Bediüzzaman’ın kardeşi Abdülmecid Nursî (Ünlükul)

Vefatının 46. yılı münasebetiyle…

Mübarek Nursî ailesinden Sofi Mirza Efendi’nin yaş sırasına göre altıncı çocuğudur. Bediüzzaman’ın küçük kardeşidir. O mübarek ailenin diğer mümtaz fertleri gibi, Abdülmecid Efendi de âlim, fâzıl ve son derece tevazu sahibi biridir.

1884 yılında Nurs Köyünde dünyaya gelmiştir. Tahsilini Şarkta yapmıştır. Vanlı Şeyh Gazalî Efendinin torunu Rabia Hanımla evlenmiş, bu evliliklerinden beş evlâdı olmuştur. Bu çocuklarından birisi kız, diğerleri erkektir. Çocuklarının isimleri yaş sırasına göre şöyledir: Selahattin, Fuad, Nihat, Suat ve Saadet.

Nursî ailesinin bu âlim ve çilekeş ferdi, tarihî sıra ile aşağıdaki beldelerde ikamet etmiştir:1

1885-1895 Nurs Köyü, 1895-1900 Arvas, 1900-1914 Van, 1914-1917 Şam, 1917-1920 Diyarbakır, 1920-1927 Van, 1927-1936 Ergani, 1936-1940 Malatya, 1940-1955 Ürgüp, 1955-1967 Konya.

Büyük bir âlim olan Abdülmecid Efendi, ağabeyi Bediüzzaman Said Nursî ile birlikte Birinci Cihan Harbi’nde Ruslara karşı Bitlis ve havalisinde çarpışarak gazilik mertebesine de ulaşmıştır. Bununla beraber hocalık vasfı ile de yüzlerce talebe yetiştirmiştir.

Ülkemizin birçok yerinde meslek dersleri hocalığı yapmış olan Abdülmecid Efendi, Risale-i Nur Külliyatı içinde yer alan İşarâtü’l-İ’câz ve Mesnevî-i Nuriye adlı eserleri Arapçadan Türkçeye tercüme etmiştir.

Ağabeyi Said Nursî ile birçok mektuplaşmada bulunmuştur. Nesebî kardeşliğin yanı sıra Kur’ân hizmetkârlığı hususiyetlerinin de öne çıktığı bir mektubu şöyledir:
“Bu eserler bütün sınıflara ve cemaatlere daima mazhar-ı takdir oluyor. Kim görse istihsan eder. Tenkide mâruz olacak eserler değil. Fakat derecât-ı takdir, derecât-ı fehim gibi mütefavit ve müteaddittir. Herkes derece-i fehmine göre takdir edebilir.

Abdülmecid”2

Said Nursî, yazdığı bir mektupta, kardeşi Abdülmecid’in şahsında, ona ve peder, valide ve kardeşlerine alâkadarlığını izhar eder. Mektup şöyledir:

“..Seni o günden itibaren isminizle en has talebeler, kardeşler içine dahil edip, her sabah ne kazanıyorsam, peder ve valideme, hakikî ve çoğu âlem-i berzahta bulunan kardeşlerime verdiğim gibilerin defter-i a’mâline yazılmak için dergâh-ı İlâhiyeye niyaz ediyorum. Sen dahi, beni uhrevî kazancına dahil et.”3

Başka bir mektubunda Bediüzzaman Hazretleri, kardeşi Abdülmecid’i “birinci talebe” olarak tesmiye etmiştir:

“..öz kardeşim Abdülmecid, beni çok merak ediyor; görüşemediğim buranın müftüsünden, halimi anlamaya çalışıyor. Bundan sonra Feyzi ve Emin’in üçüncüsü Abdülmecid olsun. Safranbolu kahramanlarından aldıkları lüzumlu mektupları ona da göndersinler. Hem, benim tarafımdan ona yazsınlar ki: Eski Said’in birinci talebesi bulunduğun gibi, yeni Said’in dahi Hulusi ile beraber yine birinci safta talebelerisiniz.”4

Abdülmecid Nursî, doğduğu köy olan Nurs Köyüne, ayrıldıktan sonra iki kez gitmiştir. Bu ziyaretlerin birincisi 1948 yılında, ikincisi ise kardeşi Molla Mehmed’in vefatı münasebetiyle 1951 yılındadır.

BİR HATIRA

Merhum Abdülmecid Ünlükul’un çok yakın ve candan bir aile dostu olan Yaşar Gökçek bir hatırasını şöyle anlatmıştır:

“Üstadın Urfa’ya hareket ettiği gün, öğleden sonraydı. Abdülmecid Efendilerin Mevlânâ Meydanı’na çıkan bir sokaktaki evlerinin üst katında hep beraber oturuyorduk. Kapıları çalındı, kapıya bakan Saadet, Üstad Hazretleri’nin teşrif ettiklerini, aşağıda arabada beklediklerini haber verdi. Abdülmecid Efendiyle beraber hepimiz kapıya indik. Üstad, arabadan;

– Abdülmecid ben Urfa’ya gidiyorum. Belki bir daha görüşemeyeceğiz. Bana hakkınızı helâl ediniz, buyurdular.

Abdülmecid Efendi:

– Seydâ! Bizim sana ne hizmetimiz oldu ki, hakkımız olsun. Asıl sen bize hakkını helâl et. Bizi sen okutup yetiştirdin, dediler.

Bunun üzerine Üstâd:

– Senin de, Rabiâ’nın da bende çok haklarınız vardır. İkiniz de bana haklarınızı helâl ediniz, buyurunca karşılıklı helâlleştiler.”5

Abdülmecid Efendi, 11 Haziran 1967 yılında Konya’da vefat etmiştir. Mezarı Konya Üçler kabristanındadır.

Mezar taşında şunlar yazmaktadır:

“Risale-i Nur müellifi Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin neseben küçük kardeşi ve on beş sene ondan ders alan ve Mesnevî-i Nuriye ile İşârâtü’l-İcâz’ın mütercimi ve eski Diyanet işleri Reisi Ahmet Hamdi Akseki’nin ‘Dünyada böyle bir âlim görmedim’ dediği Abdülmecid Nursî Ünlükul.”

Ruhu için el-Fatiha.

Dipnotlar:
1- Bediüzzaman’ın kardeşi Abdülmecid Nursî, Halil Uslu, Y. A. Neşriyat.
2- Barla Lâhikası.
3- Mufassal Tarihçe-i Hayat, A. Badıllı, 1; 695.
4- Emirdağ Lâhikası.
5- Son Şahitler; c. 4, s. 288 (N. Şahiner).

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*