Petrole susamışlar!

Demokrasi götürmek adına yapılan zulümlere bir yenisine daha Libya’da imza atılıyor. En son bu sahne Irak’ta Saddam için uygulanmıştı. Demokrasiyi yerleştirmek üzere Irak’a girenlerin başında ABD geliyordu. Gelişmeler zihinlerde halen taptaze.

Demokrasi adına girilen Irak’ta, sivil katliâmlar yapılmış ve demokrasi gelmemişti. Ve Irak; maalesef Saddam’ın zamanını arar halde…

 

ABD’nin Irak’a müdahale ederken asıl amacının özgürlük değil, petrol olduğunu herkes biliyordu. Saddam sadece bir bahane olmuştu ve yapılan yapılmıştı. İstediğini ele geçirmiş ve sonunda harap bir şekilde ülkeden çıkma kararı alınmıştı. Peki, geride kalan ne oldu? Demokrasi mi getirildi? İnsanlar özgürlüğe mi kavuştu? Ülkeye huzur ve güven mi gedi?
Bu sahne çok tanıdık geliyor değil mi? Bir dikta lideri daha yıkma sahnesini izliyoruz. Ve bir petrol savaşı daha… Batı ülkelerine nispeten, ilim ve teknolojide geri kalmış Müslüman ülkelerine bir bahane uydurarak müdahale etmek onlar için çok kolay.
Kan dökmekle demokrasinin gelmeyeceğini Irak’a bakarak anlamak mümkün. Maalesef, Libya’ya savaş açan ülkelerin amacı da petrol…
İşin başka yönleri de var: Bu operasyonu Müslümanlar içerisinde destekleyenler de var. Tamam, Kaddafi’nin tabiî ki gitmesi gerekiyor, ama sivillerin ölümünü herhangi bir şekilde desteklemek o zulme ortak olmak anlamına gelir. ‘Müttefik devletler’in zulmüne meyletmek, onlara destek olmak; bizi de zulme ortak kılar.
Bir ciheti de; uyuyan ‘Arap Müslümanları’nın uyanmasına sebep olma ihtimalidir. Belki bu sayede birlik sağlanabilir. Demokrasinin bu ülkelere ne zaman geleceğini bilemeyiz, ama bu müdahaleler (müdahale edenlerin niyeti başka olsa da) süreci hızlandırabilir.
Demokrasi adına vurulan siviller… Ne kadar da garip değil mi?
Acaba Arap ülkelerinde çıkan ayaklanmalar, bu operasyon için birer bahane midir? Bundan sonra sırada hangi ülke var? Dünyanın önceliği hep menfaatler olarak mı kalacak?

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*