EURONUR ÖZEL

Siyasi çöküşün asıl sebebi

Şu an ülkenin haline bir bakın.

Haksız ve hukuksuz uygulamalar ayyuka çıkmış.

Adalet dersen yerlerde sürünüyor.

Siyaset cephesinde entrikalar her tarafı sarmış.

Mafyacılık, yolsuzluk, rüşvet ve mülk gasbı normal hale gelmiş.

Toplum içten içe çöküyor.

Ekonomik, sosyal krizler ocaklar söndürüyor.

Velhasıl şu an için ciddi bir siyasi kaos var.

Bu aynı zamanda bir siyasi çöküş görüntüsünde.

Peki tüm bunların sebebi ne?

Nasıl bu hale geldik?

Bu ve benzeri sorular için bir çok cevap verilebilir.

Bir çok bahaneler sıralanabilir…

Ancak;

Bu idari ve siyasi kötü gidişin en önemli sebebi şu:

Üstadın siyasi düşüncelerinin uzağında kalmak…

Hatta bu siyasi düşüncelere karşı çıkmak…

Günümüzde uygulanabilir olmadığını savunmak…

Tüm bunlar da siyasi krizlerin ana sebebi.

Zira;

Üstad dört tür siyasi akım tarifliyor.

1-Din üzerinden siyaset yapmak

2-Irk üzerinden siyaset yapmak.

3-Katı laiklik üzerinden siyaset yapmak.

4- Siyaseti millete ve vatana bir hizmet aracı olarak kullanmak.

Üstad ilk üç sınıftaki siyasi hareketlere cevaz vermiyor.

Hatta ciddi manada karşı çıkıyor.

Siyasetin sadece millete hizmet aracı olarak işlev görmesini arzu ediyor.

Bunları da Demokratlar olarak tanımlamış.

Ve açıktan bu siyasi akıma destek vermiş.

İslam Demokrasi Partisi, Milliyetçiler ve Halkçılara da karşı çıkmış.

Peki bu siyasi prensiplere uyuldu mu?

Ne yazık ki hayır.

Mesele çok açık ve net iken bile uyulmadı.

Hatta bu prensipler tevil edildi.

Dini siyasete alet eden akıma, 12 Eylül fitnesine, ANAP ve AKP gibi siyasi kurumlara verilen destek bunun açık göstergesi.

Siz bakmayın zahiri sebeplere…

Bu günkü siyasi çöküşün asıl müsebbipleri Üstadın siyasi görüşlerine sırt çevirenlerdir.

Hatta;

“Siyaset mehdisi” gibi acube kavramlar uydurup Üstadın siyasi meslek ve meşrebine ihanet edenlerdir.

Sorumluyu başka yerde aramak beyhude.

Çözüm ise yine aynı yerdedir.

Bu dehşetli hatadan vazgeçerek Üstadın siyasi fikirlerine dört elle sarılmak.

Yaptığımız yanlışlıktan geri dönmek.

Yine ve yeniden Demokrat siyasete destek vermek.

“Demokratlar mı kaldı, yüzde bir bile değiller” sözünü duyar gibiyiz.

Evet, yüzde bir de olsa destek vermek.

Bizim görevimiz siyaset değil ki…

Biz Üstadın siyasi prensiplerine uymakla görevliyiz.

Neticeden sorumlu değiliz.

Olur, olmaz bizim işimiz değil.

Önemli olan Üstadın ortaya koyduğu siyasi düşüncelere sahip çıkmak.

Bu da Üstada olan sadakatin bir göstergesi olsa gerek.

Benzer konuda makaleler:

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu