Ukrayna’daki Rusya Operasyonlarına Dair (2)

PANDEMİ İLE ÇATIŞMALARA ARA VERİLDİ

Deccaliyetin rükünlerinden Lenin’in, devrimin durağanlığının felaket olacağı ikazı, bu küresel neoconlar için çok önemlidir. Bütün güçleriyle, 1871 Paris devriminden bu yana koşuşturduklarına tarih şahittir. Bu Marksist devrimlerin tarihini merak edenler, yeteri kadar bilgiyi elektronik ansiklopedilerde bulabilir. Bizi alakadar eden önemli nokta; Üstadımızın zamanından günümüze gelen bu dehşetli cereyanın;  usulleriyle, ittifaklarıyla, ahlaki tahribatlarıyla, tarih düşmanlıklarıyla, insani değerleri ortadan kaldırma çabalarıyla, insan nesline olan adavetleriyle, özellikle kadını sosyal hayatta yalnızlaştırmalarıyla ve daha yüzlerce renk/sloganlarıyla ve hatta dağınık görünen birçok komiteleriyle tanınması ve bilinmesidir. Tahmin edemeyeceğimiz nitelikte korkutucu gücü, rüşveti, dehayı ve teknolojiyi kullanarak dünya hâkimiyetine koşan bu tahribatçıların büründükleri mağduriyet, milliyetçilik, avamcılık, halkçılık, özgürlükçülük, emekçilik ve insancılık maskeleri, çoğu zaman üstadımızın buyurdukları gibi bizi de aldatıyor. Bu cereyanın Avrupa’da sebep olduğu ve elli-altmış milyon insanın hayatına mal olan İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında, Bediüzzaman’ın bu dehşetli cereyanın türleriyle alakalı ilginç ikazlarıyla karşılaşıyoruz.

Çoğu kez safiyetimiz, iyi niyetimiz, yersiz şefkatimiz ve hepsinden daha ileri cehaletimizle, maalesef deccaliyetin unsurlarına, taraf ve düşüncelerine müsamaha ile bakabiliyoruz. Biz dindarlar olarak bu aldanmaya, son otuz sene içinde İslam toplumları olarak en az on defa yakalandığımızı hayatımla şahidim. Şu Ukrayna meselesindeki tahşidatımızın sebebi de, tekrar bir daha aldanmayalım ve dualarımızı yanlış cephelere semavi dinlerin düşmanları cereyanlara göndermeyelim diyedir.

Evet, Pandeminin mahiyetini araştıranlar da, bazı unsurlarıyla bu ahir zaman şerirlerinin izlerine rastladıklarını söylüyorlar. O geniş konuyu burada mevzubahis edemeyeceğiz. Yalnız salgının küresel çatışmalara ara verdiğini, daha önce de yazmıştık. Bildiğiniz gibi İkinci Avrupa’nın hareketlenmeye başladığını söylediğimizin ertesi haftasında, bu tahripkâr ittifakın Kazakistan’da devrime kalkıştığına şahit olduk. Rusya’nın bölgesel ittifakı, neoconların buradaki kalkışmalarını yerinde bastırarak olayı bitirdiler. Başarılı olamadıkları için hiç sahiplenmediler, başarısız hareketlerinin üzerini çabucak örttüler. O zamanda da bu global İttifak’ın Rusya’ya birkaç cephe açarak önce ekonomik ve sonra siyasi yönden çökertmeye teşebbüs edeceğini yazmıştık ki, Ukrayna’da toplanan Kuzeyliler, Rus asıllı vatandaşlarının yoğunca yaşadıkları Doğu Bölgesindeki Rus asıllıları katliama hazırlandıklarını, bu bölgede yaşayan Rus vatandaşları söylüyorlar. Zira daha önce Odessa’da aynı mahiyette bir katliam gerçekleştirmişlerdi. On seneden beridir barış için çaba harcayan Rus hükümetine, ekserisi Yahudi olan Ukrayna idarecilerinin cevaplarını hem medyada ve hem de arşivlerde bulabilirsiniz.

