Zübeyrî çizgi

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin en birinci talebesi ve sır kâtibi olan Zübeyir Gündüzalp Ağabey, Bediüzzaman Hazretlerini ve Risale-i Nur’u tanıdıktan sonra makam ve memuriyetini bırakarak onun hizmetine girmiştir. Ömrünün sonuna kadar Nur hizmetinin inkişafı ve Nur Talebelerinin ihlâsı, uhuvveti, muhabbeti ve tesanüdünün tesisi için çok büyük gayret ve fedakârlık göstermiştir.

Bediüzzaman Hazretlerinin vefatından sonra Nur Hizmetini derleyip toparlayarak sistemli bir tarza getirmiştir. Zübeyir Gündüzalp, Bediüzzaman Hazretlerine hayatında en uzun süre hizmet eden kişidir.

“Her dönem için Üstad Bediüzzaman Hazretlerine birinci derecede muhatap olan bir talebesi vardır. Eski Said dönemi için biraderzadesi (yeğeni) Abdurrahman, yeni Said dönemi için Albay Hulusi Bey, üçüncü Said dönemi için de ona birinci derecede muhatap Zübeyir Gündüzalp’tir.”1

“Zübeyir ben seni daha üç yaşında bir çocukken, manevî himayeme almıştım”2 diyen Bediüzzaman Hazretleri, bir mektubunda da “Zübeyir bana merhum biraderzadem Abdurrahman yerinde verilmiş diye manevî ihtar aldım”3 demiştir.

“Zübeyir Gündüzalp Ağabey, Üstad Bediüzzaman Hazretleri tarafından hususî olarak yetiştirilmiş bir insandır.”4 Merhum Tahiri Mutlu Ağabey, Zübeyir Ağabey hakkında şunları söylemiştir: “Üstad Bediüzzaman Hazretlerine ait bütün sır ondadır. Ne sır varsa, neyi bilmek istiyorsanız ona soracaksınız. Şimdi Üstad demek Zübeyir demek; Zübeyir demek Üstad demektir. Onun söylediklerini her zaman not alın, bir nüsha da bana verin.”5

Evet, “Zübeyir Gündüzalp çok yönlü bir insandır. Teori ve kabulleri hayata taşıyan model bir kişiliktir. Risale-i Nur’un düsturlarını Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin felsefesi doğrultusunda yorumlamayı başarmıştır. Risale-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursî bütünlüğünde, sacayağı üçüncüsü olan ‘cemaat ve sistem’ ayağını hayata geçiren kişi Zübeyir Gündüzalp’tir. O, Üstad Bediüzzaman Said Nursî’den sonra ‘şahs-ı manevî’ ve ‘meşveret’ esasını oturtan merkezî şahsiyettir.”6
“Zübeyir Gündüzalp, Üstad Bediüzzaman Hazretleri hayatta iken; onun Hazret-i Ebubekir’i; vefatından sonra, Nurcuların dirayetli Hazret-i Ömer’i olmuştur. Nurculuğun temel değerleri, onun fedakârlıklarıyla günümüze ulaşabilmiştir. Bilhassa, içtimaî ve siyasî noktada Nur Talebelerine model insan oldu. Amellerin ruhu olan ihlâs, Zübeyir Gündüzalp’in hayat zembereği olmuştur. O ihlâs için şunları söylemiştir: Risale-i Nur Talebelerinde olması gereken üç mühim hususiyet, ihlâs-ı tam, sadakat-ı tam ve sabr-ı cemildir.”7

Bütün Nur mensupları Zübeyir Gündüzalp gerçeğini görmeli ve çizgisini anlamalıdır. Bu çizgi, Nur hareketinin ve hizmetinin en doğru çizgisidir. Çünkü bu çizgi hüvesi hüvesine Üstad Bediüzzaman’ın çizgisidir. Bu çizgide olmak ve kalmak Nurculuğun mükellefiyetidir.

Zübeyir Gündüzalp için Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Bin talebe yerinde kabul ettim”8 ve “Kâinata değişmem”9 ifadelerini kullanmıştır.

Evet, Zübeyrî çizgi, Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin ve Risale-i Nur’un meslek ve meşrebini tam manasıyla kavrayan ve yaşayan doğru ve tavizsiz bir çizgidir. Bu mümtaz çizginin bazı püf noktalarını isterseniz Zübeyir Gündüzalp’in kendi notlarından takip edelim:

“Böyle bir zamanda, böyle kudsî bir iman hizmetinde çalışanlara karşı durumumuz şudur: Bir zerre hizmet, bir dağ; bir dirhem hizmet, bir batmandır. Bu nur hizmetinde az dahi olsa bulunanlar, çok hürmet, muhabbet ve şefkate lâyıktır.”10

