Allah’ın yüz çevirdiği kimseler

Dünya memleketine gönderilişimizin yegâne hikmet ve sebebi Hâlık-ı Zülcelâl’i tanıyıp, mükellef olduğumuz kullukla mukabele etmek. Yani, O’na, kayıtsız şartsız iman ederek, emirlerine uymak, yasak ettiği şeylerden de uzak durmaktır. Doğruyu bulmayan, muti olmayan, yani yanlışlarla savrulan bir insanın durumu, şöyle ifade edilmektedir:

“Kim Allah’ın zikrinden (Kur’ân’dan) uzaklaşırsa, ona, şeytanı musallat ederiz”1 buyurmaktadır, Âlemlerin Rabbi.

Zira iman sahibi kimselerin şe’ni, itaat ve ibadet olduğuna göre; yaşadığı hayat tarzı da Müslüman’a yaraşır şekilde olması gerekir.

Kulluk şuurunu kaybetmesi; helâl haram demeyip, emredilen çizgiden sapması hâlinde ise, Yaradan, elbette ki ondan ve olanlardan memnun olmayacaktır.

Bir başka âyet-i kerimede: “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur” 2 deniyor. Kalbin mutmain (tatmin) olmasıysa, dilin Allah’ı tesbih etmesinin yanında, kalbin de, “Necisin? Nereden geliyorsun? Nereye gidiyorsun?”3 sualinin cevabını bulmasıyla olur.

Ve böylece, umulur ki, Cenab-ı Hak da, Cennetine dâhil eder kulunu.

Aksi hâlde, Cennete girmek bir hak olmayıp, Cenab-ı Hakk’ın  cömertliği ve ikramı 4 olduğuna göre, şirâzeden çıkanlardan el çekmesi, ondan yüz çevirmesi elemli ve kaçınılmaz bir akıbet.

Ebû Hüreyre’nin (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde Peygamber Efendimiz (asm): “Üç kişi vardır ki Allah Kıyâmet Günü onlarla konuşmaz. Onları temize çıkarmaz. Onların yüzüne bakmaz ve onlara acıklı bir azap vardır: Zina eden ihtiyar, yalan söyleyen idareci ve kibirli fakir.” 5

Gafilleri, Kıyâmette kahredecek bir tablo!

Demek haddi aşmamak, çizgiyi taşmamak; tâat üzere olmak gerekiyor. “Dünyada paşa, ahirette gedâ (dilenci)” 6 olmamak için!

Dünya ve dünya hayatı sınırsız olmadığı gibi; sorumsuz ve sorunsuz da değil. Bununla birlikte, “Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.” 7

Madem öyle, hayatı ve hayat levazımatını; dolayısıyla, ahiretimizi mamur edecek mesaimizi, mesleğimizi, meziyetlerimizi ve ömür sermayemizi malayani şeylere fedâ, zararlı zayî etmemeli ki Rabbimiz de bizden yüz çevirmesin.

Ahir kelâm:

Gönüller Sultanı Efendimiz (asm): “Kişinin malayani, lüzumsuz işlerle meşgul olmaması, onun İslâm’ının güzelliğindendir” 8 diyor.

Böylesi bir güzelliği kim istemez, değil mi?

 Dipnotlar:
1- Zuhruf Sûresi, 36.
2- Ra’d Sûresi, 28.
3- Said Nursî, Sözler, 215.
4- Said Nursî, Sözler, 290.
5- Camiü’s-Sağîr, 3: 858 (Müslim, İman, 172).
6- Mesnevî-i Nuriye, 189.
7- Said Nursî, Şuâlar, 184.
8- Mecnau’z-Zevaid, H. No: 1236.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*