Çocuklara Sigorta

Image
Şu günlerde anne babalar çocuklarını sigorta ettirmek telaşındalar. Her anne baba çocuğunun gelecekte iyi bir meslek sahibi olmasından, iyi bir evlilik yapmasına kadar düşünüyor. Hatta bütün yaşama gayelerini çocuklarına endekslemişcesine uğraşan anne babaları görüyoruz. Şimdilerde ise çocuklarının emekliliğini düşünüyorlar. Çocuklarının geleceğini güvence altına almaya çalışıyorlar.

Anne ve babaların evlatları üzerindeki hakları ödenmez. Şefkat ve sevgilerinden de şüpemiz yoktur. Ancak bir anne baba evladının sırf dünyadaki ortalama atmış yılını rahat geçirmesi için çaba sarfediyorsa burada bir sevgi ve şefkat eksikliği var demektir.

Asırların mimarı ve bir şefkat abidesi olan Bediüzzaman Said Nursi’nin verdiği şu örnek bu gün de anne babalara güzel bir ders vermektedir. Şöyle der : “Oğlum paşa olsun” diye bütün malını verir, hafız mektebinden alır, Avrupa’ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor. Ve dünya hapsinden kurtarmaya çalışıyor; Cehennem hapsine düşmemesini nazara almıyor.” Biraz düşünecek olursak bir çocuğa meslek garantisi, rahat yaşama, sigorta etmek gibi imkânlar sağlamaktan önce yapılacak daha önemli bir şey var. Bu öyle bir sigorta olsun ki, hem dünyasını hem de ahiretini  teminat altına alsın.

Bediüzzaman her meseleye keskin ve geniş bir nazar ile hakikat noktasından baktığı için masum çocukların ve gençlerin geleceklerini pek çok düşünür. Öyle ki anne babalarımızın düşünemeyeceği kadar büyük bir şefkatle düşünür. “Karşımda müthiş bir yangın var.Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum” derken evladım dediği bu vatan gençlerinin karşılaşacağı tehlikeyi görür ve kendini alevlere atmaya razı bir şefkatle söyler bunu. Yine Eskişehir Hapsindeyken karşısındaki lisenin kızlarının elli yıl sonraki geleceklerini görür ve onlara duyduğu şefkat ve merhametten dolayı ağlamaya başlar. Evlatlarının içine düşebileceği tehlikelere karşı önlemler almayı en önemli vazifesi bilmiş, onların dünya ahiret ve saadetini teminat altına almak için çalışmıştır.

Çocuklara hakiki bir şefkat nazarı ile bakan yetişkinler o çocukların sadece dünyada karşılaşabilecekleri zorlukları düşünerek kaygılanıp üzülmezler. Hakiki bir şefkat çocuğun her iki dünyasının da iyiliğini, hayrını istemeyi, düşünmeyi gerektirir. Bu çocuğun kabirdeki hali nice olur? Ahirette ne durumda olur? Yakama yapışıp benden davacı olur mu? gibi soruların cevabını düşünerek çocuklarımıza da ona göre bir gelecek hazırlamalıyız. Herşeyden önce ona dünyada rahat ve huzur, kabirde nur, ahirette kurtuluş olacak “iman sigortası” ile sigortalamalıyız.

Image

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*