“Nasraniyet İslâmiyet’e teslim olacak…”

Nasraniyetin hurafelerden safileşerek İslâmiyet’e teslim olması ve Hazreti İsa’nın (as) nüzulü ile alâkalı hususlar Risale-i Nur eserlerinden iktibas edilerek Hıristiyanların, Müslümanlara karşı sevgileri aşağıda ki âyet ile tey’it edilmiştir.

Yüce Mevlâmız buyurmuş: “..İman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da: ‘Biz Hıristiyanlarız.’ diyenleri bulursun. Çünkü onların içlerinde keşişler ve rahipler vardır. Ve onlar büyüklük taslamazlar.”1 Âyet’te belirtildiği üzere Hıristiyanlar, Müslümanlara sevgi açısından yakın oldukları gibi sosyal ve içtimaî konularda da İslâm’a en yakın topluluk gene Hıristiyanlardır. Dünyanın dört bir tarafında bulunan Hıristiyan milleti ile Müslüman milleti asırlarca iç içe yaşamışlar. Hatta Yahudi milletinden fazla, Hıristiyanlar Müslüman olmuşlar.

Nasraniyet “Ya intifa (yanma) veya ıstıfa (safi) edip İslâmiyet’e karşı terk-i silâh edecektir. Nasraniyet birkaç defa yırtıldı, Protestanlığa geldi, Protestanlık da yırtıldı, tevhide yaklaştı. Tekrar yırtılmağa hazırlanıyor. Ya intıfa bulup sönecek veya hakikî Nasraniyetin esasını câmi olan hakaik-i İslâmiyeyi karşısında görecek, teslim olacak” 2

Allah, (cc) bu topluluğu bazı hâdiselerle ıstıfa (safi) ederek, yani teslis (Üçleme, Hıristiyanların sonradan uydurdukları ve dinlerinin esasında olmayan bir akîdedir ki; bazılarının, hâşâ, Cenâb-ı Hakk’ı üçtür, “baba, Oğul ve Kutsal Ruh” bazıları da üçü birdir) diyerek, Allaha şerîk ve ortak tanımaları gibi hurafelerden safileştirerek, İslâm’a sevk edecek.

Hz. İsa’nın (as) dünyaya inişi ve Hıristiyanlığın tasaffi olacağı ile alâkalı Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mektubat eserinde şöyle buyurmuş: “İşte böyle bir sırada, o cereyan (dinsizlik) pek kuvvetli göründüğü bir zamanda, Hazret-i İsa Aleyhisselâm’ın şahsiyet-i maneviyesinden ibaret olan hakikî İsevîlik dini zuhur edecek, yani rahmet-i İlâhiyenin semasından nüzul edecek; hal-i hazır Hıristiyanlık dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak, hakaik-i İslâmiye ile birleşecek; manen Hıristiyanlık bir nevi İslâmiyete inkılab edecektir. (…) âlem-i semavatta cism-i beşerîsiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselâm, o din-i hak cereyanının başına geçeceğini, bir Muhbir-i Sadık, bir Kadîr-i Külli Şey’in va’dine istinad ederek haber vermiştir.

Madem haber vermiş, haktır; madem Kàdir-i Külli Şey’ va’detmiş, elbette yapacaktır” 3

Kur’ân, batıl ve yanlış fikirleri mağlûp edip, insanlığın fikir ve gönül dünyasına güneş gibi doğacak, inşallah. “Evet, ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılâbı içerisinde en yüksek gür sâdâ İslâm’ın sâdâsı olacaktır.”4 Asrın müceddidi Bediüzzaman Hazretleri, İstikbal İslâm’ın olacağı müjdesini vermiştir.

Allah’ın, bir gün içinde bulutsuz havayı bulutlandırıp yağmuru göndermesi gibi, bir anda yıkılmış değerlerimizi ve tahribe uğramış mabetlerimizi yeniden ihya etmesi O’nun kudret ve rahmetinin şanındandır.

Hülâsa: “Bu bir sırr-ı azîmdir, ona remz u işaret; Fahr-i Rusül demiştir: “İsa, Şer’im ile amel edip ümmetimden olacak.” 5 İstikbalde gerçekleşecek olan bu büyük sırra işaretten, peygamberlerin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz, (asm) Hz. İsa’nın, (as) ahir zamanda tekrar dünyaya dönerek İslâm şeriatı ile amel edeceğini haber vermiştir. Vesselâm.

Dipnotlar:

1- Maide, 5/82.
2- Hutbe-i Şamiye Hakikat Çekirdekleri s. 113.
3- Mektubat, 15. Mektup, 4. sualin meali.
4- Münâzarât.
5- Sözler, Lemaat, s.703.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*