New York ve Londra merkezli medya devlerinin 24 Şubat öncesinde, Rusya’nın bölgeye saldıracağı haberleri hangi çerçeve ve üslupla dünya kamuoyuna ilettiğini merak etmeyenler, bu yazıyı okumakla zaman kaybına uğramış olurlar. Yani, Rusya’nın işgali için her türlü ön hazırlık, davetiye ve yığınak yapan bu küreselcileri görmemezlikten gelip, meseleyi “Zavallı Ukrayna Halkı” labirentine hapsedenlerin, peşinen deccaliyete müsamaha ile baktıklarını söyleyebiliriz. John Kerry ile Victoria Nuland’ın Rusya’nın Suriye’de çatışma ortasında iken başlattıkları KİEV DEVRİMİNİN bölgeden ziyade AB ve Rusya’yı, dolaylı olarak İslâm ülkelerini alakadar ettiğini söylememiz, size zaid görünebilir. Nuland ve ekibinin;  Çin’den sonraki ABD düşmanı veya rakibinin AB olduğunu beyan eden o kadar yazı, makale ve açıklamaları var ki… AB’nin birçok temel ihtiyacını karşılayan, milyonlarca vatandaşını AB’de istihdam ettiren ve bilhassa Enerjide AB’ye can simidi olan Rusya’yı terbiye ederken, diğer taraftan AB’yi de dize getirecek çalışmaları yapıyorlar, Maydancılar…

Buraya tarihi üç anekdot daha ilâve etmemiz gerekiyor.

Ukrayna cephesinin bir tarafı AB nin ekonomik cihetine baktığı gibi, öbür tarafı da AB’nin temsil ettiği demokrasi ve insan hakları gibi değerlere bakıyor. AB’nin manen ve değerler itibariyle sıkıntıya girmesi, Neocon-Neoliberallerin tahriplerini kolaylaştıracaktı. Diğer husus ise; dessas İngiliz’in Brexit ile ayrıldıktan sonra; menfi, tahribatçı ve çatışmacı siyasetini Ukrayna üzerinden Almanya ve AB’ye karşı uygulamaya koyulması… Zira bu operasyonların en fazla kaybedeni, kuzey ikinci akımın sahibi Almanya idi. Üçüncü nokta ise, Neoconların Avrupa’da terör için topladıkları ve eğittikleri ırkçıların bölgedeki çatışmalarda kullanılmalarıydı. Daha önce, Müslüman kökenli unsurları İŞİD şemsiyesi altında toplayan deccaliyet organizasyonu, bu defa Yahudilerin dedelerini öldüren Ruslardan ve Almanlardan aklınca intikam alacaktı. Onların parasıyla, onların silâh ve askerleriyle… Rusya ile AB kapışmaları deccaliyet komitesini daha ziyade mutlu edecekti. Hristiyan Batı çocukları, bütün bu tuzaklardan habersizce BATILI NEONAZİ SLOGANLARIYLA hipnoz olmuşçasına Ukrayna macerasına macerasına sürüklenmişlerdi. Tıpkı Kısmen Arap, Orta Asyalı, Berberi ve Kafkasyalı Müslümanların Suriye’de “Beşşar’a Ölüm” diye toplandıkları gibi…  Çocuklar Rus askerleri öldürünce, meşhur millet intikamını her iki taraftan da- kısmen- almış olacaktı.

Neonazi olarak adlandırılan ve mahiyetleri önemli olmayan bu Hristiyan unsurların Ukrayna’da öldürülmeleri, Ukrayna idarecilerine üzüntü yerine sevinç vereceğini düşünmemiz elbette mübalağa olmamalı.  Fakat Neonazi uydurmasının da ”Marksist küreselci teorisyenlere” ait bir kelime olduğunu bir yere kaydedelim. Bu konuya tekrar döneceğiz. Marksizm’in saklanılan iç yüzündeki “ırkçılık” üzerine mutlaka bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Tarih boyunca, bilhassa Yahudi milletinin bulunduğu yerde ırkçılık hastalığının ortaya çıkmasına vesile olmaları da, ayrı bir çalışmanın konusu olmalı.

