Bugün dünyayı sarsan, dev gibi kuruluşların batmasına sebep olan küresel malî krizi de Hz. Muhammed’in (asm) getirdiği ve hayata geçirdiği esas ve prensiplere baktığımızda çözebilecek güçte olduğunu anlamakta gecikmiyoruz.
Çünkü Hz. Muhammed (asm) birbirleriyle kenetleşen, kaynaşan, sevinciyle sevinen, üzüntüsüyle üzülen, mü’min kardeşinin derdini kendi derdi edinen tekvücut olmuş bir toplum meydana getirmiş; bunun için gerekli her türlü esası ortaya koymuştur. Getirdiği bu esas ve prensipler hayata geçirildiğinde problemlerin çözülmesi, sıkıntıların aşılması ve insanların mutlu olamamaları için hiçbir engel kalmamaktadır.
Bu esaslardan biri toplumu ayakta tutan yardımlaşmadır; zekâttır, biri insanları birbirine düşüren faizin haram kılınmasıdır. İnsanları maddeten ve mânen çökerten hırs, israf gibi kötü hasletlerin yasaklanması, onları binbir türlü sıkıntılara karşı dimdik ayakta tutan, sarsmayan tevekkül, iktisat, kanaat gibi güzel huyların hayatın vazgeçilmezleri arasına yerleştirilmesidir.
Hangi mükemmel sistem olursa olsun uygulanmadıkça fayda sağlamaz. İşte dünya ve ahiret işlerini düzene sokmak için gelen Hz. Muhammed’in (asm) getirdiği İslâm dini bu gerçekleri bir bir yaşatarak dengeli, uyumlu ve huzur dolu bir toplum kurmayı gerçekleştirmiştir.
Dipnotlar:
1- Mektûbât, s. 210.
hayırlı geceler kardeşielrım guzel yazı olmuş başarılar dılerım sızlere..