Eğitimde zararlı alışkanlıkların ürkütücü boyutları..

Eğitimde zararlı alışkanlıklar mevcuttur.

Bu alışkanlıklar ürkütücü boyutlara varmıştır. Sigara, alkol ve uyuşturucu alışkanlıkları evlâtlarımızı tehdit ediyor hem de ciddî bir biçimde.

Sebebi ise kısaca ve özetle belli, mevcut eğitim sistemidir.

Toplumumuzda ve eğitim kurumlarımızdaki bu ciddî olumsuzluğun geç de olsa farkına varmış olmalı ki çareler arıyor eğitimle ilgilenen Millî Eğitim Bakanllığı.

Önce ürkütücü bir boyut. Gazeteler yazdı. Şöyle ki;

“Türkiye Yeşilay Cemiyeti Başkanı Prof. Dr. İhsan Karaman, resm3i araştırmalara göre 14-19 yaş arasındaki gençlerin yüze 30’unun sigara, yüzde 20’sinin alkol ve resmî olmayan ancak gerçek verilere göre yüzde 10 oranında uyuşturucu kullanıldığını söyledi”. (Y. Asya 4.1.2014)

Eğitimdeki bu ciddî olumsuzluğa mukabil Millî Eğitim Bakanlığı mezkûr kuruluşla zararlı alışkanlıkların izalesine yönelik bir proje geliştirmiş. Adı “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı”. İnşallah güzel ve sağlıklı sonuçlar verir.

Protokol imzasıyla uygulamaya başlayacak olan proje hakkında sayın Bakanın şu ifadeleri mevcut. Diyor ki, “ülkemizin sosyolojik yapısı, ihtiyaçları mevcut eğitim sistemimiz göz önüne alınarak kurgulanmış”. ( a.g.g) diyoruz ki;

Mevcut eğitim sistemi bu işin içine girerse başarı oranının düşeceğini  söylemiş olalım.

Şahsa dayalı eğitim terakkiye engeldir.

Yüzyılımızın yarı diliminde fizikî ve donanım açısından eğitim mekânlarına yapılan çokca harcamalar öne çıkan en önemli unsurlardan biri olmuştur.

Çok güzel okullar yapılmış içi, dışı, görüntüsü ve sair bir çok üniteleriyle mükemmel diyebileceğimiz mekânlar haline getirilmiştir.

Devlet eliyle yapılan bu eğitim kurumlarına birde hayırseverlerin yaptırdıklarını ekleyiverin eğitimde maddî görüntü ve gelişmişlikle bir hayli mesafe alınmıştır .

Bütün bunlarla birlikte eğitimi destekleyen diğer unsurlarda aynı seviyededir.

Araç gereç ve donanımda da hatırı sayılır masraflar mevcuttur.

Sayılan bütün bu hususiyetler eğitimde gerekli midir? Buna evet diyeceğiz.

Gelişen ve değişen zaman itibariyle eğitimimizin en iyisini verme adına yapılması düşünülen bu hal ve vaziyetler içinde çok önemli eksiklik mevcuttur ki oda, maalesef eğitim sisteminden kaynaklanmaktadır.

Nedir problem?

Eğitim sisteminin fıtrî olmayışıdır…

Yakın tarih içinde şahıs ve şahıslara endeksli halen bilinçli bir şekilde dizayne tabi tutulan mevcut sistem şahısların bir takım indî, fevrî, şahsî ve kendilerine has bizim tasvip etmediğimiz menhus ruh ve sakat bir zihniyet anlayışının hâkim olduğu antidemokratik dayatmacı jakoben tamamen şahsı öne çıkaran bir yapıya kilitlenmiş olmasıdır. Bu da şahsın terakkisine engeldir.

Mektepli Gençler

Sıkça görüşürüm mektepli gençlerle…

“Vurgun” yemişler gibi çoğu. “abi” diyorlar sonradan sohbet koyulaşınca “hocam” diye hitap ediyorlar… onların “kalplerine” mi girmeli? Yoksa “ruhlarına” mı misafir olunmalıdır?

Kalp ve ruh bu iki duygu çok önemli. Güzel ciddî ve doğru olan hususiyetler paylaşılmalı gençlerle…

Yaklaşım çok önemli..

Soruyoruz… içlerinden birisi “Aşk” diyor. Bir diğeri “ hayat” diyor. Aşkın hayatla ilişkisini paylaşıyor. “aşkın gözü kördür” diye mırıldanıyor birisi.. bir diğeri ise “hayat önemli” diyerek söze giriyor. “hayat” nedir? diye soruyor birisi. Çoğu boş lâflarla cevaplıyor bu suale mukabil hayatın anlamını.. Sonunda “yaşamak” deyiveriyor mektepli gencin birisi.

Doğru istikamatte, doğru eğitim.. İHTİYAÇ BUDUR DİYORUZ..

