Yeni Asya, vatan sathını bir mektep yapmak üzere yola çıkmıştır

23 Aralık 2020, Çarşamba
Doğru ve sıhhatli haber ve isabetli yorum isteyen Yeni Asya’yı okusun. Evine rahatça bir gazete götürmek isteyen Yeni Asya’yı okusun. Bediüzzaman’ın ve Risale-i Nurlar’ın naşir-i efkârı olan gazeteyi merak edenler Yeni Asya’yı okusun.

Röportaj: Rüstem Garzanlı
rustem.garzanli@hotmail.com

Yeni Asya Gazetesi Şarköy Temsilcisi Mustafa Balıkçı ile Risale-i Nur hizmetlerini ve Yeni Asya’yı konuştuk

30 yıldır Şarköy temsilcisiyim

Mustafa Bey, kısaca özgeçmişinizi anlatır mısınız?

6 Mayıs 1956 ‘da Tekirdağ ili Şarköy ilçesi Eriklice Köyü’nde dünyaya geldim. 1957 yılından beri Şarköy’de ikamet etmekteyim. Babamlar Yunanistan’dan Türkiye’ye 1924’te mübadil olarak gelmişler. Ben 13 yaşında iken babam vefat etti. Abim öğretmen okulunu kazanınca evin idaresi omuzlarıma kaldı. Tahsilime devam edemedim, ev geçimine katkı için çeşitli işlerde serbest olarak çalıştım. 1991 yılından beri kırtasiye işinin yanı sıra, Şarköy Yeni Asya İlçe Temsilciliğini yürütmekteyim. İki çocuk babasıyım.

Yeni Asya neşriyatının dünden bugüne bir kıyaslamasını yaparsan neşriyatımızın konumu nedir, anlatır mısın?

Yeni Asya Gazetesi kitap neşriyatı ile basın ve yayın dünyasında önemli bir yere sahiptir. Bediüzzaman Hazretleri’nin talebesi Zübeyir Gündüzalp öncülüğünde çıkarılan İttihad ve Yeni Asya Gazetesi yarım asırdır, ülkemizde ve dünyada Risale-i Nur adına basılan bir gazetedir.

Basın ve yayın dünyasında temayüz etmiş bir çok yazar Yeni Asya mektebinde yetişmişlerdir. “Gayemiz vatan sathını bir mektep yapmaktır” sloganıyla yola çıkan gazetemiz, yayınları ve promosyonlarıyla milyonlarca insana ulaşmıştır. 1980 ihtilâlinden sonra defalarca kapatılmış olması ve cemaatte ayrılıklar ve bölünmeler olmasına rağmen gazetemiz; sebatkâr okuyucusu ve cemaati sayesinde ayakta durabilmeyi başarmıştır.

Gazete ve neşriyatımızın daha iyi olması için gayret gerekir. Yakın bir gelecekte Kur’ân ve Risale-i Nur kaynağından süzülen yayınlarımızın kıymeti anlaşılıp daha yüksek tirajlara ulaşacağından zerre kadar şüphemiz yoktur. Yeni Asya’nın hizmetleri devam ediyor. İnşaallah kıyamete kadar devam edecek….

Sağ başta Mustafa Balıkçı, ortada Erdoğan Orhan, solda İsmail Subaşı.

Risale-i Nur eserleri hayatınıza nasıl bir yön verdi, anlatır mısın?

Bu eserler benim hayatımı büsbütün değiştirdi, yeni bir bakış açısı kazandırdı. “Necisin, nereden geldin, nereye gidiyorsun?” suallerinin cevaplarını Risale-i Nur’da buldum. Taklid-i imandan tahkik-i imana geçmeme vesile oldu. Henüz yeni başlamış olduğum namazlarımı daha bir şevk ve ihlâs ile kılmama vesile oldu. Şahs-ı maneviyi ve sahabe mesleğinin ne olduğunu öğretti. İman, tevhid, nübüvvet, ihlâs, tefekkür, haşir, adalet, hürriyet, meşveret ve bunun gibi bir çok temel meseleleri ve akla takılan bir çok soruların cevaplarını hep Risale-i Nurlar’da buldum. Bu zamanda en önemli hizmetin imanı kurtarmak olduğunu öğrendim.

