Evlatları geleceğe hazırlamak

Evlatlar, kendi yaşıyla ve yaşadıklarıyla anne babayı, anne baba da duygu bağı ve tecrübeleriyle evlatları anlamaya çalışır.

Niyetler iyi olsa da, iletişimin önünde gerek kültürden kaynaklı ve gerekse şahsi bir takım problemlerin olduğu açık. Bir yabancıya gösterilen ilgi, alaka ve hoşgörü çoğu kez en yakına gösterilmiyor. Her iki taraf da samimice, ‘Benim iletişim engelim nedir?’ diye sorsa ve kendi açısından çözüm için adım atsa, iletişim başlamış olacak.

Vakıa şu ki, insan duygu olarak yaşamadığı bir şeyi anlamaz. Ne zaman ki, o şey, başına gelir, o zaman anlar. Yani bir şeyin ‘bilgisine sahip olmak’la, ‘yaşamak’ farklı şeyler. Anne baba olmadan da ‘anne-babalık’ anlaşılmaz.

Anne baba evladı için her türlü zorluğa göğüs gerer. Bunu evladına yansıtmaz. Ama gençler de anne babanın içinde olduğu durumu, şartları düşünmeden, istekleri hep karşılansın ister. Elbette böyle açlık, yokluk, güçlük görmemiş evlatlar, sahteci bir dünyanın içinde, hayatın bu gerçek yüzünü göremeden büyürler. Oysa gerçek hayat bu değildir.

Geçenlerde bir grupla sekiz günlük ülkeler arası bir gezi yaptık. Bir arkadaşın gezi ilgili tespitleri ilginçti: “Hocam, çocuklar büyüme aşamasındalar. Şimdi onlarla bu gezimiz çok yönlü bir eğitim programı gibi oldu. Çok iyi şartlarda bu geziyi yapabilirdik. Ama hayatın bu yüzünü çocuklar göremezlerdi. Otobüsteyiz, yollardayız. Acıktığımız oldu. Rahatımız bozuldu. Otobüs koltuğunda günlerce yolculuk yaptık. İnsanlarla ilişkilerimiz gelişti. Yardımlaştık. Böylece biz ve çocuklar hayatın değişik bir yüzünü görmüş olduk. Evlatlarımızı gelecek zamanın zor şartlarına da hazırlamak bir ebeveynlik görevi olsa gerek. Şimdi eve döndüklerinde yumuşak yataklarını, annelerinin pişirdiği yemeklerin lezzetini daha bir hissedeceklerdir.”

Görüldüğü üzere, hayatta imkanlar, güzellikler varolduğu gibi; güç şartlar, imkânsızlıklar, aciz kalınan durumlar da vardır. Aslında gerçek hayat tam da budur. Hayatın her türlü halinin insan için olduğu ve bu hallere karşı da nasıl adım atmak gerektiği, ebeveynin evlatları için paylaşması gereken bir konudur.

Belki de evlatların, anne babanın kendileri için attıkları adımları ve hayat şartlarını bilmeleri onları daha insaflı yapar ve anne baba ile daha sağlıklı iletişim kurmaya sevk eder. Hayatın her türlü halini evlatlarla konuşarak yaşamak daha güzel ve anlamlıdır. Bu önemli tecrübe evlatlar için bir gerekliliktir. Bir de hikayesi bilinmeyen para daha kolay harcanır.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*