“Yeter!” kime denir?

Seçim tarihi belli oldu: 14 Mayıs. Bir kuşkum var; ama, inşallah değiştirilmez ve resmî olarak da ilân edilir.

Şayet genel seçimlerin tarihi 14 Mayıs olarak kesinleşirse, bunda müthiş, harikulâde bir tevâfuk ortaya çıkar. Esasen, bu sene itibariyle var olan daha başka tevâfuklarla birleştiğinde, o takdirde göz kamaştıran bir tevâfuklar zinciri sergilenmiş olur. Belki de, bazı risâlelerde tâ bir asır evvel müjdelenen o meşhûr “fecr-i sâdık”ın emâreleri meydân-ı zuhûra çıkar. Kim bilir…

Bundan 73 sene evvel vatanın âfâkını saran “Dindar Demokratlar”ın şu “Yeter! Söz milletin!” haykırışı, şimdi bütün haşmetiyle yeniden gündemde. Oh, elhamdülillah… Üstelik, buna görünür durumdaki eski-yeni hiçbir parti karşı gelmiyor, itiraz etmiyor, menfi bir tavırla yaklaşmıyor.

Ne kadar güzel, ne kadar hoş bir durum değil mi? Bunun görünürdeki hâli gibi, inşallah neticesi de hoş olur, hayır olur, güzel olur…

Şayet, 14 Mayıs 1950 seçimlerinde hür iradenin tecelli ve tahakkuk eden “Yeter! Söz milletin!” nidâsı bu seçimde de tecelli ederse, hiç şüphe yok ki mevcut iktidarın sonu gelir.

Zira, demokrasi ile idare edilen hiçbir yerde “Yeter!” sözü muhalefet için söylenmiyor ve söylenmez. Hele ki, hukuk içinde hareket ve faaliyet gösteren bir muhalefet ise.

Esasen, şunu da herkes biliyor ve bilmeli ki, demokrasilerde “muhalefetsiz bir iktidar rejimi” söz konusu dahi olamaz.

Evet, demokrasilerde iktidar el değiştirmeli. Yani, muhalefetin de iktidara gelme, gelebilme şansı-imkânı olmalı. Ama, ne yazık ki, şimdiki iktidar bunu hiçbir şekilde kabullenmiyor ve hazmedemiyor durumda. Bundan dolayıdır ki, 1950 seçimlerinde doğrudan doğruya iktidar partisine karşı söylenmiş olan “Yeter! Söz milletin!” ifadesini tersine çevirircesine tutup bugünkü muhalefet partilerine karşı kullanmaya çalışıyor. Vemine’l-garaib. Ama, kanaatimce bu tutmaz; kaldı ki, anketlere göre de tutmuyor.

Bilindiği gibi, normal seçim tarihi Haziran’ın 18’i, ya da 25’i olarak belirlenmişti. Değişik gerekçelerle öne alınacağı kesinleşti; ancak, henüz resmî ilânât yapılmadı. 14 Mayıs’ın önünde şimdilik bir engel görünmüyor. Temenni ederiz ki, engelsiz, kazasız, kavgasız bir şekilde seçim süreci tamamlanır.

Bu vesile ile ifade edelim ki, dünden bugüne Demokrat Parti kadar itilip kakılan, zulmen mağdur duruma düşürülen, çoğu zaman küçümsenip görmezden gelinen siyasî hiçbir misyon hareketi yoktur: Darbeler, muhtıralar, barajlar, tek adamla önünü kesmeler, mahkemelerde süründürmeler, maddî yönden çaresiz-imkânsız bırakmalar, mirasını gasp etmeler, misyonunu görmezden gelip şehitlerini istismar malzemesi olarak kullanmalar, ne yazık ki en çok bu siyasî misyon hareketi için söz konusu olmuştur.

Şimdilerde ise, İlâhî takdir, eser rüzgârı Demokratların lehine çevirmiş gibi görünüyor. Hem “Altılı Masa”da yüksek bir değer ve itibar görmesi, hem de şu âna kadar hiç itirazsız şekilde kabul edilen 14 Mayıs tarihinin, aynı zamanda Demokratların zaferi ve hatta milletin nazarında “Demokrasinin Bayramı” olarak kabul görmüş bir günün yıldönümüne denk gelmesi gibi tevâfuklar, Demokrat misyon için hakikaten güzel günlerin geleceğini müjdeliyor gibi geliyor.

Gelişmelerin vatanımız, milletimiz ve âlem-i İslâm için hayırlar getirmesini, ferec ve fütûhâta vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyâz ediyoruz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*