Müsaadenizle, biraz da Risale-i Nur’u tanımazdan evvelki hayatımdan bahsetmek istiyorum: 1970 yılında ağabeyimin öğretmenlik yaptığı Sakarya ili Geyve ilçesinin bir köyünde kalmıştık. Kaldığımız köyde benim canım çok sıkılıyordu, ağabeyim okulda, köylüler işinde gücünde, 14 yaşında ve okumayı sevmeyen ben o zamanlar yaygın olan Tommiks, Teksas kitaplarını okuyordum. En sonunda ağabeyimin kitaplığında bulunan solcu yazarların kitaplarını okumaya başladım. Aklımda olanlar Yaşar Kemal’in İnce Memet, Kemal Tahir’in Kör Duman ve Sağır Dere gibi kalın kitaplardı. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Başbakan Ecevit’in Kıbrıs Fatihi kitabını satın almış ve yanımda gezdiriyordum.

1975 yılı başlarında dindar biri olan üvey babamın teşviki sayesinde beş vakit namaza başladım. Camiye gidip gelirken polis memuru Temel Muslu Ağabeyle ve Kebir Camii İmam Hatip görevlisi Erdoğan Orhan Hoca ile tanıştım. Erdoğan Hoca’nın açtığı küçük bir kitapçı dükkânı vardı, namazdan sonra oraya uğruyor ve sohbetler ediyorduk. Risale-i Nur eserleri ve Yeni Asya yayınlarının satıldığı bu dükkândan aldığım kitaplardan çok istifade ediyordum.

Bir gün ikindi namazından sonra Erdoğan Hoca bana: “Mustafa kardeşim biz bazı akşamlar çay sohbetleri yapıyoruz seni de bekliyoruz” dedi ve evinin adresini tarif etti. O akşam ilk defa yatsı namazını kıldıktan sonra Risale-i Nur dersine katılmış oldum, çok merak ediyordum ve heyecanlıydım. Benimle birlikte 4-5 genç daha geldi.

Temel Ağabey çok mükemmel bir ders yaptı, o dersten çok istifade etmiştik. Özellikle ben ilk defa katıldığım dersteki mutluluğumu tarif edemem.

Gerçi üvey babam küçüklüğümden beri bize Muhammediyye ve Ahmediyye isimli kitaplardan okuyordu, ama yeterli olmuyordu. Daha sonra cami yakınındaki başka bir cemaate bağlı öğrenci yurduna gidiyor, orada hocaların sohbetlerine katılıyorduk, amma bu da beni yeteri kadar tatmin etmiyordu. Neyse, o ilk gece Risale-i Nurlar’la müşerref olmuştuk.Vedalaşıp çıkarken cebimdeki Günaydın gazetesini gören Temel Ağabey elime Yeni Asya Gazetesi’ni tutuşturdu ve bana ‘bu gazeteyi okumanı tavsiye ediyorum’ dedi.

Eve gelince Yeni Asya Gazetesi’ni inceledim ve okudum, çok hoşuma gitti ve çok beğenmiştim. Hem Risale-i Nurlar’ı hem Yeni Asya Gazetesi’ni aynı gün tanımış oldum ve o gün bugündür tam 45 yıldır ne Risale-i Nurlar’ı ne de Yeni Asya’yı elhamdülillah asla terk etmedim. Bizlere, Risale-i Nurlar’ı ve Yeni Asya Gazetesi’ni tanıtan Temel Ağabeyden ve Erdoğan Hoca’dan Allah ebediyyen razı olsun. Şarköy’de Risale-i Nur hizmetini başlatıp gittiler, bizler de onların başlattığı bu hizmeti devraldık, İsmail Subaşı, Muzaffer Boruzan, Kamil Çangırı, Tuncay Veis, Celal Demiray ve diğer kardeşlerimizle bugüne kadar devam ettirdik çok şükür. Bundan sonraki nesiller de devam ettirecek inşaallah.

Şarköy Trakyanın sahil bir ilçesi olması sebebiyle özellikle yaz sezonlarında nüfusu hareketli bir ilçedir. Burada Risale-i Nur ve Yeni Asya Neşriyatın tanıtımı konusunda bilgi verir misiniz?

Evet sizin de söylediğiniz gibi Şarköy ilçemiz turistik bir yerdir. Bizde esnaf olarak 3 aylık yaz sezonunda kendi halkımızın yanı sıra yazlıkçılar ve gelen misafirlerimize de hizmet vermeye çalışıyoruz.

Şarköy’deki ilk neşriyat hizmetimiz askerden yeni geldiğim 1978 yılı Ramazan ayında Malkara Yeni Asya Bürosu’ndan rahmetli Metin Çetin Ağabeyden rica edip getirttiğim Risale-i Nur ve Yeni Asya yayınlarını seyyar olarak cami önü ve pazarlarda satış yapmaya başladım. Daha sonra, bakkallık mesleğimde ve lise kantini işlettiğim zamanlarda da sürekli olarak Risale-i Nur ve Yeni Asya yayınlarının satışlarını yaptım. Yine diğer taraftan gazete abone ve dağıtımı ile meşgul oluyor, hatta Yeni Asya Gazetesi’nin muhabirliğini yapıyor, gazeteye arada bir mahalli haberler ve gündem ile ilgili röportajlar yapıp gönderiyordum.

Yanılmıyorsam, 1980’li yılların sonu olacak; Can Kardeş Dergisi merhum Mehmet Âkif ile ilgili yarışma açmıştı ve o yarışmaya ilçemiz öğrencilerinin de katılımlarını sağlamış ve bu yarışmada başarı kazananlar olmuştu.

Yine arkadaşlarımızla birlikte, mahalli gazetede yazılar, makaleler yayınlamış ve mahalli radyoda programlar yapmıştık. 27.12.1992 yılında Mehmet Âkif Ersoy’un vefat yıl dönümü münasebetiyle, Şarköy Lisesi Müdürlüğü bir konferans tertiplemiş ve bizim de yardım ve aracılığımız ile getirttiğimiz Yeni Asya yazarlarından eğitimci yazar İslâm Yaşar okulun toplantı salonunda gündüz öğrencilere, akşam devlet erkânının da katıldığı halka açık mükemmel ve ilgiyle dinlenen bir konferans vermiş ve konferans sonrası kitaplarını imzalamış ve sohbette bulunmuştuk.

Çeyrek asrı aşan bu zamanda pek çok kişiye Kur’ân ve Kur’ân’ın hakikî tefsiri olan Risale-i Nur ve Yeni Asya Neşriyatla birlikte sair dinî kitapları çevremizdekilere ve vatandaşlarımıza ulaştırmış bulunuyoruz. Yeni Asya Gazetesi abone ve dağıtımı ile meşgul olduğumdan dolayı günün ilk saatlerinde gazetemiz Yeni Asya’yı ben dağıtıyorum. Gazetemiz Yeni Asya’nın özel baskı (21 Şubat-31 Mart vb gibi) yaptığı günlerde, o güne mahsus fazla sayıda getirtip dağıtıyor ve gazete ile ilgili ne gibi ilân ve broşür varsa onları duyurmaya ve dağıtmaya çalışıyoruz.

Risale-i Nur derslerini, şartlar ne olursa olsun ihmal etmeden, yaklaşık yarım asırdır haftada 2 gün olmak üzere her hafta yapmaktayız. 12 Eylül darbe dönemindeki tutuklamalardan biz de nasibimizi aldık ve 1984 sonu, 3 günü nezarette geçirdik. DGM’de yargılandık ve elhamdülillah beraat ettik.

Buradaki derslerden bahsedince merhum Bekir İbiş Ağabeyimizden bahsetmemiz büyük önem arz eder. Bu iman kahramanı Bekir Ağabeyimiz, Tekirdağ’daki Risale-i Nur hizmetinin öncülerindendir.

