Hollanda semaları

Avrupa basını, medyası ve münevver şahsiyetleri İslâmiyet’i gündemde tutmakta ve tahrifâta uğrayan Hıristiyanlığa karşı alternatif olarak görmektedirler. Geçmiş tarihlerde ve halen Müslüman irşad ekipleri ve Hıristiyan din görevlileri “Ulusal Tanışma Günü” veya “diyaloglar” adı altında bir araya gelip, bütün insanlığın kurtuluş ve barışı için çalışmaktadırlar.

Bu hâl Hollanda’da da uzun yıllardan beri devam etmektedir. Avrupa’da ve dünyada böyle bir atmosferin oluşturulmasına doğru gidilmektedir.

Çekirdeklerin muhteşem ağaçlara dönüşmesi ve o merâtipleri kat etmesi, nasıl bir hakikat ise; Hollanda’da böyle çekirdek olarak başlayıp ağaç haline gelen ve hatta meyve veren görkemli ‘mânevî ağaçlar’ vardır. İşte bunlardan bir tanesi ve en muhteşemi, şimdiki hâliyle Hollanda’nın manevî kalbi mesabesinde olan ve çok gayyur ve fedakâr Prof. Dr. Ahmed Akgündüz’ün rektörlüğünü deruhte ettiği Rotterdam İslâm Üniversitesi’dir. İslâmî, imanî ve nurânî faaliyetlerin yapıldığı bu aziz mekân bir anlamda da Hz. Bediüzzaman’ın büyük sevdası olan “Medresetüzzehra”nın Avrupa çekirdeğidir.

Hollanda, krallıktır. Yüzölçümü: 41.526 km² Başşehri: Amsterdam. Dili: Flemenkçe ve Almanca. Nüfusu: 16 milyon. Hollanda’da 900.000’in üzerinde Müslüman yaşamaktadır. Elimizdeki bilgilere göre 4.500 kilise ve 450 civarında minareli ve minaresiz cami bulunmaktadır. Her türlü İslâmî faaliyet meşrû zeminlerde yapılmaktadır. Çok kiliseler Müslüman idarecilere verilerek cami hâline dönüşmüştür. Fatih camileri böyledir, Selimiye camileri böyledir, Ayasofya camileri de böyledir. Cami ile kalınmıyor, her bir cami bir külliye hâline getirilmekte ve cemaatler bazında fevkalâde icraatlar yapılmaktadır.

Buraları bu müjdeli temâşâ içinde gördükten, mülâki olduktan ve ruhumun derinliklerinde hissettikten sonra, Efendimizin (asm) “Ümmetimden bir taife kıyamete kadar galibâne hakkı dâvâ edecektir” hadis-i şerifiyle daha da perçinlenmiştir.1 Bu hadis-i şerifin bir çok mânâsını ve bir çok cihetle o diyarlarda ve merkezlerde tecellî ettiğini gördüm ve görmekteyim. Bu hadis-i şerifi berrak olarak hissedenler ve görenler vardır, etmeyenler de bulunmaktadır. Hissedemeyenlere şair diyor ki: “Ol mahiler ki derya içredir derya bilmezler”…

Hz. Bediüzzaman “..Hâlihazır Hıristiyanlık dini o hakikate karşı tasaffî edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek, mânen Hıristiyanlık bir nev’î İslâmiyete inkılâp edecektir. Ve Kur’ân’a iktida ederek, o İsevîlik şahs-ı mânevîsi tâbi ve İslâmiyet metbû makamında kalacak, din-i hak bu iltihak neticesinde azîm bir kuvvet bulacaktır” demiştir.

Geçtiğimiz yıl, şahsî kanaatimce yılın en büyük belgesi, yine bahsi geçen ve büyük hizmetleri deruhte eden Rotterdam İslâm Üniversitesi’nin yayını olan “İUR” bülteninin 2009 Nisan sayısında yer alan, Avrupa Kiliseler Birliği’nin neşrettiği “Laik Avrupa’da Allah’a şahadet” kitabının 3. maddesinde geçen “Hz. Muhammed Allah’ın Resûlü’dür (asm). Kur’ân da Allah’ın kelâmıdır” ifadeleridir. Bu, muazzaman bir gelişmedir. Hz. Üstad’ın bir asır önceki tesbitini ve 14 asır önce, Efendimiz Hz. Muhammed’in (asm) müjdesini teyid ve tasdik etmektedir.

“Hollanda semalarında ne gördün veya nereye gittin?” diyenlere bunları takdim etmekteyim. 16 milyonluk bu harika ülkede, maddî sahada ve teknoloji dalında, şehircilik intizamında, trafik akışında, yer altı ve yer üstü ulaşımında kitaplar sadedinde çok nakledilecek hadisat ve ışıklar vardır. Fakat yukarıda zikrettiğim manevî temaşa bütün anlatacaklarımın en güzelidir. Hollanda semasında bunları gördüm, gözlerim sevinç gözyaşları ile doldu. Buralara gelmemize, konferanslar vermemize, gönül tellerine “müjdelerle” vurmamıza vesile olan ve emeği geçen can dostlarıma binler teşekkür ve binler tebrikler…

Dipnot:

1- Buhârî: 9. Hadis-i şerif.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*