Bu yıl hem ülkemizde hem de bölgemizde bol yağışlar oldu. Öyle ki barajlarımız ve su kaynaklarımız doyasıya beslendi. Bilhassa güney bölgelerimizde mevsim normallerinden çok yüksek yağışlar meydana geldi.
Bu yağışların İran ve ABD savaşı sonrasında artış göstermesi bazı ilginç yorumlara vesile oldu. Sosyal medyada yapılan bazı yorumlara göre yağışlarımız çalınıyormuş. ABD’nin bölgeye kurduğu HAARP teknolojisi ile yağmur yağışlarına müdahele ediliyormuş. ABD’ye ait bu tesislerin İran füzeleri ile tahrip edilmesi sonucunda yağış oranları önemli miktarda artmış.
Peki bu yorum ve izahlar ne kadar gerçekçi?
Teknoloji ile iklim olaylarına müdahele etmek mümkün mü?
Bu ve benzeri soruların cevabı net olmamakla birlikte iklim olaylarına teknik olarak müdahele edildiği bir gerçek. ABD’nin, merkezi Alaska’da olan HAARP teknolojisi ile kısmi de olsa semada cereyan eden olaylara bir ölçüde müdahele edilebiliyor. Her ne kadar bunların bazıları komplo teorisi olarak vasıflandırılsa da bazı sıra dışı ilkim olayları bazı müdahelelerin vuku bulduğuna işaret ediyor.
Aslında bu konuda hadislerde bazı işaretler de var. Kıyametten haber veren hadis-i şeriflerde bu konuya dikkat çekilmiş.
İşte o hadislerden birisinde bakın bu konu nasıl ifade edilmiş:
“Biz, “Ya Rasulallah, onun yeryüzündeki sürati ne kadardır?” diye sorduk. “Deccal Rüzgarın sürüklediği bulutlar gibi insanların yanından geçer. Rabbları olduğunu söyleyerek kendisine iman etmelerini ister. Onlar da iman ederler. Göğe yağmur yağdırmasını emreder. Yağmur yağar, yere emreder, bitikler biter, hayvanlar da otlaklardan daha besili ve sütlü olarak dönerler. Daha sonra başka insanların yanına gelecek, onları da kendisinin rab olduğunu inanmaya davet eder, fakat onlar bu daveti kabul etmeyip reddederler. Tevhit inancı üzere kalırlar. Deccal de yanlarından döner gider. Bu sefer o toplumdan yağmurlar kesilir, otlar kurur, hayvanlar da helak olurlar. Deccal harabe bir yere uğrar ve defineleri ortaya çıkar diye emredince bal arılarının beylerini takip ettikleri gibi defineler de deccalin arkasından giderler.”(https://www.saidnursi.de/kiyamete-giden-yolda-8-buyuk-gecit-noktasi/)
Bu hadis-i şerifte geçen “Göğe yağmur yağdırmasını emreder. Yağmur yağar… Deccal de yanlarından döner gider. Bu sefer o toplumdan yağmurlar kesilir, otlar kurur…” tabirleri ahirzamanda bazı sema olaylarına müdahele edilebileceğini ifade etmekte.
Çünkü Deccal çıktığı zamanlarda teknolojik gelişmeler son derece ileri seviyede olacak. Bu hususa Beşinci Şua adlı eserde şöyle dikkat çekilir:
“Rivâyette var ki: “Deccâl çıktığı gün bütün dünya işitir ve kırk günde dünyayı gezer ve hârikulâde bir eşeği vardır.”اَللّٰهُ اَعْلَمُbu rivâyetler tamamen sahîh olmak şartıyla tevilleri şudur: Bu rivâyetler mûcizâne haber verir ki, “Deccâl zamanında vâsıta‑i muhâbere ve seyahat o derece terakkî edecek ki, bir hâdise bir günde umum dünyada işitilecek. Radyo ile bağırır, şark-garp işitir ve umum ceridelerinde okunacak. Ve bir adam kırk günde dünyayı devredecek ve yedi kıtasını ve yetmiş hükûmetini görecek ve gezecek.” diye, zuhûrundan on asır evvel telgraf, telefon, radyo, şimendifer, tayyareden mûcizâne haber verir.(Beşinci Şua, 17. Mesele)”
“Deccâl zamanında vâsıta‑i muhâbere ve seyahat o derece terakkî edecek ki…” tabiri Deccalin zuhuru zamanında teknoloji öyle terakki edecek ki sema olaylarına bile müdahale edilebilecek manasını da ihtiva etmekte.
Buna da hadislerde “Deccal göğe yağmur yağdırmasını emreder. Yağmur yağar…” tabiri ile dikkat çekilmiş. Yani hadislerde Deccal zamanında meydana gelen teknolojik gelişmeler Deccale izafe edilerek ifade edilmiş. Bu da gösteriyor ki kıyamete yakın ahirzamanda bazı sema olaylarına müdahale edip yönlendirme yapılabilecek. Bu sema olaylarının başında da yağmur meselesi geliyor elbette. Bazı yerlerde aşırı yağışların olması, bazı yerlerde ise şiddetli kuraklık yaşanması buna açık bir delil.
Elbette ki yağışların artması sadece teknolojik sebeplere bağlanmaz. Ancak bazı yönlendirmelerin de olduğu açık. Zira yıllardır ülkemizde ve yakın bölgemizde şiddetli bir kuraklık yaşandığı bilinen bir gerçek.
Yakın zamana kadar bulutlarda spreyleme yapıldığı da medyada çokça yer aldı. Hatta bir çok insan gözleri ile gördü bu spreyleme olayını. Son günlerde bu spreyleme olayının da yapılmadığı görülüyor. Belki bu da yağışların artmasına vesile oldu. Tabi ki her şey Kudret-i İlahi dairesinde cereyan ediyor. Ancak Kudret de hikmet kanunlarını göre çalışmakta. Hikmet de bir ölçüde insan iradesini ve tercihini dikkate almakta. Bu nedenle bazı şer grupların semadaki düzeni bozmak için bazı faaliyetler yapabileceği de kuvvetli ihtimal dahilinde.