Müceddidler silsilesi

Bugün, Kur’ân ve Hadislerde haber ve değer verilen “müceddidlik” vazifesini tarihte yapmış mübarek isimleri silsile halinde sıralamaya çalışalım. Ancak şunu da hemen belirtelim ki, bu kanaat kimseyi bağlamaz. Bir başkası da yaptığı araştırma sonucu başka bir kanaata ve sonuca ulaşabilir. Biz “Bundan başka doğru yoktur” demiyoruz. Ancak bizim araştırmalarımızın sonucu budur diyoruz. Doğrusunu Allah bilir.

Her hicrî yüz yılda müceddid olanları şöyle sıralayabiliriz:

1- Ömer b. Abdülaziz  (H. 17-102 / M. 638-720)
2- İmam-ı Şafii  (H. 150–204 / M. 767–819)
3- Ebu’l-Hasan Ali El- Eş’ari (H. 260–324 / M. 873–936)
4- Ebu Hamidi’l-Isfarayani (H. 344-406 / M. 955-1016)
5- İmam-ı Gazali (H. 450–505/M. 1058–1111)
6- Fahreddin-i Razi (H. 544–606 / M. 1149–1209)
7- Mevlânâ Celâleddin-i Rumî (H. 604–672/ M. 1207–1273)
8- Zeynüddin-i Irakî (H. 725-806 / M. 1325-1403)
9- Celâleddin-i Suyutî (H. 849–911/ M. 1445–1505)
10- Müceddid-i Elf-i Sânî: İmam-ı Rabbani (H. 971- 1033 / M. 1563-1624)
11- Şah Veliyullah Dehlevî (H. 1114–1176 / M. 1702–1762)
12- Mevlânâ Halid-i Bağdadî  (H. 1193–1242 / M. 1776–1826)
13- Bediüzzaman Said Nursî. (H. 1293 – 1379 / M. 1878–1960)

“Her asırda dine ve imana tam hizmet eden müceddidler geldikleri gibi, bu acip ve komitecilik ve şahs-ı mânevî-i dalâletin tecavüzü zamanında bir şahs-ı mânevî müceddid olmak lâzım gelir.” (Bediüzzaman, Emirdağ Lâhikası, s. 377)

“Bu zaman hem imân ve din için, hem hayat-ı içtimâî [sosyal hayat] ve şeriat için, hem hukuk-u âmme [genel hukuk] ve İslâm siyaseti için gayet ehemmiyetli birer müceddid ister.” (Bediüzzaman, Kastamonu Lâhikası, s. 145.)

Bediüzzaman müceddidliği şahsına almaz, yüzlerce yerde, tecdid özelliğini “Bütün kıymet Kur’ân-ı Hakîmin mânâsı ve hakikatli tefsiri olan Risale-i Nur’a aittir” (Emirdağ Lâhikası, s. 376-377.) dediği Risale-i Nur eserlerine verir.

Peygamberlere verilen mu’cizeler, o çağda en meşhur ve en çok meşgul olunan ilim ve san’at dalında verildi. Hz. Yusuf (as) saat, Hz. Musa (as) zamanında sihir, Hz. İsa (as) zamanında tıp revaçta idi, mu’cizelerinin çoğu o nevden geldi. Hz. Peygamber (asm) peygamberlerin sonuncusu, reisi ve en büyüğü olduğu için bütün peygamberlerin mu’cizeleri kendisinde toplandı.

Aynen bunun gibi, müceddidlere de çağlarına göre ilim hibe edilir. Günümüz müceddidi, tarih, coğrafya, matematik, jeoloji, fizik, kimya, astronomi, felsefe, sosyoloji, tıp, psikoloji, biyoloji, botanik vs. ilimlere de hâkim olması gerekir. Zira, bu ilimlerle hemhâl olanlara hitap edecektir. İslâmiyete yapılan hücumlar da, bu zamanda ilim ve fenden gelmektedir. Öyle ise Bediüzzaman Said Nursî (ve onun tensibi ve değerlendirmesiyle Risale-i Nur), çağımızın en büyük müceddidi, en büyük müçtehididir.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*