EURONUR ÖZEL

Uçak Yolculukları

Özel Makale / uçak

Meselâ, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâmın bir mu’cizesi olarak teshîr-i havayı beyân eden “Rüzgârı da Süleyman’ın emrine verdik ki, sabah gidişi bir aylık, akşam dönüşü de bir aylık yol alırdı. (Sebe’ Sûresi: 12.)” âyeti, “Hazret-i Süleyman, bir günde havada tayerân ile iki aylık bir mesafeyi kat’ etmiştir” der. İşte, bunda işaret ediyor ki: Beşere yol açıktır ki, havada böyle bir mesafeyi kat’ etsin. Öyle ise, ey beşer, mâdem sana yol açıktır; bu mertebeye yetiş ve yanaş!

Cenâb-ı Hak, şu âyetin lisâniyle mânen diyor:

“Ey insan! Bir abdim hevâ-i nefsini terk ettiği için, havaya bindirdim. Siz de nefsin tenbelliğini bırakıp bâzı kavânîn-i âdetimden güzelce istifade etseniz, siz de binebilirsiniz.” (Sözler 231)

Acil durumlarda (cenaze gibi) uçak yolculuklarının önemi ve değeri tartışılmaz. Kara yolu ile asla yetişemeyeceğimiz yerlere yetişmek için bir can simidi olan uçak yolculuğu Allah (CC) nün eşsiz bir nimetidir. Her nimet gibi bu nimetinde şükrünü eda etmek için, bizi uçak yolculuğuna mecbur eden hadislerden biraz sıyrılıp nasıl bir nimet ile muhatap olduğumuzu tefekkür etmek icap ediyor yani vacip derecesinde oluyor.

Havaalanında Başlayan Şükür Şuuru

Bu nimetin şükrü havaalanı içinde iken başlıyor. Burada gördüğümüz ve bir telaş içinde oradan oraya koşturan kadın-erkek ve dahi çocukların Adem (AS) ve Havva validemizin çocukları olduklarını biliyoruz da onlara o gözle bakma becerisini gösteremiyoruz. Onlara o gözle baktığımızda değişik ülke, ırk, dil ve kültür farklılıkları bir anda ortadan kalkıyor hepsi tanıdık akrabalarımız gibi gelmeye başlıyor.

Ayağımızı uçağa atarken; “Üzerlerine binip, onlardan yararlanasınız, sonra üzerlerine yerleştiğinizde Rabbinizin nimetini anarak: ‘Bunları hizmetimize veren Allah ne yücedir; yoksa bizim bunlara gücümüz yetmezdi’ diyesiniz.” (Zuhruf Suresi 13) “Şüphesiz biz, bu nimetlerden sorulmak üzere Rabbimize döneceğiz!” (Zuhruf Suresi 14) ayet-i kerimelerini mutlaka okumamız sünnettir.

Cam kenarı-koridor faslı da geçtikten sonra kek ve çay cimriliğine düşmüş havayolu firmasına fazla takılmadan kara yoluna göre çok kısa sürecek olan yolculuğumuzu nasıl en iyi şekilde değerlendirebilirim diye derhal bir planlama yapmak gerekiyor.

Uçak kalkana kadar anlatılan uçuş emniyet kurallarını dikkatle dinledikten sonra, ayağımızın yerden kesildiği andan itibaren artık aldığımız-verdiğimiz her nefesin çok kıymetli olduğu bilinci içerisinde olmak gerekiyor.

Uçakta Sohbet ve Tebliğ Fırsatı

Müsait ise ve aksülamel yapmayacaksa yanımızda oturan yolculuk arkadaşımızla sohbet etmek, etrafı rahatsız etmemek şartı ile bizde olanları uygun bir üslup ile ona aktarmaya çalışmak salih amel sınıfına girer. Bu sohbetin veraset-i nübüvvet şuuru içinde bir tebliğ olduğunu unutmamalıyız.

Oturduğumuz koltuk bu vazifeyi yapmaya müsait değilse ve cam kenarında oturuyorsak tefekkür, koridor kenarında oturuyorsak da tesbihat vazifemiz başlıyor.

Pencereden dışarıda seyrettiğimiz manzaralar hakkında kitap yazsak yetmez. Rabbimizin büyük ayetleri işte gözümüzün önünde. Bu kudret eserlerini seyrediyor olmak büyük bir imtiyaz ve yerde bu eserleri görmemiz imkânsız. Doya doya seyredip Allah (CC)’in kudretinin ne demek olduğunu karınca misal hissetmemiz mümkün.

Her an değişen manzaraları seyretmek öyle doyumsuz bir ibadet ki tarif edilmez ancak yaşamak lazım. Balın tadı tarif edilmez tadınca anlaşılır. Göz ve kalbimiz bunlarla meşgul iken dilimizi de bu ibadete ortak edip her bir manzaraya bir tevhid, bir tekbir, bir tehlil, bir tesbih kelimesini alt yazı olarak eklememiz gerekiyor.

Koridor kenarında oturuyor isek sağa sola boş boş bakıp ve yerdeki işlerimizi düşünmekten de vazgeçip, gökyüzünde olduğumuz bilinci içinde evrad ile kendimizi meşgul etmeliyiz. Aşağısı yer yüzü mescidi ise yukarısı da gökyüzü camisi. Gökyüzü camisinde kaç kişi ibadet etmekte olduğumuzu hiç düşündük mü?

Burada görevli melaikeler ile beraber ibadet etmek, onlar ile birlikte tesbihat yapmak, onların saflarına katılmak ve onlar ile arkadaş olmanın manevi hazzını bir sefer tadarsak, eminim bir daha uçağa bindikten sonra bir saniyemizi bile boşa geçirmezdik.

 Kârlı Bir Ticaret 

Orta koltukta oturuyor isek, (uyumamaya çalışarak) arada sırada pencereden bakıp tefekkür, bazen de etrafımıza bakıp tesbih vazifelerini ifa etmeye çalışmak kârlı bir ticarettir. Uçak inişe geçip piste teker koyduğunda da bütün hasselerimiz ile derin bir “Elhamdülillah” demek mazhar olduğumuz bu azim nimetin şükrünü eda etmektir.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu