Müsbet iman hizmeti ve Risale-i Nur

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Cenâb-ı Hakk’ı tanıyıp, O’na iman edip ibadet etmektir.1 Yani insanın aslî vazifesi, Yaratıcıyla arasındaki bağ olan imanı kazanmaktır. Bu sayede, imanın gereği olan ibadetini yaparak hakikî insaniyet mertebesine çıkmaktır.

İnsanın yaratılış vazifesi olan Allah’a iman hakikati, en birinci vazifedir ve her şeyin üstündedir. Bilhassa günümüzde bu ihtiyaç her alanda kendini göstermektedir. Bütün sıkıntı, keşmekeş, açlık, savaş ve sâir menfîliklerin sebebi imansızlık veya imanda zayıflıktır. Bu sebeple, kendini insan bilen herkesin, bilhassa mü’min insanların, iman meselesini halletmeleri lâzım ve elzemdir.

Yoksa “Cihan harbinden daha büyük bir hadise ve bu zemin yüzündeki hâkimiyet-i âmme dâvâsından daha ehemmiyetli olan bir dâvâyı, yani ebedî saadetini, iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Sermaye-i hayatını boş yerde imhâ eder, o kıymettar ömrünü kıymetsiz şeylerle öldürür.”2 “Şu zamanda en mühim vazife, imana hizmettir. İman saadet-i ebediyenin anahtarıdır.”3 Bu anahtara herkesin şiddetle ihtiyacı vardır. Bu hususta bütün ömrünü ve mesaisini teksif ederek, insanlığın imanının selâmeti için çalışmış olan asrımızın müceddidi Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri ve onun telif ettiği Risale-i Nur, tahkikî ve hakikî imanı kazandıracak en doğru bir rehber olduğu itikadındayız.

“Bu zamanda en büyük bir ihsan, bir vazife, imanını kurtarmaktır, başkalarının imanına kuvvet verecek bir surette çalışmaktır”4 diyen Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Kur’ân eczanesinden aldığı Risale-i Nur eczalarını, bu büyük derdin dermanı olarak insanlığa sunmuştur. Mükemmel ve tahkikî imanı kazanmanın ve imana hizmet etmenin en kısa ve selâmetli yolunun ve müsbet tarzının Risale-i Nur yoluyla olacağını beyan etmiştir. “Zannederim ki, hakaik-ı âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok.”5 “Bu zamanda en büyük ihsan imanı kurtarmaktır ve görüyoruz, imanı harika bürhanlarla kurtaran başta Risale-i Nur’dur.”6 “Risale-i Nur hakaik-ı imaniyeye dair ihtiyaçlara kâfi geliyor.”7 Hem, ”hakaik-ı imaniye, her şeyden evvel bu zamanda en birinci maksad olmak; sair şeyler ikinci, üçüncü, dördüncü derecede kalmak ve Risale-i Nur’la onlara hizmet etmek en birinci vazife ve medar-ı merak ve maksud-i bizzat olmak lâzımdır.”8 “Risale-i Nur’un hizmet ettiği hakaik-ı imaniye her şeyin fevkinde olduğu gibi; bu zamanda, her şeyden ziyade onlara ihtiyaç var.”9 “Hakaik-ı imaniye ve Kur’âniye birer elmas hükmündedir.”10

