![]()
Siyonizm, Yahudi milliyetçiliğine dayanan ve farklı alanlarda faaliyet göstererek dünya siyasetine yön vermeyi hedefleyen bir ideolojidir. Bu ideoloji, Yahudilerin kendilerine vaat edildiğine inandıkları geniş topraklarda büyük bir Yahudi devleti kurmayı ve sonrasında dünya hâkimiyetini sağlayacak “tek bir dünya devleti düzeni” oluşturmayı amaçlar. Açık kaynaklarda, Siyonizm’in mahiyeti ve faaliyetleri hakkında çok kapsamlı bilgilere ulaşmak mümkündür. Teşkilât-ı Mahsusa’nın (günümüzdeki MİT’in) son başkanı Hüsamettin Ertürk ise “İki Devrin Perde Arkası”[1], adlı anılarında Siyonistlerin “Protokoller” olarak bilinen belgelerini ele geçirdiğini belirtmiş ve Siyonistlerin metotları ve hedefleri hakkında şunları söylemiştir:
“Ben Teşkilat-ı Mahsusa‘da çalışırken dünyaya hâkim olmak isteyen bu Milletlerarası Siyonist Teşkilatının elimize geçen 22 maddelik düsturları vardı ki, ne kadar manalıdır. Burada şöyle yazılıdır:
1 – Genç nesilleri mugayir-i ahlâk telkinlerle bozmalı,
2 – Aile hayatını yıkmalı,
3 – İnsanlara, aşağı sınıflarla tahakküm etmeli,
4 – Sanatı zayıflatmak, edebiyatı müstehcen ve şehevî bir hale sokmalı,
5 – Mukaddesata hürmeti yıkmalı, hürmetle anılan kimseler hakkında rezilane vak’alar uydurmalı,
6 – Hudutsuz bir lüks, baş döndürücü modalar icat etmeli, çılgınca sarfiyatı teşvik eylemeli,
7 – Kalabalıkların vakitleri, eğlenceler, oyunlarla oyalanmalı, herkes düşünmekten alıkonmalı,
8 – Müfrit nazariyelerle (kuramlarla) fikirler zehirlenmeli, gürültü ve kargaşalıklar yaratılmalı, içtimaî sınıflar arasına kin ve itimatsızlık sokulmalı,
9 – Aristokratlara müthiş vergiler koyarak onları bunaltmalı, aralarına kin ve itimatsızlıklar saçmalı,
10 – Mal sahipleriyle işçilerin arasını bozmalı, grevler, sabotajlar tertip ettirmeli,
11 – Yüksek tabakanın manevî kuvvetini her çareye başvurarak kırmalı,
12 – Sanayinin ziraati ezmesine imkân vermeli, böylece köylü sınıfını ortadan kaldırmalı,
13 – Saçma nazariyeleri ortaya atarak halkı gayr-i kabil-i tatbik fikirlerle dolambaçlı yollara sevk etmeli,
14 – Hayat pahalılığını körüklemeli, ücretleri artırmalı,
15 – Beynelmilel mes’eleler ihdas ederek milletler arasına kin ve nefret tohumları serpmeli,
16 – Milletlerin mukadderatını tahsil ve terbiyeden mahrum kimselerin ellerine tevdi ettirmeli,
17 – Bütün hükümet şekillerini değiştirmeli, birçok sırları ifşa etmeli,
18 – Meşru hükümet tarzlarından mutlak bir istibdada gitmeli,
19 – Siyasî, iktisadi buhranlar yapmalı, servetleri mahvetmeli,
20 – Mâlî istikrarı bozmalı, iktisadî krizleri çoğaltmalı, spekülasyonlara, enflasyonlara yol açmalı, altını mahdut ellerde toplamalı, muazzam sermayeleri felce uğratmalı,
21 – Hükümetlerin ölümlerini hazırlamalı: İnsaniyeti elem, ıstırap ve yoksulluk içine atmalı.
22- İçki, kumar, zina yaygınlaştırılmalı.
Teşkilat-ı Mahsusa’nın dikkatli tetkikleri neticesinde vardığımız hakikat şudur ki, 1892’den beri dünyamız, bu zihniyetteki Yahudîlerle mücadele hâlindedir. Bunlar bir ‘Cihan İhtilali’ hazırlamaktadırlar.”
Her ne kadar bu belgelerin doğruluğu üzerine birçok tartışma ve eleştiri bulunsa da, günümüzde dünya genelinde meydana gelen hadiseler ve yaşanan gelişmeler, bu protokollerin içeriğinin gerçek olabileceğine dair endişe verici bir düşünceyi akıllara getirmektedir. Özellikle siyasî, sosyal ve ekonomik alanlardaki krizler ile uluslararası ilişkilerdeki gerginlikler, protokollerde yer alan iddiaları doğrulayan birer yansıma olarak kabul edilebilir. Bu durum, birçok kesimin bu belgeleri ciddiye almasına neden olmakta ve tarihsel bağlamda bu tür metinlerin etkisinin yeniden ciddiyetle değerlendirilmesini gündeme getirmekte ve gerekli kılmaktadır.
Dipnotlar:
[1] İki Devrin Perde Arkası Samih Nafiz Tansu, Sebil Yayınevi, İstanbul 1996, sayfa 48, 49. (1. Baskı, 1964.)