“Nur-u Kur’ân hizmetinde bir ve beraber çalıştığınız kardeşler ve ehl-i iman içinde, gücenen ve küsen, gücendiren ve küstürenlerden olmayınız. Değmiyor bu dünya böyle şeylere.”11

“Başkalarını sık sık affedin, fakat kendinizi ve nefsinizi asla!”12

“Mesleğimiz meşakkattir.”13

“Din ve dâvâ kardeşlerinden gelen acı tatlıdır; hakaret takdirdir; tokat şefkattir; tükürük misk-ü amberdir. Bu da Nur-u Kur’ân hizmetkârlığının şiarı ve şe’nidir.”14
“En kötü iradesizlik, işbirliği halinde çalışanların birbirini sabit fikirlilikle itham edip kendinin sabit fikrinden habersiz olmasıdır.”15

“Cemaat ruhundan istifade edilmelidir.”16

“Tenkit bir zehr-i katildir”17

“Her şey, her mesele okumakla halledilir. Zira eserlerde hepsi var. Fakat insan görmüyor.”18

“En mühim iki şey: Okumak; uhuvvet ve ihlâs, yani samimiyet dairesinde hizmet.”19

“Bütün tehlike okuyamamaktan çıkıyor, okuyamamaktan kork.”20

“Bu yol kıldan ince, kılıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur.”21

“Nefsine itimat ederek mesai arkadaşlarını amiyane görenin sonu tehlikelidir. İstişare esnasında kendi fikrine saplanarak vereceği cevabı düşünen; azaların fikirlerini küçümseyen, hatadan kurtulamaz.”

“Üç şey kalbe nasihat tesir ettirmez: Uyku sevgisi, rahat sevgisi, taam sevgisi”22

“Risale-i Nur’un okuyucusu olan bir kimse okuduğunu gizleyemez. Bilâkis iftiharla bilâperva söylemekten çekinmez. Zira çekingenliği icap ettirecek hiçbir cümlesi veya kelimesi yoktur.”23

“Meşveretle hareket etmek lâzımdır. Yoksa hareketimiz ferdi olur.”24

“Göze görünen şaşaalı hizmetler, Risale-i Nur’un mesleğinde yoktur.”25

“Ruhumuzun ve kalbimizin, cismimize hâkim olması; his ve hevesimizi, Risale-i Nurlarla tatmin etmemizle mümkündür.”26

“Risale-i Nur Talebesi; imanî bahisleri okur, ehl-i salât ve takva olur, fakat başka cereyanlara aldanabilir. Eğer, meslek ve meşrebe dair mevzuları, Lâhikaları okursa, aldanmaz.”27

“Din düşmanları muvaffak olmuş bir cemaati başka şeylerle meşgul ederek, hedefinden saptırmaya, şaşırtmaya çalışırlar.”28

“Nazarlarımızı, harici âlemden kendi nefsimize iradî bir surette çevirmeliyiz. Harici vak’a ve hadiselere tabi olmadan, kudsî hizmetimize ve ulvî meşguliyetimize devam etmeliyiz.”29

Zübeyir Gündüzalp Ağabeyi Üstad Bediüzzaman Hazretlerine en birinci talebe yapan sır ve hasiyet, hiç şüphesiz sıdk ve sadakatiydi. O sıddıkıyet makamının zirvesindeydi. “Çünkü İslâmiyet’in esası sıdktır, imanın hassası sıdktır; bütün kemalata isal edici sıdktır. Ahlâk-ı âliyenin hayatı sıdktır, terakkiyatın mihveri sıdktır, âlem-i İslâmın nizamı sıdktır, nev-i beşeri kâbe-i kemalata isal eden sıdktır, Ashab-ı Kiramı bütün insanlara tefevvuk ettiren sıdktır, Muhammed-i Haşimî Aleyhissalâtu Vesselâm’ı meratib-i beşeriyenin en yükseğine çıkaran sıdktır.”30

Duâmız o ki: Cenâb-ı Hak, bütün Nur Talebelerinin kalblerini ve fiillerini Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur’un doğru çizgisinden ayırmasın.

Dipnotlar:
1- Nurun Büyük Kumandanı, İ. Atasoy 16.
2- age. 22.
3- Şuâlar 833.
4- Zübeyir Gündüzalp – İ. Kaygusuz 301.
5- age. 354.
6- age. 19.
7- age. 20.
8- age. 42.
9- Dâvâ adamı, s. 10.
10- Nefis Muhasebesi 24.
11- age. 25.
12- age. 34.
13- age. 63.
14- age. 39.
15- age. 73.
16- age. 73.
17- age. 70.
18 -age. 62.
19- age. 61.
20- age. 60.
21- age. 96.
22- age. 66.
23- Şuâlar, 847.
24- Dâvâ adamı, 76.
25- age. 83.
26- age. 104.
27- age. 102.
28- age. 84.
29- age. 41.
30- İşârâtü’l-İ’câz, s. 153.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*