EURONUR ÖZEL

Yeni Osmanlıcılık, ABD ve BOP Projesi

Özel Makale / osmanlı

Yeni Osmanlıcılık

Üstadın ilginç bir tespiti var:

“Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz—fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler.” diye…Lem’alar – On Altıncı Lem’a

Bu tespit zihnimizin bir kenarında dursun.

Şimdi gelelim şu yeni ABD elçisi Tom Barrack’ın sözlerine.

İşte bakın ne diyor Barrack efendi:

“Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir. Benim için İzmir, Yahudilerin, Müslümanların, Hristiyanların bir arada yaşadığı, bu toplulukların harmanlandığı bir örnek. Bu tüm dünyada ve Orta Doğu’da olması gereken bir durumdur. Bence Türkiye, tüm bunların merkez noktası olabilir.”

Kulağa hoş geliyor değil mi?

Osmanlı sistemi yeniden kurulacak.

Türkiye Ortadoğu’da lider ülke olacak.

Peki öyle de…

Türkiye o zaman kimin olacak?

Nasıl bir yönetim başa gelecek?

Ve bu yönetim kime hizmet edecek?

Bu ve benzeri sorular şu gün için cevapsız.

Sadece süslü laflar dolaşımda.

Geçen gün İtalya cephesinden “Türkiye Birleşik Devletleri” önerisi geldi.

Demek ki bu bir Roma projesi de aynı zamanda.

Bu kadar sesli düşünüldüğüne göre arkada önemli bir proje var demektir.

Son zamanlardaki açılım dedikleri de bunla alakalı olabilir.

Çünkü bu vesile ile aynı şeyler söyleniyor.

Araplar, Türkler, Kürtler gibi aynı harmanlamalar yapılıyor.

Türkiyelilik söylemlerinin artması da bunun işareti.

BOP Projesinin Hedefi

Belki de bu sözler BOP projesinin nihai hedefi.

Görünen o ki Türkiye şu an küresel fitne şebekesinin deneme alanı.

Bir takım karanlık odakların aynı merkezde birleşmesi bunun açık delili.

Peki bunların amacı ne?

Türkiye’yi bölgesel bir güç yapmak mı?

Ortadoğu’yu Türkiye üzerinden kontrol etmek mi?

Türk milletinin refahı ve gelişmesine yardımcı olmak mı?

Yani her şey Türkiye hayrına mı yapılmak isteniyor?

Soruları uzatmak mümkün.

Ama cevap tek ve net.

Tüm bunlar Türkiye ve millet hayrına değil.

Şayet bunların maksadı ülke hayrına olsa idi biraz olsun şu son zamanlarda yaşanan haksız ve hukuksuz uygulamalara ses çıkarırlardı.

Demokrasinin gelişmesi için destek olurlardı.

Ama tık yok.

Zaten mevcut tek adam yönetimin en büyük destekçisi bunlar.

Batı bu desteğini biraz olsun çekse bu rejim ayakta durmakta zorlanır.

Hal böyle iken…

Bunca yapılan haksız ve hukuksuz uygulamaya ses çıkarmayanlar…

Şimdi gelecekler Türkiyelilik, Osmanlı gibi süslü laflarla sizin hayrınıza çalışacaklar, öyle mi?

Buna aklı başında olan kimse inanmaz.

Şimdi Üstadın girişte naklettiğimiz sözüne geri dönelim:

“Biz ferec ve ferah ve sürur ve fütuhat isteriz—fakat kâfirlerin kılıcıyla değil! Kâfirlerin kılıçları başlarını yesin; kılıçlarından gelen fayda bize lâzım değil. Zaten o mütemerrid ecnebîlerdir ki, münafıkları ehl-i imana musallat ettiler ve zındıkları yetiştirdiler.”Lem’alar – On Altıncı Lem’a

Çözüm Nedir?

Bu sözü iyi anlayıp kendimize gelelim.

Türkiye’nin geleceği içi boş olan süslü laflarda değil.

İçi hak, hukuk ve adaletle doldurulmuş cumhuri bir sistemdedir.

Demokrasinin tüm kural ve kuralları ile işletilmesindedir.

Her şeyin açıkta cereyan ettiği şeffaf bir yönetim şeklindedir.

Güçlü bir kamuoyu ve güç bir Meclistedir.

Türkiye sınırları içinde yaşayan her kesin vatandaşlık bağı ile eşit fırsatlara sahip oldu bir adil sistemdedir.

Bu nedenle;

Batının telkin ettiği süslü lafları takip etmek yerine, kendi değerlerimize dönüp gerçek bir demokrasinin tesisine çalışmak en akılcı yoldur.

Ahmet Said Akgül

Hakkın hatırı âlîdir; hiçbir hatıra feda edilmez! Devamı »

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu