinal eğitim sisteminin baş muallimi.

Şöhret ve alkıştan kaçan, gerçek dost ve ilim sahiplerinin, verdikleri unvan ve hitaplardan asla hoşlanmayan bir mütevazilik abidesi.

Bütün bunların yanında, maksatlı söylenen; “Nurslu Said”, “Bitlisli Said” ifadelerinden çok uzakta bir ilmi ve duayen alim! “Bana verilen ‘Bediüzzaman’ lâkabı benim değil. medih için değil. Kusurlarımı, özrümü, mazeretimi bu unvan ile ibrâz ediyorum. Bedi, garip demektir. Benim ahlâkım, suretim gibi ve üslûbu beyanım, elbisem gibi garip ve muhaliftir. Görenekle benim üslûp ve muhakematımla mikyas ve mihenk itibar yapmamayı bu unvanın lisanı haliyle rica ediyorum.” diyen bir kuvvetli ses hakkı haykırması bugün dünya gündeminde devam eden bir Bediüzzaman! Ruhu şâd makamı cennet olsun. Amin.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*