Ergenlerle iletişim kurmanın yolları

Bülûğ veya ergenlik çağı, kendine yer edinme çabalarının en üst seviyeye çıktığı, farklılıkların da hassasiyet kazandığı devredir.

Ergenliğe ayak basmak üzere olan gençlerle sağlıklı ve rahat bir iletişim kurmak zorunludur. Aksi halde; kişilik kırılmaları, kaymaları ve sapmaları olur. Genç, fırtınaya tutulmuş bir gemi gibidir âdeta. İyi bir rehbere ve doğru bir pusulaya ihtiyacı vardır.

O yaşa kadar çocuk, güvenliğini, anne-babanın her şeyi bildiği ve üstesinden geleceği inancından alır. Ergenlik çağında ise, bağımsızlık dürtüsü öne çıkar. Genç, anne-babayı beğenmemeye başlar, hattâ acımasızca eleştirir. Anne-babanın yerine, dayanacağı, aidiyet hissi duyacağı başka birilerini koymaya başlar. İşte bu durum, genç yanlış gruplaşmalara girebileceği için bir tehlike kaynağıdır.

Bu dönem, iyi bir anne-baba genç münasebeti ile atlatılabilirse, genç, daha sonra kendisi için olumlu bir çizgi çizebilecektir.

Fırtınalı dönemdeki genç, kimlik arayışı içerisindedir ve bunalım yaşamaktadır. Kimlik bunalımı içerisinde olan gencin, yalancı önderlere ve güç gösterilerine kapılması çok kolaydır.1

Acaba onlarla nasıl sağlıklı ilişki kurar; onlara nasıl yardımcı olabiliriz? Hangi davranışlarımıza olumlu, hangilerine olumsuz tepki verirler?

– Hepimizin pek çok yönden farklı olduğumuzu kabul etmemiz gerekir: Yaratılışımız, biyolojimiz, kapasitemiz, psikolojimiz, algılarımız, kabiliyetlerimiz, ideâllerimiz, yetişme ortamımız, çevremiz, eğitimcilerimiz (bize etki eden unsurlar) farklıdır. Gençlerin farklılıklarını değiştirmeyin; geliştirin.

– Tenkit, rencide ve alay etmekten uzak durun.

– Yargılamayın. Duygularını paylaşın.

– Baskı yapmayın.

– Yapmalarını istemediğiniz davranışlardan siz de uzak durun.

– Onlarla münâzarâ, müzâkere ve mütalâalar yapın; ama çatışarak tartışmayın.

– İlgisizliğinize mazeretler uydurmayın, savunmaya geçmeyin; özür dileyin.

– Problemlerini size anlattıklarında veya duygularını paylaşmak istediklerinde onları reddetmeyin. İşiniz onlardan önemli değildir.

– Samimî, ihlâslı, dürüst olun; yapmacıklardan uzak durun. Nâzik olun, ses tonunuzu ona göre ayarlayın. Radar gibi kesinlikle duygularınızı hisseder, bakışlarınızı okurlar.

– Anlayışlı, esprili olun.

– Onları dinleyin. Anlamaya çalışın. Anlamak istediğinizi ve dinlediğinizi de onlara hissettirin.

– Onlara yardımcı olmanın, eğitip terbiye etmenin bir angarya değil; göreviniz ve sorumluluğunuz olduğunu anlamalarını sağlayın. Onlara yaptıklarınızı başlarına kakmayın.

Dipnot:

1- Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Yeni Ümit, Ocak-Şubat-Mart, 2003, s. 47.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*