Ali Ulvi Kurucu’nun “Ön söz” Hikâyesi

Bediüzzaman’ın Hazretlerinin talebesi Atıf Ural, ilk defa basılacak olan “Tarihçe-i Hayat(Bediüzzaman Said Nursi)” isimli kitaba ön söz yazması için Ali Ulvi Kurucu’ya takdirkâr bir mektup yazar.

Ali Ulvi Kurucu mektubu okuduktan sonra “Mektuptaki ifadeden gönlüme bir ateş düştüğünü sandım. Haftalarca alevler içinde yandım. O günden beri, gönlümde bir buhurdan gibi tütmekte olan gönül yangını sanki bir lav gibi gönlümü yakan bu mektubu okuduktan sonra, Risâle-i Nur külliyatını mütalaaya koyuldum. Kalbim yanarken, iç âlemim İslâm’ın nuru ile aydınlanıp Kur’an-ı Kerim’in feyziyle dolup taştığını müşahede ettim” der. Daha sonra Atıf Ural’ın gönderdiği tüm Risale-i Nur külliyatını okumaya başlar. İşte, Risale-i Nur’u yoğun okuduğu süreçte bir gece bir rüya görür. Ali Ulvi Kurucu, rüyasında Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin sohbet yaptığı bir yere gider. Gittiği yer Sultanahmet Camii’ni andıran çok muhteşem ve aynı zamanda son derece ruhanî bir yerdir. Bediüzzaman Hazretlerinin oturduğu yerde vaaz veriyorlar veya ders okutuyorlar gibiydi. Ali Ulvi Kurucu, içeri girdiğinde Bediüzzaman Hazretleri ayağa kalkar ve onu yanına çağırır. Sağ tarafına beyaz bir çarşaf serer ve sonra onu kucakladıktan sonra şunları söyler: “Sen bugünden itibaren en aziz kardeşlerimden oldun. Bundan böyle dualarımın başındasın. Bu beyaz çarşafı senin için hazırlamıştım. Sen buraya oturacaksın” der. Rüyadan sonra Ali Ulvi Kurucu, “Uyandığımda, varlığımın her zerresinin nura gark olduğunu hissettim. Günlerce o manevi, İlâhî tesirin altında kaldım” der. Sonraki günlerde Ali Ulvi Kurucu, Atıf Ural’dan bir telgraf daha alır. Telgraf şu şekildedir: “Muhterem ağabeyimiz, Tarihçe-i Hayat, matbaada dizildi. Ön sözü bekliyoruz.” Ali Ulvi Kurucu, telgraftan hemen sonra eve kapanır ve uzun bir zaman alacağını düşündüğü ön sözü yirmi dört saat içinde yazar ve hemen postayla Atıf Ural’a gönderir.

Yazı ulaştıktan sonra Atıf Ural, hemen ön sözü Bediüzzaman Hazretlerine götürür. Bediüzzaman Hazretleri ön sözü üç defa okutur. Mustafa Sungur ön sözle ilgili: “Üstad, kendi yazılarını bile okutur, şurasını tashih edin, şu kelimenin yerine şunu koyun, o kelime fazladır, lüzumu yok silin!” diye düzeltirdi. Ali Ulvi Bey’in ön sözünü üç defa okutup dinledi. Bir yerine itiraz etmedi. Hatta ön sözün başına “Bu ön söz, Medine-i Münevvere’de bulunan mühim bir âlim tarafından yazılmıştır.” diye yazdırttı. Böylece Ali Ulvi Kurucu’nun yazdığı ön söz 1958 yılında basılan Tarihçe-i Hayat kitabının baş tarafına konularak yayımlandı.

Ali Ulvi Kurucu, ilk ve orta eğitimini doğduğu şehir olan Konya’da tamamlamıştır. Dört yaşındayken annesini kaybetmiştir. 1931 yılında babasının yanında hafızlığını tamamlar ve Arapça öğrenir. Amcası ve babasından dini eğitim aldığı esnada jandarmaların bulundukları yeri basmaları sebebiyle dini eğitimi yarım kalır. Daha sonra dini eğitimini tamamlayabilmek için ailesiyle Medine’ye göç eder. Akabinde Mısır’a giderek eğitimini Ezher Üniversitesinde tamamlar. Medine’de Evkaf Dairesi’nde İnşaat ve Sicillat emini olarak çalışır. Sırasıyla Mahmudiye Kütüphanesi’nde ve Şeyhülislam Arif Hikmet Kütüphanesinde müdür olarak görev yapar ve 1985’te emekli olur. 1994 yılında felç geçirir. 3 Mart 1922 tarihinde Konya’da doğan Ali Ulvi Kurucu, 3 Şubat 2002 tarihinde Medine’de vefat etmiştir. Medine’de altmış yılını Peygamber Efendimiz’in (a.s.m.) yanı başında geçirdikten sonra Cennetü’l-Bakî mezarlığına defnedilmiştir.

Ali Ulvi Kurucu, Peygamber aşığı, âlim, fazıl, edip ve şair kişiliği ile ön plâna çıkmıştır. Kur’an hâfızıydı ve geniş bir hadis kültürüne sahipti. Tarih, mûsikî ve hat konularına özel ilgi duymuş; sanata ve edebiyata düşkündü ve bu konularda birikimleri pek genişti. Aruz ölçüsüyle şiirler yazmış. Ayrıca nesir sahasında da çeşitli eserler vermiştir. Şiirleri “Gümüş Tül ve Alevler” olarak; makale ve röportajları da “Gecelerin Gündüzü” adıyla yayımlanmıştır. Çeviriler de yapmıştır. Ayrıca hatıraları 5 cilt şeklinde M.Ertuğrul Düzdağ tarafından kaleme alınmıştır.

Kaynak:

M. Ertuğrul Düzdağ, Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-3.cilt

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*