“ama nasıl yaşamak?” diyerek mukabelede bulunuyorum. “Bunları, bize gerçek yüzüyle okulda eğitmiyorlar” diyerek söze giren genç  can alıcı bir hususî itiraf ediyordu.

Mekteplerdeki eğitim ve mektepli gençler…

Ahirete yönelik bilgi ve kültürün doğru kavratılması halinde mekteple mekteplilerin barışıklılığı hissediliyordu.

Mektepli gençlerle sohbetimizin sonunda…

Müsbet hareket

Müsbet hareket nedir, olumlu tutum ve davranış biçimi midir?

“Tutum ve davranışları olumludur veya olumsuzdur” derler.

Olumlu tutum ve davranışların adıdır müsbet hareket.

Bir davranış metotudur. Aynı zamanda.

Eğitim ve eğitimciye yansıması halinde insan yetiştirme adına çok güzel ve faydalı işlerin meydana gelmesine sebep olur.

Diğer meslek sahipleri içinde aynı kriterlere havidir.

Yani umumîdir veya evrensel bir unsurdur. Herkese ve her kesime lâzım bir metod.

“alo” diyor. “Bakar mısın” diyor ve “pardon”lu hitaplar  bunlar nezih hitaplar mı?

“Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Diyor bediüzzaman “ aziz kardeşim” hitabıyla öne çıkarıyor argo hitaplara mukabil. Hayatın her safhasında geçerli bir davranış biçimi sözle ve fiiliyatlarda da aynı olmalıdır.

Bazen lisan-ı hal lisan-ı kalden tesirlidir, diyerek müsbet hareketin bir başka versiyonunu ifade etmektir.

Hayatın bütün kademelerinde yansımaları halinde müsbet hareketle çok sağlıklı bir toplum meydana gelir diyoruz.

Soysal hayatı tanzim esasları

Önce “Alo” diye hitap etti. Muhatabı farkına varmamış olmalı ki, ilgisini çekmedi sonra “Bakar mısın?” dedi yüksek sesle yine bakmadı gelen sesin sahibine. Bu defada ses tonu hayli yüksek bir hitap şekliyle “pardon” deyiverdi.

Telefonla umuma açık bir mahalde yüksek sesle konuşurken yanıbaşındaki muhatabından not almak adına cebinde gördüğü kalemini istiyormuş meğer..

Şu hitap şekillerine bakın!

“beyefendi” diyebilirdi. Veya kaleminiz lütfen” diyerek medenî bir davranış sergileyebilirdi. Yapmamıştı. Neden?

Sosyal ilişkiler dediğimiz unsurda müsbet hareketle tanzimine ne kadar da ihtiyacımız var değil mi?

Neden böyle olduk? Düşünmeye değmez mi ?

Risalelerde mevcut müsbet hareket tarzı ölçüdür.

Duruş

Dosdoğru bir yolda yürümenin bir başka adıdır hakikat..

Hakikatler müvacehesinde doğru istikamet seyir ise beslenilen kaynak yakışan bir duruştur.

Bir ideal ve bir kutsî yolun yolcuları bu eksende buzlar üzerinde yürür bir vaziyet içinde olduklarını da unutmamaları gereken hakikattır diyoruz.

Nedir ifade etmeye çalıştığımız hal ve vaziyetler?

Özellikle uhrevî hizmetlere matuf bir derya içinde kanat açılmışsa esen muhtelif rüzgârla mukabil yelkenleri çok iyi kontrol etmek durumunda olunmalıdır.

Selâmet sahiline selâmetle çıkmanın önemi çok büyüktür.

Sarsılmadan ve yönünüzü değiştirmeden hedefe matuf yön alırken sağlam esaslarla mücehhez kaynakların farkındalıklarına ehemmiyet verilmelidir.

Sadede gelirsek. Diyoruz ki…

Durduğumuz ve duruşumuza sergilediğimiz nokta beslediğimiz kaynaklara muvafıktı.

Bunu zaman içinde cereyan eden hadiselerde tasdik etmiş durumdadır. İhlâs sadakat doğru istikamette doğru duruşta devam ediyoruz.

Ahlâk, İman seferberliği

Yakın tarih içinde değerler kapsamındaki hususiyetlerimize yönelik tahripkâr davranışlardaki sonuçların düzelmesinde yapılacak yapıcı faaliyetler içinde bir iman ve ahlâk seferberliğinin zarureti hasıldır diye düşünüyoruz.

Doğru İslâmiyet ve İslâmiyete lâyık doğruluk ekseninde eğitimde müfredatı iyileştirmek çözümdür .

Kuru kafalardan neşet eden kuru bilgilere mukabil fıtrî bir eğitim..

Benzer konuda makaleler:

İlk yorumu siz yazın

Makale hakkında düşüncelerinizi paylaşın:

E-Posta adresiniz kesinlikle gizli kalacaktır.


*