Yaz Kur’ân kursları ve çocuk terbiyesi

Okulların tatil edilmesinin ardından yaz kursları camilerimizde ve Kur’ân kurslarımızda açıldı. Bu kurslar, aslında üzerinde önemle durulması gereken bir husustur. Her ebeveynin kendisinin veremediği din eğitimini din görevlileri verebilmektedir. Bu kurslarda; hem Kur’ân öğretilmekte, hem de çocukların hayat boyu öğrenmesi gereken bilgiler verilmektedir.

Eğitimin amacı, insanın kabiliyetlerini bir bütünlük içerisinde geliştirmektir. Eğitimin görevlerinden birisi de, çocuğu sosyal hayata hazırlamaktır. Aynı zamanda insanın yaratılışını korumak ve geliştirmektir. İnsanı insan yapmaktır. Bu sebeple gerek yaz kurslarındaki, gerekse Kur’ân kurslarındaki eğitimin amacı, dinî bilgileri çocuğun zihnine yığmak değil, dinin doğru anlaşılabilmesi için, çocuğun gelişim özelliklerine uygun olarak, gerekli bilgi ve davranışları kazandırmaktır.1

Çocuk deyip geçmemek gerekir. Çünkü bugünün çocukları, yarının hayat dinamiklerini meydana getirecektir. İlmî verilere göre; 4-5 yaş, çocukta kimlik gelişim yaşı olarak belirlenmiştir. Bu sebeple; 4-5 yaş çok önemli bir dönemdir. Bu yaşta verilecek olan bilgiler, çocuğun hayat çizgilerinin anahatlarını oluşturacaktır.

4-5 yaşlarındaki kimlik oluşumu, çocuğun hayatının şekillenmesinde önemli rol oynayacaktır. Bu konuda tarihî bir hadiseyi anlatmak istiyorum:

Fetih ruhu, Fatih’de bir kimlik oluşturmuştur. Fatih Sultan Mehmed henüz çocuk iken, babası II. Murad onu kolundan tutup Hacı Bayram-ı Veli’ye götürür. O tarihte Hacı Bayram Medresesi’nde öğrenim gören Akşemseddin de misafirlere hizmet etmektedir. Sultan Murad, Hacı Bayram-ı Veli’ye İstanbul’u alma planlarından bahseder. Bu arada kendisine nasip olması için duâ etmesini ister. Fakat Hacı Bayram-ı Veli, küçük Şehzade Mehmed’i gösterip:

“Padişahım,” der, “İstanbul’u şehzadeniz Mehmed’le benim köse alacaktır.”

Hacıbayram-ı Veli’nin “Kösem” dediği Akşemseddin’dir. İşte bu hadise ve akabinde Fatih’in aldığı terbiye, onda fetih ruhunun uyanmasına vesile olmuştur.

Çocuğa kimlik kazandırmada en önemli unsur, onun iyi bir şekilde terbiye edilmesidir.

Terbiyede en önemli unsur, sevgidir. Mevlânâ “Sevgi ile bakır altınlaşır” diyerek sevginin önemini belirtir. Mütefekkir Ferit Kam da: “Sevgi, yan etkisi olmayan harika bir ilâçtır” der.

Yaratılış ağacının meyvesi insandır. Malûmdur ki, meyve kökten en uzak noktada olduğu için bütün ağacın özelliklerine ve meziyetlerine sahiptir.

Şu kâinatın sayfaları ve satırları manidâr nakışlarla doludur. İşte şu kâinat kitabının sayfalarının ve satırlarının ilk kelimesini de insan teşkil eder.

Allah’ın kullarına lûtfettiği nimetlerin en büyüğü, belki de en mükemmeli evlâttır. Çünkü Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerim’de onları birer inci tanesine benzetmiştir:

“O insanların etrafında öyle ölümsüz genç nedîmler dolaşır ki, onları gördüğünde, etrafa saçılıp dağılmış inciler sanırsın.” 2

İnci mesabesinde olan çocuklarımızın ve öğrencilerimizin yetiştirilmesi ve geleceğe hazırlanması, her ebeveynin en önemli görevlerindendir.

Dipnotlar:

1- Buyrukçu, Ramazan; (Yard. Doç. Dr.) Kur’ân Kurslarında Din Eğitimi, Fakülte Kitabevi, Isparta-2001, s. 135.

2- İnsan Sûresi, 76/19.

HALİL ELİTOK / Emekli İl Müftüsü

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*