Kadere fetva verdirmeden!…

Şu hizmet-i Kur’âniye ve imaniyede Cenâb-ı Hakk’ın lütfu ihsanıyla istihdam edilenler için zorluk, güçlük, ümitsizlik ve teşgale yoktur!..

Zaten Hz. Üstad demiyor mu: “Kimin için Allah var, ona her şey var ve kimin için yoksa, her şey ona yoktur.”. Allah’a yüzbinler şükür ve hamd olsun ki bizleri herşeyin ikram edileni ve sahibi sınıfına dahil etmiş.

Bizler maddî manevî her türlü meşakkat, zorluk ve güçlükler karşısında yeise düşmeden Üstadımızın şu sözüne kulak vererek: “Musîbet-i amme, ekseriyetin hatasından terettüp eder. Musîbet, cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddemesidir.” Sabırla, tevekkülle ve gayretle, Rabbimizin inayat ve ihsanlarını üzerimizde ve yanımızda hissederek; hizmet-i Kur’âniye ve imaniyede hız kesmeden çalışmalarımızı, hizmetlerimizi inadına ve ısrarla devam ettirebilmeliyiz…

Bizler daima iyiliğin, güzelliğin ve faidelerin tebliğcisi, anlatıcısı ve iman hakikatlarının neşredicisi, ilâncısı, dellâlı olabilmeliyiz. Bize düşen ve yakışan daima fenalık da olsa mukabelemiz iyilik olmalıdır. Kötülüğün ve kötülerin yolu ancak ve ancak güzellikle, kavl-i leyyin ile hoş görünmek ve hoş karşılamak ile kesilebilir.

Evet, bu günlerde bize en çok lâzım olan şeyleri sıralamaya devam etsek bitirsek de her halükârda ve her zaman, herkese lâzım olan şey; muazzam Kur’ân tefsirleri Risale-i Nurları dikkatle, anlayarak ve daimî bir şekilde okuyabilmektir. Kaderin fetvası önünde kaçınılmaz olan olaylara, hadiselere, belâ ve musîbetlere müdahalemiz söz konusu bile olamadığı gibi, hiçbir zaman başımızı kader örsüne vurmak demek olan tenkidi de yapamayız…

Şu garabet, sefalet ve rezalet asrında bütün sıkıntılarımızın ilâcı olarak Risale-i Nur okumaları ilâcını kullanabilmeliyiz… Ne diyor Üstad: “Sıkıntı sefaletin muallimidir.” Eğer bizler Risale-i Nur okumalarını aksatırsak kendimize daha çok muallimler buluruz hafazanallah…

Rifat Okyay

 

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*