Oruç ve toplum

Orucun toplum hayatına bakan bir ciheti de var. Toplum katmanları arasındaki ilişkileri sağlamlaştırmaktadır. Toplumun huzurlu nefes alıp vermesini temin etmesidir.

İnsanlar geçim itibariyle çok farklı şekillerde yaratılmışlardır. Toplumun meydana gelmesi için böyle olmasına ihtiyaç vardır. Herkes tarak dişi gibi eşit ve aynı seviyede yaratılsaydı ihtiyaçları gidermek mümkün olmazdı. Herkesin ağa olduğu yerde işi kim yapardı? Toplumun her ferdi diğerine muhtaç olarak yaratılmıştır ki yardımlaşma olsun, ihtiyaçlar giderilsin, külüne muhtaç olunan komşuluk meydana gelsin. Toplumun fertleri kimi emeği ile, kimisi de parası ile birbirine yardım etsin. Toplumun anatomisi bunun üzerine kurulmuştur.

Allah da zenginleri fukaranın yardımına davet ediyor. “Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.” (Bakara Suresi, 2/183-184)

Oruç İslam’ın alametlerinden biridir. Orucu ciddi bir sebepten dolayı tutamayanlar ise toplumun fukara kısmına yardım elini uzatacak ve onların sıkıntılarını hafifletmek üzere fidye verecektir. Oruç tutanlar, maddi ve manevi olarak kendi sağlığını elde edecek ve koruyacaklardır. Zaruri bir sebepten dolayı tutamazsa toplumun sağlığını fidye ile korumaya çalışacaktır.

Toplumun sağlığının korunması da en az kişinin kendi sağlığı kadar kıymetlidir.

Zenginler senede bir defa malının zekatını onlara yani fakirlere verecektir. Bunu gönül rızası ile yapacaktır. Toplum sağlığı açısından bunun ne kadar önemli olduğu aşikardır.

Toplum bir vücut gibidir. Onun sağlıklı olması bütün organlarının sağlıklı olmasına bağlıdır. Bir organının sağlığı bozulursa bütün organların sağlığını bozar. Vücudun bir organı hastalanırsa bütün organlar o ıstırabı duyarlar. İstirahatı bozulan sadece o organ değil, bütün vücuttur.

Fakirlik içinde yaşayan iki kuşak, maddi ve manevi bütün değerleri yırtmaya başlar. İşte size terör bataklığı. Onun için zekat ve sadakalar toplum sağlığı için, terör bataklığının kurutulması için tahmin edilenden daha da kıymetlidir.

Toplumun sağlığı da böyledir. Bir kesim çile ve ıstırap içinde kıvranırken diğer kesimin lüks ve şatafat içinde yaşaması çile çekenlerin kin ve düşmanlığını körükler. Bunun bir tek ilacı var o da zekat ve sadakalardır. Onun için zekat ve sadakalarla düşkünün elinden tutmak ve onun acısını paylaşmak gerekmektedir.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*