Üstad Bediüzzaman ve himmet

Himmetin kısa manası, insanın bütün kalbiyle gösterdiği ciddî gayrettir.

Fakat bu gayretin ya da himmetin hedefi çok mühimdir. Aslında himmetin diğer adı, tayin edilen hedeftir ve maksattır. “Zira maksadın büyümesiyle himmet de büyür” 1 “Hem de insanın kıymet ve mahiyeti, himmeti nisbetindedir. Himmetin derecesi ise, maksad ve iştigal ettiği şeyin nisbetindedir.” 2

Bu sebeple, büyük zatların büyüklüğü de himmetlerinin büyük olmasındandır. Meselâ başta Peygamber Efendimiz (asm) büyük himmetiyle İslâmiyet’i dünyanın başına geçirmiştir. İnsanlığa en büyük rehber olmuştur. Sair büyük zatlar da büyük himmetleriyle insanlığa hizmet etmişlerdir. Günümüzde bunun en büyük numunesi Üstad Bediüzzaman Hazretleri’dir. Seksen küsur senelik hayatıyla milyonlarca insanların manevî hayatlarının kurtulmasına vesile olmuştur. Çünkü onun hedefi ve himmeti, “Kur’ân’ın sönmez ve söndürülemez manevî bir güneş olduğunu bütün dünyaya ispat edip göstermekti” bu vesileyle de insanların imanlarını kurtarmaktı. Ve bunda da bihakkın muvaffak olmuştur. “Çünki bir adamın kıymeti, himmeti nisbetindedir. Kimin himmeti milleti ise, o kimse tek başıyla küçük bir millettir. Yani: Kimin himmeti yalnız nefsi ise, o insan değil. Çünki insanın fıtratı medenîdir. Ebna-i cinsini mülâhazaya mecburdur. Hayat-ı içtimaiye ile hayat-ı şahsiyesi devam edebilir.” 3 diyen Üstad Bediüzzaman Hazretleri, hiçbir zaman kendi için yaşamadı. Milletin imanının selâmeti ve insanlığın barışı için yaşadı.

Bu itibarla, mü’min olan bir insanın himmeti de bu istikamette olmalıdır. Çünkü “bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife imanını kurtarmaktır, başkaların imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır.” 4 Dünyevileşmenin öne çıktığı bu zamanda, himmetler dağılmakta ve bölünmektedir. Evet, “Bu Zamanda, medeniyet-i Avrupa’nın tahakkümüyle, felsefe-i tabiiyenin tasallutuyla, şerait-i hayat-ı dünyeviyenin ağırlaşmasıyla, efkâr ve kulûb dağılmış, himmet ve inayet inkısam etmiştir. Zihinler maneviyata karşı yabanileşmiştir.” 5 “Küre-i Arzı bir köy şekline sokan şu medeniyet-i sefihe ile gaflet perdesi pek kalınlaşmıştır. Ta’dili, büyük bir himmete muhtaçtır.” 6

Bu sebeple, bilhassa Risale-i Nur Talebeleri bu noktada çok hassas olmalıdır. Ehemmiyetsiz sebepler yüzünden himmetlerini dağıtmamalıdır. Ve Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin himmetini her vakit göz önünde bulundurmalıdırlar. Çünkü “Bu havanın zararından kurtulmak çaresi, Risale-i Nur’un gözüyle bakmak ve ne kadar müşkilât ziyadeleşse kudsî vazife itibariyle daha ziyade ciddiyet ve şevkle hareket etmektir. Çünki başkaların füturu ve çekilmesi, ehl-i himmetin şevkini, gayretini ziyadeleştirmeğe sebebdir. Zira gidenlerin vazifelerini de bir derece yapmağa kendini mecbur bilir ve bilmelidirler.” 7

Dipnotlar: 

1- Divan-ı Harbi Örfi 52.
2- Muhakemat 97.
3- Tarihçe-i Hayat 85.
4- Emirdağ Lâhikası 54.
5- Sözler 456.
6- Mesnevî-i Nuriye 109.
7- Kastamonu Lâhikası 44.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*