Affolunmaz bir cinayet

Uzunca bir zamandır Müslümanları Kur’an’dan soğutma politikalarını sürdüren zındıka komiteleri; en küçük aile yapısından, cemaatlerden, sivil toplumlardan milletlere kadar ciddi çaba harcayıp, Müslümanlar arasına fitneler atarak uhuvveti, ihlası, muhabbeti zedelediler.

Böylece yüzler, binler birlere dönüştü. Birin yüz olması, bin olması omuz omuza olunca idi. Omuz omuza olamayan, kenetlenemeyen birler, -hem kendisi hem de omuz omuza gelemedikleri için- yüzler, binler değer kaybediyorlardı.

Kenetlenmiş birler, düşmanlara karşı maddi manevi kuvvetlidirler. Birlik toplulukları uzun ömürlü kılar. Kim bu ilahi kanuna riayet ederse, netice alır.

Bugün dünyada Müslümanların çektikleri sıkıntıların altında birlik olamamak vardır. Şahsi basit hisler ve küçük menfaatler için ihlası, uhuvveti terk etmek Müslümanlar için maddi ve manevi büyük cinayetler demektir.

Hayatını Müslümanların birlik ve beraberliğine vakfetmiş ve bu uğurda eserler telif etmiş olan Bediüzzaman, Beyanat ve Tenvirler isimli eserinde, milletin kimliği olan İslam kültürüne sahip çıkmayı, “Kesb-i medeniyette Japonlara iktida bize lazımdır ki onlar Avrupa’dan mehasin-i medeniyeti almakla beraber her kavmin maye-i bekası olan âdât-ı milliyelerini muhafaza ettiler. Bizim âdât-ı milliyemiz İslamiyet’te neşv ü nema bulduğu için iki cihetle sarılmak zaruridir.” diyerek izah eder.

Birlik ve beraberliği bozmayı ise, “Mecmuda bir kuvvet bulunur; hiçbir fert o kuvvete malik olamaz.”, “Ey millet, biz şimdi kalın şeridiz. Her kim muhalefet ile veyahut hodserane ile bunu zayıf etse, umumun hakkında affolunmaz bir cinayettir.” der.

Müslümanlar arasında birliği, beraberliği bozanlar veya alınan meşveret kararlarına “muhalefet ve hodserane (kimseyi dinlememek) ile beraberliği zayıf edenler”, umumun hakkında bu affolunmaz cinayeti nasıl yorumlarlar acaba?

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*