NURDAN KATRELER

Şuhur-u selasenizi tebrik ederiz

Üç aylar manevi bereket aylarıdır

Evvelâ: Tekraren hem sizin Receb-i Şerifinizi ve Leyle-i Regaibinizi tebrik, hem Safranbolulu kardeşlerimizin tebriklerine mukabeleten şuhur-u selâselerini ve dört leyâli-i mübarekelerini ve Nurlarla gayet ciddî alâkalarını tebrik ederiz.

Üç aylarda seksen yıllık bir ibadet sevabı kazanılabilir

Bu şuhur-u selâse, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücahidler onu kazanmaya çalışacaksınız. Cenâb-ı Hak herbir gecesini sizin hakkınızda leyle-i Mirac ve leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymettar eylesin, âmin.

Üç aylarda manevi hava temizlenir

Nasıl maddî hava fena ise, fena tesir ediyor; mânevî hava da bozulsa, herkesin istidadına göre bir sarsıntı verir. Şuhur-u selâse ve muharremede âlem-i İslâmın mânevî havası, umum ehl-i imanın âhiret kazancına ve ticaretine ciddî teveccühleri ve himmetleri ve tenvirleri o havayı sâfileştiriyor, güzelleştiriyor, müthiş ârızalara ve fırtınalara mukabele ediyor. Herkes o sayede ve sayesinde derecesine göre istifade eder.

Kastamonu Lahikası

Üç aylarda dualar daha çok kabul olur

Ezcümle, dua edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir dua olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duanın ortasında bir dua makbul olur.

· Hem بِظَهْرِ الْغَيْبِ yani gıyaben ona dua etmek,

· Hem hadîste ve Kur’ân’da gelen me’sur dualarla dua etmek; meselâ,

· Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble dua etmek,

· Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,

· Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,

· Hem Cumada, hususan saat-i icabede,

· Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,

· Hem Ramazan’da, hususan Leyle-i Kadirde dua etmek, kabule karîn olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyen me’muldür.1

O makbul duanın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut dua olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, dua kabul olmadı denilmez,2 belki daha iyi bir surette kabul edilmiş denilir.

23. Mektub

Bediüzzaman Said Nursi

Kur'an'ı çağa tefsir ederek, "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?" sorularına cevaplar sunan, "iman-ı tahkiki", "ahlâk" ve "istikamet" rehberi Risale-i Nur Külliyatı'nın müellifi.

Bir yorum yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu