Risale-i Nur’u kalbine yazan Teyp Tahir Ağabey

alt

Altmışlı yıllarda ismi Nur camiasında çokça bilinen bir Nur hizmetkârıydı Tahir Ağabey. En büyük özelliği de Nur Risalelerinden saatlerce ezberden ders yapabilme istidadına mazhar olmasıydı. Adeta bir “Risale-i Nur hafızı”ydı.

Derslerde elektrik kesildiğinde veya maznunlar mahkemelerden önce adliye koridorlarında beklerken veya mahkemeye dinleyici olarak gelen Nur Talebeleriyle birlikte hemen bir ders halkası teşkil ettiklerinin hatıralarını dinlemiştik.

1968 yılında Kirazlı Mescid Sokak’ta 46 numarada kalırken gelmişti ve kendisini yakînen tanıma imkânımız o zaman olmuştu. Risale-i Nur’u nasıl ezberlediğini merak edip sormuştum. Nazilli Dokuma Fabrikasında çalıştığını ve her sabah akşam birer saat tren yolculuğu olduğu için bu gidiş gelişlerdeki vaktini iyi değerlendirerek Risale-i Nur’dan ezberler yaptığı anlatmıştı. Bir çoğumuzun böyle vakitleri olduğu halde yeterince değerlendiremediğimiz de bir vakıadır. Kendisini misafir ettiğimiz gecenin sabahında Eyüp Sultan Kabristanı’na gitmeyi kararlaştırmıştık. Sabahleyin, içinde şu anda hastanede yatan ve bizlerden duâ bekleyen Mustafa Ekmekçi Ağabeyimizin de bulunduğu beş kişilik bir grup, arabamızla Tahir Ağabeyin yaptığı ezber dersi eşliğinde Eyüp’e gitmiştik. Eyüp Sultan Camii’nde Tahıyyetü’l-Mescid namazı kılıp, Eyyübe’l-Ensârî Hazretlerine duâlarımızı gönderdikten sonra Kirazlı Mescid dershanesini hizmete açan ve Zübeyir Ağabeyin burada kalması dolayısıyla yıllarca İstanbul hizmetlerinin kalbi mesabesinde çalışan yerin sahibi Abdurrahman Tan Ağabeyi ziyaret edip Fatihalar okumak için kabristanın Haliç’e bakan yamacındaki kabrine gittik. Yasin ve duâlardan sonra geri dönerken Mareşal Fevzi Çakmak’ın kabrini gösteren bir tabelâ gördük. İçimizden bir kısım arkadaşlar ziyaret etme isteğinde bulundular. Teyp Tahir Ağabey “Siz hiç ‘İnnâ a’taynâ’nın sırrını okumadınız mı?” diyerek anlatmaya başladı. Hakikaten biz mahrem olan o risaleyi okumamıştık. Merak edip kendisinden sorduk. O da ayrıntılı bir şekilde anlatmış ve ziyaretten vazgeçmiştik. Tahir Ağabeyden meslek ve meşrep hassasiyeti için güzel bir ders almıştık.

Risale-i Nur’u kalp ve gönlüne yazan Tahir Ağabeyimize Rabbimiz rahmetiyle muâmele edip melaike-i suale, yine Nur’un hakikatleri ile cevap verme imkânı sunmuştur inşaallah. Kabri Nur, mekânı Cennet olsun.

Not: Altı ay kadar aralıksız birlikte kaldığımız, hayatı daima hizmet içinde geçen Mustafa Ekmekçi Ağabeyimize acil şifalar dilerim. T. Ç.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*