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, imanı kurtarmanın yanında, müsbet iman hizmetinin de bu zamanda ancak Risale-i Nur’la mümkün olacağını Risale-i Nur’da şöylece ifade etmiştir: “Bu zamanda her şeyin fevkinde hizmet-i imaniye en ehemmiyetli bir vazifedir.”11 “Risale-i Nur’un vazifesi imanı kuvvetlendirip kurtarmaktır.”12 “Risale-i Nur’a hizmet imanı kurtarıyor.”13 “Siz kat’î biliniz ki, Risale-i Nur ve şakirtlerinin meşgul oldukları vazife, ruy-i zemindeki bütün muazzam mesailden daha büyüktür.”14 “Demek en halis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakiyetli hizmet Risale-i nur şakirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.”15 “Bütün kuvvetimiz ve merakımızla, vaktimizi kudsî vazifeye hasretmeliyiz. Onun haricindekileri malayani bilip, vaktimizi zayi etmemeliyiz.”16 “Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde her bir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.”17 “Risale-i Nur’un hakikî şakirtleri, hizmet-i imaniyeyi her şeyin fevkinde görür, kutbiyet de verilse ihlâs için hizmetkârlığı tercih eder.”18 “Madem hakikat budur, esrar-ı Kur’ânîyeye ait yazılan Sözler, şu zamanın yaralarına en münasip bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümatına maruz heyet-i İslâmîyeye en nafi’ bir nur ve dalâlet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu itikadındayız.”19 “Bu hasta ve gaddar ve bedbaht asrın belâ ve vebasından ve zulüm ve zulmetinden en mücerreb bir kurtarıcı, Risale-i Nur’un mizanları ve muvazeneleriyle, neşrettiği nur olduğunu kırk bin şahit vardır. Demek, Risale-i Nur’un dairesine yakın bulunanlar içine girmezse, tehlike ihtimalî kavîdir.”20

Bu mânâlar istikametinde, menfî, itici, aksü’l-amel yapan hizmet tarzlarından sıyrılmak için müsbet iman hizmeti sunan Risale-i Nur’un mesleğini ve tarzını çok iyi anlamak gerekmektedir. “Risale-i Nur’un mesleği, nezihane ve nazikâne ve kavl-i leyyindir.”21 İhlâs, uhuvvet ve muhabbet esastır. “Bir buz parçası nev’indeki şahsiyetini ve enaniyetini şahs-ı manevî havuzunda eritmektir. Kendini değil, daima Risale-i Nur’u nazara vermektir. “Amel ve harekâtındaki sebebi sırf emr-i İlâhî ve neticesi rıza-i İlâhî olduğunu düşünmek ve vazife-i İlâhiyeye karışmamaktır.”22 Hakkın hatırını hiçbir hatıra feda etmemektir. İnsanların teveccühünü arzulamamaktır. Hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istememektir. İman hakikatlerini hiçbir şeye âlet yapmamaktır. Dinini dünyaya feda etmemektir. Risale-i Nur’dan başka Nur aramamaktır. Meşveret-i şer’iyeyi esas almaktır. Risale-i Nur mesleğinin bu ölçü ve esaslarını anlamanın ve kavramanın yolu ise, “Risale-i Nur’u okumak veya dinlemek veya yazmak cihetiyle meşgul olmaktır.”23 “Nurlarla baş başa kalıp; zihnî cehd sarf ederek tekrar tekrar okumak sevgisiyle payidar olmaktır.”24 Böylece, bu sayede, imanı harika bürhanlarla kurtaran Risale-i Nur rehberliğinde, kudsî ve nurânî olan iman hizmeti hakkıyla yapılacaktır. Çünkü “Risale-i Nur’un mesleği, sair tarikatlar, meslekler gibi mağlûp olmayarak, belki galebe ederek pek çok muannidleri imana getirmesi, pek çok hadisâtın şehadetiyle, bu asırda bir mu’cize-i maneviye-i Kur’âniye olduğunu ispat eder. O dairenin haricinde, ekseriyetle, bu memlekette, bu hususî ve cüz’î ve yalnız şahsî hizmet veya mağlubane perde altında veya bid’alara müsamaha suretinde ve te’vilat ile bir nevî tahrifat içinde hizmet-i diniye tam olamaz diye, hadisât bize kanaat vermiş.”25

Dipnotlar:
1- Şuâlar 166,
2- age. 317,
3- Barla Lâhikası 524,
4- Emirdağ Lâhikası 121,
5- Barla Lâhikası 588,
6-age. 580,
7- Kastamonu Lâhikası 97,
8- age. 157,
9-age.328,
10- Hizmet Rehberi 213,
11- age. 541,
12- age. 208,
13- age. 227,
14- Emirdağ Lâhikası 90,
15- Hizmet Rehberi 197,
16- age. 523,
17- Emirdağ Lâhikası 870,
18- Hizmet Rehberi 445,
19- age. 140,
20- age. 211,
21- Lem’alar 420,
22-age.323,
23- Hizmet Rehberi 217,
24- Gençlik Rehberi 233,
25- Emirdağ Lâhikası 121.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*