Yitik

Sizce değerli olan bir zatî eşyanızı, sahip olduğunuz bir nesneyi yitirseniz, üzülürsünüz. Buluğunuzda ise, sevinirsiniz. Küçük büyük fark etmez.

Uykunuzu yitirseniz uykusuz kalır, sağlığınız bozulur.

Sevdiğiniz birini, bir dostunuzu ya da dostlarınızı yitirseniz; huzurunuz bozulur. Çünkü dostluk, zor kazanılan bir değer.

Değerlerin, değerini bilmemek; sonucunu görmemek, izahı zor bir durum!

Böyle bir hâl üzere, arkada kalan seneler gibi, arkada kalan; ihtilâttan mahrum olan bir kimseyi bir mekânda, bir zamanda görseniz, yitiğini bulmuş gibi havalara uçarsınız. Belki de sarılır, koklaşırsınız.

Zira dostluk, dostunun, her derdine en müessir bir ilâç!

Her zaman, her değeri kazanmak zor; kaybetmekse, bir fiskeye bakıyor.

Düğün dernek, cenaze gibi topluca bir araya gelinen yerlerde sevdiğiniz, muhabbet ettiğinizi bir kimseyle karşılaştığı zaman, insan, bir yitiğini bulmuş gibi oluyor; âlemine bir pırıltı, gönlündeki saklı sevinç hayat bulup doğuyor.

Neden?

Nedeni gayet açık: O değerin değerinin sende mahfuz oluşu.

Akla malik insanlar, istisnasız, bu sevinci yaşarlar.

Dostun, dostla vuslatı, gönüllerin bahçesinde seyerân.

Şu dünyanın hangi şeyi, kalp kırmaya değer ki?

Bir bayram daha yaşandı sağlıkla, selâmetle, huzurla.

İhsan olan, ikram olan bu bayramlar hür olmanın, bir olmanın; hatta yitiğini bulmanın en münasip mevsimi.

Çünkü bayram, insanların hemhâl olma mevsimi.

Sevdiklerinizle, saydıklarınızla buluşun, küs iseniz barışın; dostlar ile karışın, Allah için konuşun demiyor mu kitaplar; kürsülerde, hitaplar?

Madem öyle; yitikleri, yitirmeden bulalım.

Hak namına, kucaklaşıp, sâdık kardeş olalım.

İnşaallah.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*