Benzer konuda makaleler:

6 Comments

  1. İnsan fıtratı yalanı görünce yalan diyor. İnsan beyni adeta doğru takip için çalışıyor. Yerine oturmayan o kadar çok şey var ki bu meselede.kamu oyunda gördüğümüz hiç de rahat olmayan gerçekten gerçeği arayan bir ruh hali var. İnsaniyet hakikatin ucunu yakaladıktan sonra bırakmayacaktır. O kadar şiddetli aldatma oyunları yapıyorlar ki güneş gibi ortaya çıktılar belki de. Deccaliyet insaniyeti vicdanı daha fazla aldatamayacak çünkü Risale-i Nur projektör gibi nereye saklansa onu ortaya çıkaracak kadar güçlü bir ışık yayıyor elhamdülillah. Allah razı olsun. Yazılarınız her yeri aydınlatıyor.

  2. İkinci Avrupa’nın dünya hakimiyetine mani olmaya çalışan Rusya’nın cezalandırmasından ibaret bir savaş imiş. Başında anlayamadık. Allah razı olsun.

  3. Bu cereyanlara, yani Rusya etrafında dönen “kalkışlarda yada provokasyonlara” dolayısıyla Rusya’nın çok yönlü cephelerdeki mücadelesinde ne denli başarılı olabilecek, dayanma gücü ne kadar, yeterlimi acaba…???

  4. “ONÜÇÜNCÜ MES’ELE:
    Kat’î ve sahih rivayette var ki: “İsa Aleyhisselâm büyük Deccal’ı öldürür.”
    Vel’ilmü indallah, bunun da iki vechi var:
    Bir vechi şudur ki:
    Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidracî hârikalarıyla kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal’ı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mu’cizatlı ve umumun makbulü bir zât olabilir ki: O zât, en ziyade alâkadar ve ekser insanların peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâm’dır.
    İkinci vechi şudur ki:
    Şahs-ı İsa Aleyhisselâm’ın kılıncı ile maktûl olan şahs-ı Deccal’ın teşkil ettiği dehşetli maddiyyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-ı manevîsini öldürecek ve inkâr-ı uluhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak İsevî ruhanîleridir ki; o ruhanîler, din-i İsevî’nin hakikatını hakikat-i İslâmiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağıtacak, manen öldürecek. Hattâ “Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir. Hazret-i Mehdi’ye namazda iktida eder, tâbi’ olur.” diye rivayeti bu ittifaka ve hakikat-i Kur’aniyenin metbuiyetine ve hâkimiyetine işaret eder.”
    Şualar – 587

  5. “ONDÖRDÜNCÜ MES’ELE:
    Rivayette var ki: “Deccal’ın mühim kuvveti yahudidir. Yahudiler severek tâbi’ olurlar.”
    Allahu a’lem, diyebiliriz ki, bu rivayetin bir parça tevili Rusya’da çıkmış. Çünki her hükûmetin zulmünü gören Yahudiler, Almanya memleketinde kesretle toplanıp intikamlarını almak için, Komünist Komitesi’nin tesisinde mühim bir rol ile yahudi milletinden olan “Troçki” namında dehşetli bir adamı, Rusya’nın başkumandanlığına ve terbiyegerdeleri olan meşhur Lenin’den sonra Rus hükûmetinin başına geçirerek Rusya’nın başını patlatıp bin senelik mahsulâtını yaktırdılar. Büyük Deccal’ın komitesini ve bir kısım icraatını gösterdiler. Ve sair hükûmetlerde dahi ehemmiyetli sarsıntılar verip karıştırdılar.”
    Şualar – 587

  6. Avrupa Birliği,bu Ahirzamanın tahribatcı cereyanlarını Kur’an ve hadisler ışığında ve Risalei Nur penceresinden deruni bir şekilde talim edip öğrenmelidir. Düşman ve hileleri bilinirse, onu ALT ETMEK de hayli kolay olur. Allah c.c. cümle insanlığın yar ve yardımcısı olsun inşaallah.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*