Yeni Asya Gazetesi Yönetim Kurulu ve Marmara Bölge temsilciliği görevlerinde bulunan ağabeyimiz, çevre il ve ilçelere çok hizmetleri olmuştur. Bilhassa bizim ilçemize sık sık ders yapmaya gelir, bizi ve gençlerimizi motive eder ders ve sohbetlerimizin bereketlenmesine vesile olurdu. Bir defasında bizim sahildeki evimize derse Bediüzzaman Hazretleri’nin talebesi merhum Muzaffer Aslan Ağabeyle birlikte gelmişti. Yaz mevsimi olduğu için sahil yolu kalabalık insanlar geziniyorlardı. Muzaffer Ağabey açık-saçık bayanları görünce dayanamayıp “Ya bunların anne ve babaları yok mu, nasıl böyle geziniyorlar?” deyince, Bekir Ağabey; “Ağabey asıl böyle bir yerde hizmet etmek mesele!” diye cevap vermiş. Allah iki ağabeyimizden de razı olsun, mekânları Cennet olsun. Şimdi ise rahmetli Bekir Ağabeyimizin hizmetini başka bir iman kahramanı, İsmail Arafat kardeşimiz devam ettiriyor, Allah ondan razı olsun.

1991 yılında açmış olduğum kırtasiye dükkânımız Yeni Asya Neşriyatımızın satışının yanı sıra, kütüphanecilik hizmetini de yapmaktadır ve kitapseverlere ve gençlerimize yardımcı olmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda işyerimiz cemaatımızın ve dostlarımızın uğrayıp sohbet etme merkezi hizmetini de görmektedir.

Şarköy’de âcizane, halisane hizmetlerin ucundan tutmaya çalışıyoruz, 45 yıldır Risale-i Nur ışığını yaymaya ve gazetemiz Yeni Asya’nın bayrağını dalgandırmaya çalışıyoruz. Allah bizleri Hizmet-i Kur’âniye ve imaniye’den ayırmasın ve muvaffak eylesin.

Yeni Asya Gazetesi’nin farkı nedir?

Evvelâ şunu belirtmeliyim ki;  YENİ ASYA basın dünyasında bir marka olmuştur. YENİ ASYA Gazetesi komuoyunda Nurcuların gazetesi olarak iştihar etmiştir. YENİ ASYA, Risale-i Nur namına basılan ülkemizde ve dünyadaki tek gazetedir. YENİ ASYA ilk sayısından bu güne kadar hürriyet demiş, adalet demiş, meşveret demiş, daima mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuştur ve inandığı mukaddes dâvâsından asla taviz vermeden hizmetine devam etmiş ve etmektedir…

YENİ ASYA yarım asırlık basın hayatında bir çok badireler atlatmıştır. Darbe dönemlerinde defalarca kapatılmış, isim değiştirmiş, dahili ve fitnelere maruz kalmıştır. Buna rağmen, Yeni Asya’nın sadık ve vefakâr okuyucuları gazetesine sahip çıkmış, gazetenin idarecisi, yazarı, çalışanları ile bütünleşmiş, her türlü sıkıntılara göğüs germiştir. YENİ ASYA, hak, hukuk, adalet, hürriyet ve demokrasi için, İttihad-ı İslâm dâvâsı ve İslâm kardeşliğinin tesisi için en çok gayret eden ve çaba gösteren gazetedir.

Son olarak vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Son olarak söylemek istediğim şey; doğru ve sıhhatli haber ve isabetli yorum isteyen Yeni Asya’yı okusun. Evine rahatça bir gazete götürmek isteyen Yeni Asya’yı okusun. Bediüzzaman’ın ve Risale-i Nurlar’ın naşir-i efkârı olan gazeteyi merak edenler Yeni Asya’yı okusun. Bilhassa ben Nur Talebesiyim diyenlere tavsiyem Risale-i Nur’un medyadaki sesi, gözü ve kulağı olan bu gazeteye sahip çıksınlar, hep birlikte destek verelim ki hakikatin sesi daha gür çıksın. Allah, bizi ömrümüzün sonuna kadar, Risale-i Nur’dan, Yeni Asya’dan ve şahs-ı manevî’den ayırmasın, hizmet-i Kur’âniye ve imaniye’den ayırmasın. Amin.

Bana bu imkânı sağlayan Yeni Asya’ya ve siz değerli kardeşlerime teşekkür ederim.

Biz de teşekkür ederiz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*