“Şimdi oku, kabirde okuyamazsın!”

Altın Prensipler. Üstad’ın hususî itinasına ve iltifatına (*) mazhar, en önemli hizmetkârlarından merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabey’in, herkese, fakat özellikle “hayat yolu”nun başındaki gençlere hitap ettiği bir “öğütler kitapçığı.”

Eser 11 bölümden oluşuyor: *Gençlik nasıl değer kazanır? *Saadetin anahtarı: İlim. *Hedefe nasıl varılır? *İrade terbiyesi. *Başarıya götüren prensipler. *Dikkat ve hafıza. *Kadınlara hürmet. *Anne-baba hakları. *Hizmet esasları. *Merhamet. *İslâm gençliğinin vasıfları…

“Takdim”de de ifade edildiği üzere, Üstad’ın rahle-i tedrisinde yetişen Zübeyir Ağabey “’insan’ unsurunu, onun hissiyat ve duygularını çok iyi kavramış; bunları iyiye, güzele, faydalıya kanalize etmenin yollarını keşfetmişti.” İşte, şimdi incelediğimiz eser, merhumun kaleme almış olduğu notların, bilâhare haleflerince tasnif edilerek kitaplaştırılmış hâli.

Gerçekten “şevk ve gayret veren, moral kazandıran, yön ve istikamet gösteren prensipleri ve hizmetimizde dikkat edeceğimiz meseleleri” (s. 11) ihtiva eden eserin özünde—bazı yerlerde kaynak belirtilse de—yoğun biçimde “âyet, hadis, Risâle esintileri, parıltıları, kokucukları, damlacıkları” hissetmek mümkün.

Fazla uzatmadan sözü Zübeyir Ağabey’e bırakalım:

*“Gençleri imana ve İslâmî hayata heyecan ve aşkla teçhiz ve tezyin etmek gerek[t]ir. Gençlerde istiklâl, istikamet, ahlâkî güzellik ve yükseklik, terakki ve tekâmül, tefeyyüz ve tekemmül aşkını uyandırmak elzemdir.” (s. 16)

*“Bedbahtlığın amili, dinsizlik ve bid’alar yayan neşriyattır. Saadetin ve bahtiyarlığın en müessir amili, Kur’ân, iman ve İslâmiyet hakikatlerini neşreden eserlerdir; o da bu zamanda Kur’ân hakikatleridir.” (s. 22-23)

*“Yüksek bir gaye; ebedî, canlı ve cazip bir maksat… İşte, bütün sıcak heyecan ve fikirlerimizi bunun üzerine çevirebilmeliyiz. Böylece hedefe varabiliriz.” (s. 28)

*“Terbiyenin en makbul olanı, kendi kendimizi terbiye etmektir.” (s. 31)

*“Umumî bir göz gezdirmek, tembel ruhların usûlüdür; mütekâmil ruhlar, zihinde tefekkürün muhtelif noktalarının damla damla takattur etmesine ve bal gibi süzülmesine imkân verirler.” (s. 34)

*“Şimdi oku, kabirde okuyamazsın!” (s. 38)

*“Günlük içtimaî hadis[e]lerle meşguliyet, kabiliyetlerin inkişafına mânidir. Bu noktaya dikkat lâzımdır; zira bugün buna ‘genel kültür’ ism-i herzesi takılmış!” (s. 39)

*“Okumak, okumak, okumak; yine okumak! Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitab-ı kebir-i kâinatı okumak.” (s. 41)

*“Sadırdan değil, satırdan konuş; kitabî olsun.” (s. 43)

*“İnsandaki kuv[v]e-i gadabiye, kuvve-i şeheviye ve kuvve-i akliyenin hepsinin istikametli olmasıyla ancak insan sırat-ı müstakimde bulunabilir; bir tanesinin ifrat ve tefriti istikameti bozar, maazallah insanı dalâlete atar!” (s. 45)

*“Namazın hakkını vermek için 9. ve 21. Söz’ü sık sık tekrar (ediniz). / Günlük evrada ihtimam, azamî ihtimam…” (s. 46)

*“İntiba[h] ne kadar şiddetli olursa, hafıza o kadar kuvvetli olur. Meselâ heyecanla öğrendiklerimizi unutamayız… / Hıfz, dikkat ve alâkanın gücü derecesinde kuvvetli olur. Bir şeyi ne kadar dikkatle ve alâkayla telâkki edersek, bellememiz ihtimali o kadar çok olur. Çok defa kolayca öğrenilen şeyler çabuk unutulur…” (s. 49)

*“Cenâb-ı Hak, kadınlara lütuf ve ihsan, hayır ve itidal ile muamele etmenizi emreder. Zira onlar anneleriniz, kızlarınız ve halalarınızdır. Onlara ne kadar lütfetseniz layıktırlar.” (s. 55)

*“Anne ve babaya dünya işlerinde itaat et; fakat senin dinine, imanına zararlı şeyler söylerlerse, ona itaat etme ve edilmez.” (s. 62)

*“Başkalarını ıslâh için evvela kendimizi ıslâh etmek icap eder.” (s. 74)

*“Bir ve beraber olduğun hizmet ve dâvâ arkadaşlarının gönlünü kırma. Senin gönlünü kıran olursa, ‘Buna benim nefsim müstahaktır.’ de ve gönlünü kıranın gönlünü hoşnut eyle.” (s. 77)

Alıntılar, âdeta “denizden bir katre.” Yalnız, Anadolu’daki ihlâslı Nur Talebelerinden bir bahis var ki (s. 96), onu da size bırakıyoruz…

Ve notlarımız:

*Her bölümün başına, o bölümün konusuyla ilgili âyet-i kerime, hadis-i şerif ve Risâle-i Nur’dan vecizeler eklenmiş.

*Hemen hemen her paragrafa “özet/spot” muamelesi yapılmış; ki bu usul dikkati celbederek eserin okunurluluğunu arttırıyor gibi!

Netice olarak, “demir leblebi” misali, cümlelerini birkaç kez okuma ihtiyacını duyumsatan, insanı tefekküre sevk eden bir eser.

Not: Vefat yıldönümünde Zübeyir Gündüzalp Ağabey’i rahmetle yâd ederken mekânının cennet, ruhunun da şad olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederiz…

(*) 1- “Ben Zübeyir’i kâinata değişmem!” 2- “Nur’un sadık kahramanı ve kumandanı.” vs.

***

ALTIN PRENSİPLER

Yazan: Zübeyir Gündüzalp Sayfa Sayısı: 96 Ebatları: 136 x 19,5 cm Türü: Antoloji Yayınlayan: Yeni Asya Neşriyat Yayın Tarihi: Ekim 2009.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*