Bereketiyle gelen kediler

Risale-i Nur külliyatının herhangi bir bölümünü okuduğumuzda anlayış ve bakışlarımızı müspet manada değiştirir. Sebebi ise genelde iki türlü tezahür eder. İlki konuyla alakalı eksik bilgilerin tamamlanması ve ikincisi de doğru bildiğimiz yanlışların düzeltilmesi şeklinde özetleyebiliriz.

Bu yazımızda Risale-i Nur külliyatının Yirmibirinci mektubunda geçen kedilerin bereketle ilgili pasajını nazara vererek bu manadaki farkındalığımızın artmasına ve dolayısıyla kedilere olan bakış açımızın müspet manada değişmesine vesile olmasını amaçlıyoruz.

Kedilerin ne büyük bir berekete vesile olduklarını düşündük mü? Ya da Bereketle kedi arasında nasıl bir ilişki olduğuna dikkat ettik mi? Üstad Bediüzzaman Hazretleri kedilerin berekete vesile olduğunu bizzat yaşadığı bir tecrübeyi nazara vererek anlatıyor:

“Hattâ değil yalnız ihtiyar akraba, belki insanlara arkadaş verilen ve rızıkları insanların rızıkları içinde gönderilen kedi gibi bazı mahlûkların rızıkları dahi bereket suretinde geliyor. Bunu teyid eden ve kendim gördüğüm bir misal: Benim yakın dostlarım bilirler ki, iki üç sene evvel her gün yarım ekmek -o köyün ekmeği küçüktü- muayyen bir tayınım vardı ki, çok defa bana kâfi gelmiyordu. Sonra dört kedi bana misafir geldiler. O aynı tayınım hem bana, hem onlara kâfi geldi. Çok kere de fazla kalırdı. İşte şu hal o derece tekerrür edip bana kanaat verdi ki, ben kedilerin bereketinden istifade ediyordum. Kat’î bir surette ilân ediyorum, onlar bana bâr değil. Hem onlar benden değil, ben onlardan minnet alırdım.’’ (Mektubat, s. 306-307)

Şimdi burada biraz durarak düşünmeye çalışalım. Üstad Hazretleri normalden daha küçük boyutta yarım ekmek tayinatının olduğunu ifade ediyor. Bu miktarın çoğu kere kendisine yetmezken, üstüne dört kedinin misafir gelmesinin hem kendisine hem kedilere yeterli geldiği gibi, çoğu kere arttığını da ayrıca belirtiyor.

Sathi ya da nefsi baktığımızda bu ekmeğin yetmeyeceği düşünülebilir. Zira matematiksel bir mantık kurularak yarım ekmek bir kişiye çoğu kere yetmezken, bu hesaba dört kedi ilave edildiğinde iyice yetersiz hale geleceği düşünülebilir. Oysaki gerçek çok farklı bir yerde durmaktadır. Yetersiz kalması bir yana çoğu zaman artma şeklinde netice vermesi “bereket’’ kavramının düz mantıkla anlaşılamayacağını açıkça gösterir.

Halk arasında “misafir rızkıyla gelir’’ veya “Misafir on parça rızıkla gelir. Bir parçasını yer dokuzunu ev sahibine bırakır’’ mealindeki darbı mesel olmuş tabirlerin manevi izahatlarından birinin de “bereket’’ olduğunu açıkça görmekteyiz.

Bu hakikati Üstad Bediüzzaman da birçok kere yaşaması kesin kanaatinin kedilerin bereketinden kendisinin istifade ettiğini özetleyerek nazara veriyor. En ehemmiyetli hususlardan biri de kedilerin kendisine sıkıntı vermediğini ve aksine onlardan minnet yani manevi olarak borçlu olduğunu ifade etmesi de ayrıca üzerinde durmak gerekiyor. Zira kendimiz dışında bir canlı mevzu olduğunda aklımıza ilk gelen bize yük olacağı hususudur. Üstad Hazretleri net bir şekilde kedilerin, kendisi için sıkıntı olmadıklarını ifade ederek, yaşadığı tecrübeleri de delil olarak gösteriyor.

Minnet üzerinde de durmak gerekiyor. Kelime anlamı olarak manevi olarak borçlu olma durumudur. Zahiren bakıldığında kedilerin misafir, Üstad Hazretlerinin de ev sahibi olması nedeniyle kedilerin minnet içinde olmaları gerektiği düşünülebilir. Hakikat ise “bereket’’ leriyle gelmesi nedeniyle aslında Üstad Hazretlerinin minnet içinde olduğunu ifade ediyor.

Görüldüğü üzere kediler öyle bir “bereket’’le Rabbimiz bizlere emanet etmektedir ki, kafamızdaki tüm endişe ve önyargıları kırılmasına vesile olur. Ayrıca, bu hakikat teorik üzerine değil yaşanmış örnekler üzerinden anlatılması da hem aklımızı ve hem de kalbimizi mutmain eder.

Netice itibariyle Rabbimizin bu güzel emanetlerini elimizden geldiğince yemek, su, barınma ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak hem dünyamıza bereket ve hem de ahiretimize sevap cihetinde yazılacağından kuşkumuz yoktur. Rabbim bu güzellikleri yaşamayı ve istifade etmeyi cümlemize nasip etsin…

Not: Konunun detayını, Euronur.tv ve Yeni Asya sitelerinde yayınlanan “Bereketiyle gelen kediler” adlı video dersimizi izleyebilirsiniz.

Benzer konuda makaleler:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*