Sen hoş safa geldin ey mübarek Ramazan!

Vakit ne çabuk geçiyor. Daha dün gibi yakın bir zamanda bize “elveda” deyip ayrılan Mübarek Ramazan, bugün tekrar aramıza teşrif etmiş, bizi şereflendirmiş, nurlandırmış, sevaplara garketmiş, günahlardan uzaklaştırmış olacaktır inşaallah!

Aslında, Ramazanla alâkalı, Bakara Suresindeki âyet-i kerîmede, “eyyamen ma’duteh” diye bahsedildiği gibi, dünya ve dünyaya ait birçok iş gibi, Ramazan da, sayılı günlerden ibarettir. İş ki, onun geldiğine sevinip, gittiğine üzülenlerden olalım. Yoksa nefis ve şeytan ikilisinin yaptığı gibi, geldiğine üzülüp, gittiğine sevinenlerden olmayalım. Allah, bizi öyle olmaktan muhafaza eylesin, korusun inşâallah!

Bu mubarek ayı, hakkıyla iyi ve sevaplı geçirebilmek için, en başta insî ve cinnî şeytanlara, kötülükleri emreden nefse taviz vermemek, onların; kalbimize, ta dem ve damarlarımıza işleyerek verdiği çeşitli vesveselere hiç kulak asmayıp, Allah’a tam bir asker olarak, bu mübarek ve faziletli gün ve gecelerden istifade etmeliyiz. Son zamanlarda âdet olan bazı bid’alardan uzak durmalıyız. Hele bize sevap kazandırmak, Müslüman olmanın en büyük şartlarından ikisinin bu ayda yerine getirebilmek için âlemimize teşrif eden Ramazanın kıymetini çok iyi bilmek, o bizden razı, biz ondan razı olarak bu ayı idrak etmeliyiz.

Bu meyanda, “Ramazan eğlenceleri, kanto, direkler arası v.s gibi”, orucun ve Ramazanın hakikatine zıt işlere hiç bulaşmayıp, o yollara süluk etmemeliyiz. Milleti çarpan, fahiş fiyatlı, yeni çıkma, “iftar mönüsü” adı altındaki yemeklere itibar etmemeliyiz. Hele günümüz dünyasında açlık ve sefaletle boğuşan binlerce insan varken, bizler tıka-basa karnımızı doyurup  o zavallı insanları düşünmeyen bir durumda olmamalıyız.

Hizmetlerimiz için büyük birer fırsat olan bu aydaki iftar v.s gibi faaliyetlere, bizleri hiç tanımayan insanları alıp getirerek, bir çoğunun hidayete ermesine vesile olmaya çalışmalıyız!  Bu sene de Ramazan yaz ayına geliyor. Ve özellikle de bu ayda yeni oruca başlayacak kardeşlerimizi bu durum, bazen tedirgin ediyor. “Acaba sıcaklarda nasıl olur, zorlanır mıyım? gibi “ düşünebilenlerimiz vardır.  Ama hiç endişe etmeyiniz! İnanın orucu ihlâsla, Allah rızası için tuttuğunuzda hiç bir zorluk ve meşakkat yoktur. Oruç, Cenab-ı Hakk’ın taahhüdü altındadır. Öyle bir kolaylık veriyor ki, hiç zor bir şey değildir. Zaten sevabını Allah’tan umarak yapılan ibadetlerin hâli bir başka oluyor. Kim sizi yaklaşık 17-18 saat kadar aç bırakabilir? Sırf O’nun rızası için yapılan bu şeair-i İslâmiyenin en büyük ibadeti, İslâmın beş şartının birincilerinden olan oruç, bizlere hem burada, hem orada şefaatçi olacaktır inşâallah!

Bu mübarek ayı, içinde bir anda 83 senelik ibadet sevabı kazandıracak Kadir Gecesini de barındıran bu ayı, dolu dolu ve günahsız olarak geçirmeye çalışalım. Terâvihlerle, imsaklarla, oruç, iftar, fitre, zekât, mukabele, Kur’ân okumalarla geçecek olan bu mübarek Ramazan-ı Şerifinizin, hayırlı, sıhhatli ve huzurlu geçmesini niyaz ediyoruz. İnşâallah, âlem-i İslâmın bütün beldeleri için de bu dileklerimizi tekrarlayarak, Rabbimizin bize ihlâsla ve kolaylıkla, günahlara bulaşmadan hayırlı bir Ramazan-ı Şerif geçirmemizi nasip etmesini, geçen sene bizimle beraber olup da, bu sene aramızda bulunamayanlara da rahmetler diliyoruz!

Tekrar, Ramazan-ı Şerifiniz mubarek olsun!

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*